(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/6755 E. , 2011/11990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi Davacı, 1.1.1988-18.7.2008 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine, emeklilik talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki ka
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/6755 E. , 2011/11990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi Davacı, 1.1.1988-18.7.2008 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine, emeklilik talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, 01.01.1988 tarihinden 18.7.2008 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa'ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri istihsal kooperatifleri ile birliği, ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 1.12.1987 tarihinde ilk defa 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, 1.9.1987-31.12.1987 tarihleri arasındaki 120 gün 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının bulunduğu, 5510 sayılı Yasa'dan yararlanarak 01.12.1987-18.7.2008 tarihleri arasındaki süre yi kapsar şekilde 18.7.2008 tarihinde bir defada primlerini ödediği ve 26.07.2008 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, Kurumca davacının 1.12.1987 tarihinde yapılan Tarım ... sigortalı tescilinin 1.9.1987-31.12.1987 tarihleri arasında ki 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının devam ettiği dönemde olması nedeniyle başlangıç tarihi itibarı ile kapsamdışı bırakılarak sigortalılık niteliğini taşımadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği, davacının 2003 tarihinde ziraat odasına kayıt olduğu, kaydının devam ettiği, başkaca tarım kooperatif kaydının bulunmadığı, 2003 yılında satın aldığı harmanyeri vasfında arazisinin bulunduğu ayrıca Boyabat Belediye'si Emlak Servisi'nin 1.12.2009 tarihli yazılarına göre davacının ... Köyünde tapusuz yedi parça taşınmazının bulunduğu, zabıta tutanağından da kendisine ait traktörü kullandığı anlaşılmaktadır. Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davalı Kurumca primlerin uzunca süre kullanılmaması halinde MK 2. maddesi uygulanmayacağından davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum'un hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fazla prim ödemeleri ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir. Davacının tescil işlemi 01.12.1987 tarihi itibariyle gerçekleştirilmiş olup, prim tahsili 18.7. 2008 tarihinde gerçekleştirildiğinden, Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak sigortalıya uzunca bir süre sigortalı olduğu inancının verilmesi ve uzun süreli prim kullanımından söz edilemeyeceğinden ve ayrıca davacının 31.12.1987 tarihinde 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının sona ermesinden sonra ilk prim ödemesinin 18.7.2008 tarihinde olduğu, 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesinde belirtilen Kooperatif kaydının bulunmadığı, Ziraat Odası kaydının ise 2003 yılında başlaması nedeniyle geriye dönük etkisinin bulunmadığı, tarımsal faaliyet bu madde kapsamında kanıtlanmadığı halde bu yılların hataya dayalı Kurum işlemi ile primlerinin 5510 sayılı yasa kapsamında yapılandırılarak tahsil edilmesi davacıya hak bahşetmeyeceğinden Mahkemece davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği yeterince araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş; zabıta araştırmasında davacının kendisine ait taşınmazlardan sözedildiği ve Belediye Emlak Dairesi Başkanlığı'nın yazılarında da davacının tapusuz taşınmazlarının bulunduğunun anlaşılmasına göre davacının zilyetliğinde bulunan bu taşınmazların tarıma elverişli taşınmaz olup olmadığını, taşınmazların ne zamandan beri davacının zilyetliğinde olduğunu, edinme tarihlerini ve nedenlerini araştırmak, ilgili belediye başkanlığı ve özel idare müdürlüğünden adına zirai taşınmaz emlak vergi kaydı bulunup bulunmadığını sormak, zabıta araştırmasında sözü edilen traktöre ait trafik kaydının getirtilerek davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğine ilişkin zirai kayıtların bulunup bulunmadığını belirleyerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek tarımsal faaliyet saptanırsa davacının 2926 sayılı Yasa ve 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık sürelerini dikkate alarak taleple bağlı kalınıp 1.1.1988 tarihinden 18.7.2008 tarihine kadar tespit kararı vermek ve çıkacak sonuca göre 1479 sayılı Yasa'nın Geçici 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendine göre 12.1.1947 doğum tarihli olan davacının sigortalılık başlangıcının 1.1.1988 tarihi olduğunun kabul edilmesi halinde yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 26.7.2008 tarihi itibariyle 15 tam yılın üzerinde prim ödemiş olduğu ve 56 yaşını doldurduğu da gözetilerek yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmek suretiyle sonuca gitmektir. Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.