Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/239 E. , 2024/5152 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/239 Karar No : 2024/5152 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elek
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/239 E. , 2024/5152 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/239 Karar No : 2024/5152 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Bilgi Güvenliği alanında 16/12/2020 tarih ve 31336 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna kendisinin atanmayarak anılan kadroya ...'ın atanmasına dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bir bilgi gerektirdiğinden Mahkemenin 22/09/2021 tarihli Ara Kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,17/01/2022 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; YÖK Gelecek Projesi dâhilinde “Bilgi Güvenliği” alanında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü Doktor Öğretim Üyesi için ilan edilen kadro için bölüme katkı sağlayabilecek, lisans ve lisansüstü eğitim programlarında bölümün eksikliğini giderebilecek, mümkünse bilgi güvenliğinin mezkûr alt alanlarının tamamında akademik yeterliliğe sahip adayın tercih edilmesinin bir kamu yararı oluşturacağı, kadroya atanan ...’ın akademik çalışmalarının “Bilgi Güvenliği” alanının birçok alt başlığını kapsamasına rağmen davacı akademik çalışmaları bu açıdan sınırlı kaldığı, uyuşmazlık konusu olan kadroya davacı ...’un atanmayıp ...’ın atanmasında kamu yararı bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporu ile dosyada yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Bilgi Güvenliği alanında ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuran davacı ile anılan kadroya ataması yapılan dava dışı ...'ın atanma niteliklerini haiz olduğu, açıktan atama yapma konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, dava dışı ...'ın söz konusu alanın bir çok alt dalında akademik çalışmalarının bulunduğu, davacının çalışmalarının ise adı geçen şahsa göre konu bazında daha sınırlı olduğu, bu durum gözetilerek kullanılan takdir yetkisinin sübjektif nedenlerle kullanıldığından söz edilemeyeceği, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, YÖK Gelecek Projesi dâhilinde “Bilgi Güvenliği” alanında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü Doktor Öğretim Üyesi için ilan edilen kadro için gerekli şartları sağladığı, Bilgi Güvenliği alanında çalışmalarının sınırlı olduğu yolunda hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, zira; sayıca fazla yayını olmakla birlikte sadece makalelerinden üçünün görünmez damgalama; ikisinin çoklu ortam ve içerik özleri; ikisinin gözetim alanında olduğu, bu alanların Bilgi Güvenliği alanının üç temel başlığını oluşturduğu, bunların dışında Bilgi Güvenliği alanında gerek ulusal gerekse uluslararası bir çok akademik çalışmasının olduğu, "Bilgi Güvenliği" "alınının bir konusu üzerinde uzmanlaşmış olmasının konuya ilişkin diğer alt başlıklarda yetersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu alanda yaptığı çalışmalar ile 355,3 akademik puanının bulunduğu, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, davacı tarafından, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Bilgi Güvenliği alanında 16/12/2020 tarih ve 31336 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna kendisinin atanmayarak anılan kadroya ...'ın atanmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde: "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler... c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. " hükmüne yer verilmiştir. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Başvuru ve atanma süreci" başlığını taşıyan 6. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür. (5) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı ülke vatandaşı öğretim elemanlarının doktor öğretim üyeliğine atanma ile ilgili şartları sağlamaları kaydıyla sözleşmeli olarak çalıştırılmasında bu Yönetmelikte belirlenen ilan şartı dışındaki usul ve esaslar uygulanır." kuralı; "Atama" başlığını taşıyan 7. