8. Ceza Dairesi 2021/233 E. , 2023/10275 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/15 E. 2015/32 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümleri temyize getirdiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu,…
**8. Ceza Dairesi 2021/233 E. , 2023/10275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/15 E. 2015/32 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümleri temyize getirdiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kaman Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdur sayısınca beş kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beş kez mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme yapıldığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına, hakkında kolluğun tanzim ettiği tutanak olmadığına, kendisine ek savunma hakkının tanınmadığına, şikayetten vazgeçmelerin dikkate alınmadığına ve olay yerinde keşif yapılmadığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ve müşteki ...'ın suç tarihinden önce boşandıkları ancak Kaman'da ortak ikamette birlikte yaşamaya devam ettikleri, 27.07.2013 tarihinde sanık ve müşteki ... arasında çıkan tartışma sonrasında sanığın müştekiyi darp ettiği, müşteki ...'ın bu durumu Ankara'da ikamet eden annesi katılan ...'e söylediği ve gelip kendisini almasını söylediği, 28.07.2013 saat 01.00 civarında katılan ...'in yanında katılan ..., mağdurlar ... ve ... ile sanığın ikametine geldikleri, katılan ...'in müşteki ...'ı götüreceğini söylemesi üzerine sanığın buna karşı çıktığı, akabinde katılan ... ve müşteki ...'ı darp ettiği, evin dış kapısını kilitleyerek "bu evden kimse çıkamaz bu evden ceset çıkacak ya ben öleceğim ya siz öleceksiniz" şeklindeki ifadelerle mağdurları tehdit ettiği sonrasında mağdur ...'nın kapıyı açması üzerine sanığın eyleminin sona erdiği, bu suretle sanığın mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Katılan ... hakkında alınan doktor raporuna göre, sağ temporalde hematom, sağ dirsekte ve sağ ayak bileğinde sıyrık görüldüğü katılandaki bu yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtildiği, 3. Müşteki ... hakkında alınan doktor raporuna göre, sol el bileğinde hassasiyet görüldüğü müştekideki bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın katılan ... ve müşteki ...'a yönelik eylemlerinin kül halinde cebir ve tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağına ilişkin aşağıdaki bozma gerekçesine göre, sanığın 28.07.2013 günü, katılan ... ve beraberindeki mağdurların ikametine gelmesi sonrasında kapıyı kilitlemesi ve akabinde müşteki ... ve katılan ...'i elleriyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde darp etmesi şeklindeki yaralamaya yönelik eylemi sebebiyle kasten yaralama suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği ancak sanık hakkında hüküm fıkrasının (B) ve (D) bentlerinde kasten yaralama suçundan kesin nitelikte adli para cezaları verildiği anlaşılmış ise de mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından bu kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür. 2. Katılan ...'in kızı müşteki ...'ı Ankara'ya götüreceğini söylemesi üzerine sanığın "bu evden kimse çıkamaz bu evden ceset çıkacak ya ben öleceğim ya siz öleceksiniz" şeklindeki ifadelerle mağdurları tehdit ederek evin dış kapısını kilitlemesi ve mağdurların ikametten çıkmalarına engel olmaları şeklinde gerçekleştirdiği olay kapsamında, sanığın tek bir fiil ile tüm mağdurlara yönelik olarak gerçekleştirdiği eylem nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerine göre tek bir cezaya hükmedilerek cezada artırım yapılması gerekirken sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her bir mağdura yönelik ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 3. Katılan ..., katılan ... ve mağdur ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden mahkemenin kabul ve uygulamasına göre de; a. Suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile değişik ve suç tarihi itibariyle uygulanması mümkün olmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasına dayanılarak kurulan her iki hükümde "...sanık hakkında daha önce Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/13 E - 2013/374 K sayılı dosyası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmakla ve sanık denetim süresi içinde kasıtlı olarak yeniden suç işlediğinden... " şeklindeki hatalı gerekçelerle ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. b. Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması hukuka uygun bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi. ...