12. Ceza Dairesi 2020/18 E. , 2020/2675 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62/1-2, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Olay günü saat 15:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile yerleşim yeri içerisinde bölünmüş asfalt kaplı yol üzerinde …
**12. Ceza Dairesi 2020/18 E. , 2020/2675 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62/1-2, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Olay günü saat 15:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile yerleşim yeri içerisinde bölünmüş asfalt kaplı yol üzerinde seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde girilmesi yasak olan kavşağa girmek isterken seyir istikametine göre sol tarafından gelmekte olan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde ...’nın 5. derece kemik kırığı oluşacak ve yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin kusur durumuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin, katılan vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazının reddine ancak; Sanığın taksirli eylemi sonucu katılanın, kemik kırığı olacak şekilde ve yüzde sabit iz niteliğinde yaralandığı tespit olunduğu halde, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın 89/2. maddesi gereğince artırılması sırasında uygulama maddesinin TCK'nın 89/2-b-d yerine 89/2-b şeklinde eksik gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. paragrafının çıkarılarak yerine “Taksirle yaralama fiili sonucu mağdur ...'nın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde ve yüzde sabit iz niteliğinde yaralanmaya neden olduğu anlaşıldığından TCK'nın 89/2-b-d maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılarak sanığın 300 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,”ibarelerinin eklenmesi ile, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.