10. Hukuk Dairesi 2013/14028 E. , 2013/20866 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 03.10.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Yasanın 9-10 ve 26. Maddeleri gereğince davalıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu…
**10. Hukuk Dairesi 2013/14028 E. , 2013/20866 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 03.10.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Yasanın 9-10 ve 26. Maddeleri gereğince davalıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. Eldeki gibi rücuan tazminat davalarında elde edilecek hükmün uygulayıcısı konumundaki davacı Kurum tarafından yerine getirilebilmesi için, doğru işverene husumetin yöneltilerek davaya devam edilmelidir. Eldeki davada, sigortalının ... Mah. ... Cd. No: ... ... adresindeki inşaatta çalışmakta olduğu sırada 9 metre yükseklikten düşmesi ve vefat etmesi biçiminde gerçekleştiği anlaşılmakta ise de, işvereninin kim olduğu, arsa sahipleri ile taşeron arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile mi yoksa başka bir şekilde mi bina inşaatı yapıldığı tam olarak belirlenmeksizin HMK’nun 297. vd. maddelerine aykırı olarak, hükmün infazında da tereddüt yaratacak şekilde “... ve ...” şeklinde, adı geçen kişinin/kişilerin kim oldukları belirlenmeksizin hüküm tesisi isabetsizdir. Mahkemece;öncelikle inşaatın tam olarak ada, parsel ve mevkisi tespit edilerek Belediye ve İmar müdürlüklerinden iskan ve yapı ruhsatı istenildikten sonra, tapu kaydı olup olmadığı sorulmalı, sigortalının çalıştığı binada işveren olarak ...’ün mü yoksa arsa sahipleri veya mirasçıları mi olduğu belirlenmeli, sigortalının yakınları tarafından açılan tazminat davasında verilen kararın bağlayıcılığı yok ise de, güçlü delil olacağı hatırda tutularak tazminat davasının olup olmadığı da araştırılarak, gerekirse kaza tarihindeki kat malikleri ve arsa sahipleri de belirlendikten sonra husumetin doğru kişi veya kişilere yöneltilmesi ile HMK 124. Maddesi gereğince davaya dahil edilmesi, delillerinin toplandıktan sonra da bir karar verilmesi gerekmektedir. 2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddeleri olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.