(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2495 E. , 2011/3799 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereğ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2495 E. , 2011/3799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı kurulması istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu ve krokisinde kırmızı renkle gösterilen ve (A) harfi ile işaretlenen 10 sayılı parsel üzerinden davacının 126 ada 20 sayılı parseli yararına geçit kurulmuştur. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Ne var ki, eldeki davada kurulan geçit güzergahı davalıların 10 sayılı parselini bölmekte ise de, mahkemece doğru olarak saptandığı üzere geçit için en uygun alternatiftir. Ancak bu gibi durumlarda, kurulan geçit sebebiyle taşınmazın geometrik şekli ve kullanma bütünlüğü bozulduğundan, geçit için ödenmesi gereken bedel, sadece geçit alanının bedeli değil, kullanma bütünlüğü bozulduğundan taşınmazda bu sebeple oluşan değer kaybı da olmalıdır. Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilmemiş, sadece geçit güzergahı için takdir edilen bedel depo ettirilerek davacı parseli lehine geçit tesis edilmiştir. Yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişilere davalıların taşınmazında kullanma bütünlüğünün bozulması sebebiyle uğranılan zararı da hesaplatmak, bu miktarı da davacıya depo ettirerek istemi sonuca bağlamak olmalıdır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.