2. Ceza Dairesi 2014/24777 E. , 2016/4929 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan del…
**2. Ceza Dairesi 2014/24777 E. , 2016/4929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy: Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin görüşüne katılmıyorum. Somut olayda özetle; katılan ile önceden tanışan sanık, suç tarihinde katılanın konutunda misafir olarak kaldığı sırada, suç saatinde işyerinde veya dışarıda bulunan katılanın, sanığı telefon ile arayıp, suça konu cüzdanın bulunduğu yeri tarif edip, kendisine getirmesini istemesi üzerine, sanığın, katılanın tarifi ve istemi üzerine suça konu cüzdanı bulunduğu yerden alıp, ancak katılanın istediği yere götürmeyip, cüzdanı ve içindekileri haksız olarak sahiplenmesi biçimindeki eylemi, TCK'nın 155/1. maddesinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu düşündüğümden, sayın çoğunluğun, hırsızlık suçundan kurulmuş olan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin kararının isabetli olmadığı kanaatindeyim. Sanığın eylemini hırsızlık suçu yönünden irdeleyecek olursak; TCK'nın 141/1. maddesinde hırsızlık suçu, “zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” biçiminde tanımlanmıştır. Bu tanıma dayanarak suçun unsurlarını kısaca ifade edecek olursak; failin, başkasına ait, taşınır bir malı, faydalanmak amacıyla, zilyedin rızası olmadan, bulunduğu yerden alması biçimindeki eylemi hırsızlık suçunu oluşturur. Hırsızlık suçunda korunan hukuki yararın, yasa metninde malın "zilyedinin rızası olmadan" alınması biçiminde ifade edilmiş olması nedeniyle, zilyetlik ve buna bağlı haklar olduğu kabul edilmektedir. Somut olayımız yönünden, zilyetlik, zilyetliğin devri, asli ve fer'i zilyet, fiili hakimiyet ve katılanın (zilyedin) rızası kavramlarına kısaca değinmek faydalı olacaktır,