DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3621 E. , 2024/2813 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3621 Karar No : 2024/2813 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Nişantaşı …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3621 E. , 2024/2813 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3621 Karar No : 2024/2813 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Nişantaşı Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi ... Bölümünde, belirli süreli iş sözleşmesi ile yardımcı doçent olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebepler ve yeniden yapılanma nedeniyle 20/08/2015 tarihi itibarıyla feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük hakları ile mesleki itibar ve onurunun zedelendiğinden bahisle 10.000,00 TL tutarında manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı ile sözleşme imzalanması sırasında uygulanan usul doğrultusunda sözleşmenin sonlandırıldığı; dava konusu işlemde yetki ve usul yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idare bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve sözleşmede çalışma süresini ve şartlarını özgür iradesi ile kabul ederek görev yapan davacının, yapılan değerlendirme sonucunda ortaya konulan irade kapsamında hizmetine ihtiyaç bulunmadığı ve yeniden yapılanma gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesinin, idarenin belirli süre ile istihdam ettiği görevlileri belirsiz süreli bir şekilde istihdam etmesi durumunda kalmasına yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunmadığından ve davacı tarafından, davalı idare ile sözleşme serbestisi ilkesi gereği aylık ücret konusunda anlaşarak iki aylık deneme süresi için belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığından ve sözleşmede belirlenen ücretin ödenmediği yönünde davacının bir iddiası olmadığından, parasal ve özlük hak talebinin reddi gerektiği; dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının manevi bir zarara uğramadığı kanaati ile manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...dari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemin mütevelli heyetince tesis edilmediği gibi mütevelli heyetince kullanılabilecek bu yetkinin devredildiğine dair bir başka mütevelli heyet kararının da dosyada bulunmadığı; sözleşmenin sonlandırılması işleminin ilgili mevzuat uyarınca davalı üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi veya bir komisyon tarafından yapılması gerekmekte olup, bu prosedür işletilmeksizin (mütevelli heyeti kararı olmaksızın) tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yönünde karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği; öte yandan; dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı (bulunması halinde) ödenmemiş parasal ve özlük haklarının "her ay muaccel hale gelipte ödenmemiş olan kısımlarına yine bu tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte" davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine; diğer kısımlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının bu kısımlarının kaldırılmasına, davacının iş akdinin 20/08/2015 tarihi itibarıyla feshedilmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulü ile davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2022 tarih ve E:2018/2078, K:2022/762 sayılı kararıyla; Her ne kadar; İstinaf Mahkemesince, dava konusu işlemin mütevelli heyetin yetkilendirdiği bir komisyon tarafından tesis edilmesinin mümkün olduğu kabul edilmişse de, 2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerektiğinden, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, Öte yandan; idari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürüyeceği ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldıracağı, iptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerektiği, Olayda; davacının, davalı idarede 01/05/2015 tarihinde başlayan ve 30/06/2015 tarihine kadar devam eden iki aylık deneme süreli iş sözleşmesi ile istihdam edildiği, deneme süresinin sonundan, dava konusu işlemin tesis edildiği 20/08/2015 tarihine kadar (yazılı ya da sözlü bir sözleşmeye dayalı olarak) nasıl istihdam edildiğinin, ara kararı ile davalı idareden, İstinaf Mahkemesince sorulmasına karşın, idarece cevap verilmediği, temyiz aşamasında ise davalı idarece sözleşmenin sona erdirilmediği, sözleşmenin belirsiz süreli hale geldiğinin belirtildiği, 2547 sayılı Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrasında, yardımcı doçentlerin bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabileceği ve her atama süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sona ereceğinin kurala bağlandığı dikkate alındığında; davacının deneme süreli sözleşmesinin, iki aylık süre sonunda kendiliğinden sona erdiği ve bu aşamada davacı ile yeni bir sözleşmenin de imzalanmadığı, Bu bakımdan, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem ortadan kalmış olmakla birlikte, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, Bu durumda; İstinaf Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesine ilişkin kısmının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu; parasal ve özlük haklar yönünden, bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme ile ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan dava konusu işlem nedeniyle, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine yönelik ilk kararında ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının, iki aylık deneme süreli iş sözleşmesi ile istihdam edildiği, deneme süresi sonunda yeni bir öğretim görevlisi ile anlaşılamaması nedeniyle sözleşmenin sona erdirilmediği, sözleşmenin belirsiz süreli hale geldiği, davacının yeni öğretim görevlisi istihdamına kadar çalıştığı, sözleşmenin iki aylık deneme süresi içinde feshedilmesi nedeniyle davacının feshe ilişkin herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Nişantaşı Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi ... Bölümünde 27/04/2015 tarihli belirli süreli iş sözleşmesine istinaden 01/05/2015-30/06/2015 tarihleri arasında geçici süre ile çalışmak üzere yardımcı doçent olarak görev yapan davacının, iş sözleşmesi 20/08/2015 tarihinde feshedilmiştir. Bunun üzerine sözleşmenin feshedilmesi işleminin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük hakları ile mesleki itibar ve onurunun zedelendiğinden bahisle 10.000,00 TL tutarında manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinin 7. fıkrasında; " İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 'nun "Öğretim görevlileri" başlıklı 31. maddesinde, " (...) Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, öğretim görevlilerinin belirli süreli hizmet sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda; idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde yetki yönünden hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak tesis edilen işlemler ortadan kalkmakla birlikte; bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir karar alınması gerekmektedir. Davacının belirli süreli sözleşmeli öğretim üyesi statüsünde görev yapması ve dava konusu işlemin, davacının 20/08/2015 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle buradaki sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararında; Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı belirtilmek suretiyle, eğitim ve öğretim hizmetleri gibi Devletin yürütmekle yükümlü olduğu asli ve sürekli görevlerde çalışan sözleşmeli personelin Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer aldığı ifade edilmiştir. Sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir statüye yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir. Memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir. Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesinin, belirli süreli hizmet sözleşmesi ile öğretim üyesi statüsünde çalışan ve sözleşmesi 20/08/2015 tarihi itibarıyla sonlandırılan davacının görev süresinin doğrudan uzayacağı anlamına gelmemekte olup; idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında sözleşmenin uzatılıp uzatılmaması konusunda yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, yoksun kalınan parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması ve davacının yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.