6. Hukuk Dairesi 2023/1133 E. , 2023/4142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1571 E., 2022/3099 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2020 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/90 E., 2021/220 K. Haciz sıra cetveline karşı şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın şikayet olunan tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye M
**6. Hukuk Dairesi 2023/1133 E. , 2023/4142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1571 E., 2022/3099 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2020 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/90 E., 2021/220 K. Haciz sıra cetveline karşı şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın şikayet olunan tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet olunan tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayetçi dilekçesinde; sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını oysaki müvekkili tarafından açılan tasarrufun iptali davası sırasında bedeli paylaşıma konu taşınmazın tapu kaydına İİK’nın 281 inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulduğunu, aynı yasanın 268 ve 100 üncü maddelerine göre müvekkilinin ihtiyati haczinin, şikayet olunan bankanın kesin haczine iştirak ettirilmesi gerekirken, sıra cetvelinde bu hususun gözetilmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından da tasarrufun iptali davası açıldığını ve davada taşınmazların tapu kaydına ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, müvekkili tarafından açılan tasarrufun iptali davası daha önce kabul edildiğinden haczinin de daha önce kesin hacze dönüştüğünü, kesin haciz tarihleri nazara alınarak düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararının, davanın kabulü ile kesin hacze dönüşeceği, şikayetçinin açtığı tasarrufun iptali davasının 13.02.2018 tarihinde, şikayet olunanın açtığı davanın ise 28.11.2017 tarihinde kabul edilmesiyle ihtiyati hacizlerinin bu tarihlerde kesin hacze dönüştüğü, bu itibarla sıra cetvelinde ilk sırada şikayet olunana yer verilmesinin doğru olduğu, ancak şikayetçinin dava tarihi, şikayet olunanın dava tarihinden önce olduğundan şikayetçinin ihtiyati haczinin, şikayet olunanın kesin haczine İİK’nın 100/1-2 nci maddesi gereği iştirak etmesi ve satış bedelinin taraflar arasında garameten paylaştırılması gerektiği, bu husus göz ardı edilerek dağıtıma konu tüm paranın şikayet olunan bankaya ödenmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesinde; tasarrufun iptali davalarının kabul edildiği tarihlere göre müvekkilinin kesin haczinin daha önce olduğunu, bu nedenle sıra cetvelinde ilk sırada pay verilmesinin doğru olduğunu, davaların açılış tarihlerinin önemi bulunmadığını, hukuki konuda bilirkişi görüşüne başvurulamayacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerden birinin, ilk kesin hacze iştirakinin İİK’nın 268 ve 100 üncü maddelerine göre belirleneceği, ihtiyati hacizlerin tasarrufun iptali davalarının kabul edildiği tarihlerde kesin hacze dönüşeceği, bu tarihler nazara alındığında, ilk kesin haczin şikayet olunan bankanın haczi olduğu, şikayetçinin ihtiyati haczinin, İİK’nın 100 üncü maddesi uyarınca, şikayet olunanın kesin haczine iştirak koşullarına sahip olduğu, satış bedelinin her iki alacaklı arasında garameten pay edilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayet olunan vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haciz sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanununun 100, 268/1 ve 281/2 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet olunan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.