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yıl süre ile atanır. (2) Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir. (3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuatın bir bütün olarak değerlendirilmesinden, yükseköğretim kurumlarında açık bulunan ve rektörlük tarafından ilan edilen doktor öğretim üyeliği kadrolarına yapılacak atama işlemi öncesi, 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi ve Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 5, 6 ve 7. maddelerindeki prosedürün izlenmesi gerekmektedir. Buna göre, rektörlük tarafından kadro ilan edilmesi sonrası, usulüne uygun olarak oluşturulacak üç kişilik jüriden adayların her bir hakkında yazılı mütalaa alınmalıdır. Her bir aday hakkında düzenlenen jüri raporlarının alınması üzerine ilk yönetim kurulu toplantısında, aday veya adaylar hakkında ayrı görüş alınarak, açık bulunan kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulunun gerekçeli olarak tercihini belirtmesi gerekmektedir. Devam eden süreçte, dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar ve rektör, atamanın yapılıp yapılmayacağına karar verir. Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmelerini amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır. Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabi sonucudur. Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır. Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Bilgi Güvenliği alanında ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosu için davacı ile dava dışı ...'ın başvuruları değerlendirilmek üzere ikisi Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünde görev yapan profesör unvanlı öğretim üyesi, biri Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünde görev yapan profesör unvanlı öğretim üyesi olmak üzere üç kişiden teşekkül ettirilen değerlendirme komisyonunun görevlendirildiği, jüri heyetinin başvurucular hakkında hazırlamış olduğu raporlarda da, her üç jüri üyesinin de kadroya dava dışı ...'ın atanması yönünde görüş bildirdiği, bu görüşler doğrultusunda Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ve Mühendislik Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla kadroya ...'ın 3 yıl süreyle atanmasının Rektörlük Makamına önerildiği, Rektörlük makamının 27/04/2021 tarihli oluruyla anılan kadroya dava dışı ...'ın atanması üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü hukuk bilgisi dışında özel veya teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda; davacının, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden 2000 yılında mezun olarak İisans eğitimini tamamladığı, aynı üniversite ve aynı bölümde sırasıyla 2002 ve 2007 yıllarında yüksek lisans ve doktora derecelerini aldığı, doktora eğitimi devam ederken İngiltere'deki saygın bir üniversite olan University College London' da 6 ay, doktora sonrasında Hollanda'da bulunan Delft University of Technology'de yaklaşık 2 yıl ve Fransa'daki Supelec' te yaklaşık 1.5 yıl ve son olarak Fransa Paris Üniversitesi Telecom ParisTech araştırma merkezinde 9 ay süre ile araştırma faaliyetlerinde bulunduğu, 2014 yılı Nisan ayından itibaren Orta Doğu Teknik Üniversitesi Görüntü Analizi ve Uygulama Merkezi'nde uzman araştırmacı olarak çalışmaya başladığı, yüksek lisans tezinde, insan görsel sistemine dayalı dijital görünmez damgalama üzerine çalıştığı, doktora çalışmasında ise üç boyutlu gösterimler için görünmez damgalama yöntemlerini araştırdığı, adayın doktora eğitimi sürecinde ve sonrasında yapmış olduğu eserlerinin önemli bir kısmının, P2P ağlarda görünmez damgalama (watermarking) ve video kimlik saptama gibi konuların işlendiği çoklu ortam güvenliği (Multimedia security) alanına girdiği, bu alanda nitelikli dergilerde 4 adet SCI, 1 adet ulusal dergi yayını ile çok sayıda ulusal/uluslararası konferans yayınının bulunduğu, ayrıca, hiper-spektral görüntü analizi ve uzaktan algılama ile yüksek dinamik aralıklı video/görüntü işleme konularında kariyerini ilerlettiği ve bu alanlarda 5 adet SCI dergi yayını olmak üzere çok sayıda ulusal/uluslararası konferans yayını yaparak literatilre önemli katkılar sunduğu, yayınlamış 56 adet eserinin bulunan davacının bu eserlerin 32'sinde ilk isimde yer aldığı, yayınlarına yapılan atıf sayısının 288 olduğu; dava konusu kadroya atanan ...'ın Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden 2010 yılında mezun olarak Lisans eğitimini tamamladığı, aynı üniversitede 2013 yılında Bilgisayar Mühendisliği bölümünden yüksek lisans, 2018 yılında Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden doktora derecesini aldığı, doktora eğitimi devam ederken Kanada Queen's Üniversitesinde 5 ay süre ile ziyaretçi araştırmacı olarak bulunduğu, 2018-2020 yıllarında İsveç'te bulunan KTH Royal Teknoloji Enstitüsü'nde 6 aylık dönemlerde 3 kez doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmalarda yer aldığı, yüksek lisans tezinde, bilgi güvenliğinin bir konusu olan kriptoloji alanında gereksinim duyulan Android rassal sayı üreteci analizi konusunda araştırma yaptığı, doktora çalışmasında ise ağ tabanlı sistemlerde işaretleme oyunları konusunda çalışma yaptığı, akademik kariyerinde kriptografi, ağ sistem güvenliği, bilgi kuramı, entropy, oyun kuramı, sezim ve tahmin teorisi gibi bilgi güvenliğine işaret eden konularda araştırma yaptığı, nitelikli dergilerde 4 adet SCI makalesi, 10 adet uluslararası konferans yayını ve bir kitap bölümünün yayınlandığı, toplamda 15 adet yayınının bulunduğu, bu eserlerin 12'sinde ilk isimde yer aldığı, yayınlarına yapılan atıf sayısı 16 olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Davacı ile dava dışı ...'