Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 16/12/2014 ve 22/12/2014 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilmezlik kararı verilerek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2014/19842 numaralı bireysel başvuru dosyasının aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2014/19839 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/19839 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Hazni Doğan 21/10/2008 tarihinde, başvurucu Yunus Tarın ise 22/10/2008 tarihinde gözaltına alınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2008 tarihli iddianamesi ile başvurucu Hazni Doğan hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, 12/4/1991 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırılık ve silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucunun daha önce terör örgütü PKK'nın kırsal alanına eleman temin eden grupla ve birçok terör örgütü mensubuyla irtibat içinde olduğu, terör örgütüne eleman temin ettiğine dair telefon görüşmeleri ile toplanan tüm delillerden başvurucunun PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olduğu belirlenen Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketinin içinde aktif olarak görev aldığı, bölgesel olarak gerçekleştirilen birçok eylemi organize ettiği ve bunların bir kısmına bizzat katıldığı iddia edilmiştir. Aynı iddianamede Başvurucu Yunus Tarın hakkında ise terör örgütü propagandası yapma ve 2911 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından dava açılmıştır. Başvurucunun yasa dışı düzenlenen gösteriye katıldığı, terör örgütü lehine slogan atan grup içinde yer aldığı iddia edilmiştir. Ayrıca iddianamede başvurucularla birlikte toplam yedi şüphelinin cezalandırılması talep edilmiştir. (Kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 29/12/2010 tarihli kararıyla başvurucu Hazni Doğan'ın terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis, 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından ise ayrı ayrı 10 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Aynı kararda başvurucu Yunus Tarın'ın ise 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından ayrı ayrı 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararından sonra 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun, 5/7/2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinin fıkrasının (b) bendinde, 31/12/2011 tarihine kadar basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen ve temel şekli itibarıyla adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı kovuşturma evresinde kovuşturmanın ertelenmesine karar verileceği düzenlenmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 26/11/2012 tarihli kararıyla başvurucu Hazni Doğan hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hüküm onanmış ancak her ikibaşvurucu hakkında silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve 2911 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından verilen hükümler ise bozulmuştur. Bozma kararında; anılan suçların işlendiği tarihler, işlenme yöntemi ve temel şekli itibarıyla gerektirdiği ceza süresine göre6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinin fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığı, başvurucuların durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma sonrasında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) kapatılması üzerineyargılamaya Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmiş; Mahkemenin 21/11/2014 tarihli kararıyla, başvurucular hakkında açılan kamu davasında eylemlerin 6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinde belirtilen düşünce ve kanaat açıklama yöntemi ile işlendiği gerekçesiyle anılan Kanun'un geçici maddesinin (b) bendi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Karar, başvurucuların müdafiine tefhim edilmiştir. İtiraz yoluna gidilmemiş ve anılan karar kesinleşmiştir. Başvurucular 16/12/2014 ve 22/12/2014 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.