14. Hukuk Dairesi 2015/9844 E. , 2015/8467 K. "" MAHKEMESİ : Antalya 1. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2013 NUMARASI : 2012/10-2013/1663 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz di…
**14. Hukuk Dairesi 2015/9844 E. , 2015/8467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya 1. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2013 NUMARASI : 2012/10-2013/1663 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise tazminat isteğine ilişkindir. Davalı arsa sahipleri vekili, yüklenicinin sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, yüklenici tarafından alınması gereken yapı kullanma ruhsatının henüz alınmadığını bu yüzden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı yüklenici, davaya cevap vermemiştir. Arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmesi halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Davaya konu olayın, temlik işleminin hukuki niteliği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin borçlarının neler olduğu ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Alacağın temliki ve borcun nakli Borçlar Kanununun 162 ila 181. maddelerinde düzenlenmiştir. Temlik, alacağın ona bağlı bütün (yan ve öncelik) hakları ile birlikte devralana geçmesini sağlar ve bu işlem yapılırken borçlunun rızası alınması gerekmez. Temlik, hatta borçlunun muhalefetine rağmen geçerli olarak doğar ve hükümlerin hasıl eder. Borçlunun temlikten sonraki asıl muhatabı artık alacağı temellük eden (devralan) kişidir. Bu itibarla borçlunun borçtan kurtulabilmesi için temlik işleminden sonra borcunu devralan kimseye ifa etmesi gerekir. Kural budur. Şu hale göre temlik anına kadar borçlu temlikin dışında iken temlik anından itibaren evvelki alacaklı temlik işleminin dışına çıkmaktadır. Temlikin, temlik edenle borçlu (arsa sahibi) arasında bazı ilişkilerin doğmasına neden olduğu çok açıktır. Zira temlik alan evvelki alacaklının yerine geçmiş borçludan (arsa sahibinden) ifayı istemek, gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak onun hakkı olmuştur.