ın başvurduğu Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Bilgi Güvenliği alanında ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosunun, YÖK Gelecek Projesi kapsamında açılan ek kadro niteliğinde olduğu, Gelecek Projesi'yle, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca gelişen ve değişen teknolojiyi takip ederek, bilgi çağının gerekleri doğrultusunda, belirlenen kritik teknoloji alanlarının tespiti ile bu alanlarda nitelikli ve donanımlı akademik personelin yetiştirilmesi ve yetiştirilen nitelikli akademik personelin bu alanlara bilimsel katkı sunmasının hedeflendiği, anılan kadronun başlı başına spesifik bir alana yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Gerek davacının gerekse kadroya atanan adayın yukarıda ayrıntısına yer verilen akademik çalışmaları incelendiğinde; her ikisinin de "Bilgi Güvenliği" alanında bilimsel ve akademik nitelikli çalışmalar yaptığı anlaşılmakla birlikte, "Bilgi Güvenliği" alanında yayın sayısı, (davacının 56 eseri; kadroya atanan adayın 15 yayınlanmış eseri bulunmaktadır.) uluslararası dergilerde yayınlanan makale sayısı, (davacının toplam 9 adet SCI dergi yayını; atanan adayın 4 adet SCI dergi yayını bulunmaktadır.) uluslararası konferans bildirisi, (davacının 11 adet bildirisi; atanan adayın 9 adet bildirisi bulunmaktadır.) ulusal ve uluslararası yayınların yapılan toplam atıflar, (davacının yayınlarına 288 atıf; atanan adayın yayınlarına 15 atıf bulunmaktadır.) yazılan kitap ünitesi (davacının 2 kitap ünitesi; atanan adayın 1 kitap ünitesi bulunmaktadır.) gibi akademik çalışmalar neticesinde bilimsel uzmanlığı gösteren bilimsel aktivite puanının davacının toplam 355,3; kadroya atanan adayın 69,21 olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta; akademik ve bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilen akademik puanları itibariyle yapılan karşılaştırmada; davacıya ait puanın, anılan kadroya atanan ...'a ait puanın çok üzerinde olduğu görülmekte olup; uyuşmazlığa konu doktor öğretim üyesi kadrosu için gerekli bütün şartları sağlayan adaylar arasından kadroya atanan adayın görece daha düşük akademik puana sahip olmasına rağmen; davalı idarece, ...'ın anılan kadroya atanmasının tercih edilmesine ve kadro için bilimsel ve akademik anlamda daha uygun olduğuna ilişkin gerekli ve yeterli gerekçenin ortaya konulamadığı değerlendirilmektedir. Davalı idarece; ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna yapılacak atamada, alanda yüksek başarı göstermiş veya gösterme potansiyeli olan, gelecek vadeden, dinamik kişilerin hak sahibi olmalarına dikkat edilmesi ve bu kadroların sırf daha önce kadro alamamış kişiler için kullanılmaması Üniversiteler için en fazla ehemmiyet arz eden hususlardan biri olduğu ve iş bu davanın konusunu teşkil eden kadro ilanının temel sebebinin ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü'ne katkı yapabilecek, bölümün eksikliklerini tamamlayabilecek, mezkür alt alanların tamamında çalışmaları bulunan, yeni çalışmalar yapabilme potansiyeli olan, uluslararası literatürde ve muteber dergilerde bu alanda yayınlar yapmış, uluslararası bağlantılara sahip, gelecek vadeden, dinamik, hızlı ve üretken araştırmacıları üniversiteye kazandırmak olduğu savunulmakta ise de; bu durumun, ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna davacıdan daha düşük akademik puana sahip ...'ın atanmasına yönelik bilimsel ve akademik bir gerekçe oluşturmayacağı tartışmasız olup; anılan niteliklere davacının sahip olmadığını da söylemek güçtür. Bu itibarla; öğretim üyesi kadrosuna yapılacak atamalarda 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda hukuka uygun olarak kullanılmadığı görüldüğünden, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Bilgi Güvenliği alanında 16/12/2020 tarih ve 31336 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna davacının atanmayarak anılan kadroya ...'ın atanmasına dair işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu değerlendirmesinin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 09/10/2024 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.