1. Ceza Dairesi 2025/8410 E. , 2026/296 K. "" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/348 E., 2024/435 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.09.2025 tarihli ve 2025/961 Esas, 2025/6567 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay ... Başsavcılığının, 05.12.2025 tarihli ve 1-2024/... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava …
1. Ceza Dairesi 2025/8410 E. , 2026/296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/348 E., 2024/435 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.09.2025 tarihli ve 2025/961 Esas, 2025/6567 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay ... Başsavcılığının, 05.12.2025 tarihli ve 1-2024/... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ: Yargıtay ... Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/4. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar ve suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Dairemizce verilen temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, Yargıtay ... Başsavcılığı itirazının oy çokluğuyla yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay ... Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/961 Esas, 2025/6567 Karar sayılı temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay ... Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Maktulün, Eylül ayı sonunda ... ilçesinden fırında çalışmak için ... ili ... kasabasına gittiği, bir süre çalıştıktan sonra kendisi ile aynı odada kalmakta olan tanık ...'ın beyanlarına göre ranzadan düştüğü, buna karşın 2-3 gün daha çalışmaya devam ettiği, 16.10.2014 tarihinde alkol kullanması yüzünden işinden çıkarılması üzerine otobüsle ...'ye geri döndüğü, sanık ..., suça sürüklenen çocuk ...'ın beyanlarına göre yüzünün solgun ve kendisinin halsiz olduğunu maktulün vücudunda yara izi bulunmadığını, belirttikleri maktulün başka yerde düşüp yaralanmış olması halinde sanıkların bunu farketmemelerinin mümkün olmadığı, maktulün olay günü evden çıkarak önceden çalıştığı ... Fırını isimli iş yeri önüne gittiği, tanıklar ... ve ...'in anlatımlarına göre bir ayağında kadın babeti diğer ayağında terlik bulunduğu, sersemlemiş vaziyette olduğu, başından kan aktığı, dudaklarında yara izi ve gözünde morluk bulunduğu, maktulün aynı zamanda apartman komşusu olan ...'nin sana ne oldu seni dövdüler mi sorusuna ağlayarak oğulları ..., ... ve eşi ...'nin adını vererek sandalye ile dövdüklerini söylediği, fırından çıktıktan sonra esnafın kendisine yardımcı olmak için sandalyeye oturtarak 112 hattını aradığı, ambulansa binmeden evvel mahalleden tanıdığı ...'a kendisini sesinden tanıdığını belirtip ''çocuklar'' demek suretiyle darp edildiğini anlattığı, olay günü maktule ik müdahaleyi gerçekleştiren ... Devlet Hastanesinin 17.10.2014 tarihli raporda maktulün olay günü alkollü olmadığının tespit edildiği, tanık ...'nin aşamalarda istikrarlı beyanlarında maktulün kendisini eşi ve oğlunun sandalye vurmak suretiyle darp ettiğini belirttiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile dinlenen tanıklar arasında iftira etmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, tanık ...'in diğer tanıklar ... ve ... arasında herhangi bir irtibatın bulunmadığı, maktulün baş bölgesindeki mevcut yara yerlerinin tanık anlatımları ile uyumlu olması, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun irade birliği içerisinde kasten yaralama suçunu işlediği ve yaralanma sonucu ölüm olayının meydana geldiği, olayın gerçekleştiği anlaşılan zaman dilimi içinde sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun ... ilçesine tapu işlemi yaptırmak maksadıyla gittiğine diğer sanık ...'in ise kız arkadaşı ... ile vakit geçirdiği yönündeki savunmalarının dosyada mevcut maddi deliller ile desteklenmediği, tanık ...'nın alınan beyanında ... ile birlikte olmadığını ifade ettiği, ... Tapu Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre sanık ...'nin olay günü 1964 yılında vefat eden babasından kalma taşınmazlar ile ilgili olarak herhangi bir tapu işlemi yaptırmadığının tespit edilmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olmadığı gözetilmeden sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesi göre cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekçesiyle direnme hükmünün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, itirazın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.