2. Hukuk Dairesi 2025/3633 E. , 2026/18 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/43 E., 2025/360 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/72 E., 2024/97 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birl…
2. Hukuk Dairesi 2025/3633 E. , 2026/18 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/43 E., 2025/360 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/72 E., 2024/97 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi ile kadının lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince "...davalı kadının aşırı kıskanç olduğu, davacının annesinin yanına oturduğunda bile tepki verdiği, yengesinin davacının eline omzunu atmasına bile tepki gösterdiği, 80-90 yaşındaki komşusundan dahi davacıyı kıskandığı, davalının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği, her ne kadar ev işi yapma sadece kadına has bir durum değilse de çalışmayan ve tüm gün evde duran kadının kendisinden beklenen asgari düzeyde temizliği bile yerine getirmediği, davacı tanıklarının evi hep kirli gördüğü, davacının kılık kıyafetine yeterli özeni göstermediği, davalı kadının ...'ın ailesiyle görüşmesini istemediği, ...'ın ailesi hakkında ben bu aileyi hiç sevemedim şeklinde konuştuğu, davalının dediğim dedik bir insan olup davacının görüşlerini umursamadığı, en son ayrılmaların neden olan olayda davalı kadının davacı ve annesini yaraladığı, nitekim çıkan kavga da davalının da yaralandığı, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladıkları, buna ilişkin Eskişehir 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1486 Ceza sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, tarafların yaralamadan dolayı ceza aldığı, buna ilişkin kararların kesinleştiği, davalının davacıya ''sen erkek misin, şerefsiz, adi köpek, beni si.ip si.kip bıraktın ;''şeklinde hakaret ettiği, dosya kapsamında dinlenen davalı kadın tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının annesi ve ailesinin tarafların evliliğin aşırı şekilde müdahale ettiği, davacı kocanın bu duruma sessiz kaldığı, davacının annesinin evin iç işlerine bile karışarak evin içinde çamaşır asılacak yeri bile kendisinin belirlemek istediği davacı kocanın davalıya ''kahpe alın bunu evden, orospu çocuğu şeklinde hakaret ettiği..." gerekçesi ile tarafların eşit kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yapılmış ise de, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara ve özellikle davranışların ağırlığına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının ağır, davacı-davalı erkeğin hafif kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı kadın ağır kusurlu olup lehine yoksulluk nafakası verilmesi koşulları oluşmamıştır. O halde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı-davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3. Davalı- davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ....'ye yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.