Başvuru, Hazine tarafından açılan tazminat davasının kanun ve usule aykırı değerlendirme yapılarak kabulüne karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; Mahkeme ve Yargıtay kararlarında davanın sonucunu etkileyecek esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Hazine tarafından açılan tazminat davasının kanun ve usule aykırı değerlendirme yapılarak kabulüne karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; Mahkeme ve Yargıtay kararlarında davanın sonucunu etkileyecek esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/2/2014 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 25/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 24/10/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 24/11/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:Türkiye çapında faaliyet gösteren A.K. Derneğinin (Dernek) Genel Yönetim Kurulu üyesi ve çeşitli şubelerinde başkanlık yapan başvurucular aleyhine eşya piyangosunda toplanan yardım paralarının bir kısmını usulsüz bir şekilde A.K. Vakfına (Vakıf) aktardıkları iddiasıyla Hazine tarafından tazminat davası açılmıştır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 31/10/2006 tarihli ve E.2004/483, K.2006/357 sayılı kararı ile davayı reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Davacının iddiası, davalının savunması ve tekmil dosya kapsamı karşısında; dava dosyası bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir. Hukukçu Kırıkkale Üniversitesi Ticaret Bölümü Öğretim Görevlisi F.O. ve Emekli Sayıştay Baş Deneticisi Yeminli Mali Müşavir G. tarafından; 24/5/2005, 22/9/2005, 6/4/2006 ve 10/10/2006 tarihli raporlar düzenlenmiştir. Düzenlenen raporlarda; “…2860 sayılı Kanunun maddesinde öngörülen % 40 sınırının aşılmadığı, Vakfa devir edilen 000 TL'nin protokol hükümlerine göre, satış bedelinin % 40 ı olduğu, Vakıf tarafından toplam 500 TL'lik bilet satışının yapıldığı, Vakfa verilecek bedelin 000 TL olduğu, bu meblağın, hizmet karşılığı ödenen miktar olduğu, Vakıf tarafından 81000 adet bilet satıldığı, bunun ise satılan 744 adet biletin % 52,35 i olduğu, 000 TL'nin hizmet bedeli karışlığında aktarıldığı, protokol hükümlerine uygun bulunduğu, Dernek zararının söz konusu olmadığı, Kamu zararından söz edilemeyeceği…” tespit edilmiştir. Usul ve Yasaya uygun, Yargıtay denetimine elverişli, hüküm oluşturmaya uygun bu bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu olgular karşısında; Dava dışı A.K. Derneği tarafında, dava dışı A.K. Vakfına piyango bilete satışından dolayı hizmet karşılığı 000 TL ödenmiştir. Yapılan ödeme, protokol hükümlerine göre yapılmıştır. Dava dışı A.K. Vakfı tarafından 81000 adet bilet satılmıştır. Vakıf tarafından, satılan biletlerin bedel toplamı 500 TL'dir. Protokol hükmü gereğince, satış bedelinin % 40 ı, satışı yapan davaA.K. Vakfına ödenmesi gerekmektedir. 500 TL'nin % 40 ı, 000 TL'dir Yapılan ödeme, hizmet karşılığı yapılmıştır. Gerek Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 8/5/2003 tarihli ve E.2003/33, K.2003/478 sayılı kararı ve gerekse Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/4/2005 tarihli ve E.2002/66, K.2005/125 sayılı emsal kararı, Yargıtay Yüksek Hukuk Dairesinin 25/9/2006 tarihli ve E.2005/10946, K.2006/9694 sayılı bu kararın onanmasına ilişkin emsal ilamı, mahkememizce kabul edilen bilirkişi raporu, Ankara Asliye Ceza Mahkemesinin eski E.2002/1195 ve yeni E.2005/176 sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporları, mütalaa raporları karşısında; davacının istemi yerinde görülmemiştir. Dernek zararı ve kurum zararı yoktur. Yapılan ödeme, 2860 sayılı Kanunun maddesine ve protokol hükümlerine uygundur. Davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. ..."Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/2/2008 tarihli ve E.2007/742, K.2008/1146 sayılı ilamı bozulmuştur. İlamın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı bakanlık tarafından 2860 sayılı Yardım Toplama Yasası gereğince A.K. Derneği'ne eşya piyangosu için izin verildiği, davalıların dernek sorumlu kurulu ve yardım toplama yetki belgesi verilen kişiler oldukları, A.K. Vakfına piyango gelirinden aktarılan ve yasa gereği devlet malı sayılan 000 TL’nin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dernek zararı bulunmadığı, vakfa yapılan ödemenin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Konu ile ilgili olarak 2860 sayılı Yasaya muhalefet eylemi nedeniyle valilik tarafından davalılara 17/2/2004 tarihli kararla idari para cezası verildiği, Dernekler Yasasına muhalefet yönünden açılan kamu davasında ise, ceza mahkemesince oniki davalı hakkında mahkumiyet kararı altı davalı hakkında ise beraat kararı verildiği, kararın temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. Karar gerekçesinde piyango masraflarının ciddiyetten uzak ve denetime elverişsiz olduğu, yasadaki masraf oranının son damlasına kadar kullanıldığı belirtilerek derneğin zarara uğratıldığı kabul edilmiş, altı davalının ise başka illerde şube yöneticisi olmaları nedeniyle Dernekler Yasasına aykırılıktan beraatlerine karar verilmiş, Yardım Toplama Yasasına aykırılık eylemleri hakkında ise tefrik kararı bulunduğu açıklanmıştır.B.K’nun maddesine göre hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin belirlemeleri ile bağlıdır. Bu yasal düzenleme ile somut olayın özellikleri değerlendirildiğinde Ankara Asliye Ceza Mahkemesinin E.2005/176, K.2006/941 sayılı dosyasının kesin hükme bağlanmasının beklenmesi gerekmektedir. Başka illerde şube yöneticisiolandavalılaryönündeniseanılancezadosyasındaki delillerde incelenip irdelenerek ve beraat kararının Yardım Toplama Yasasına aykırılıktan olmadığı ve bağlayıcı bulunmadığı gözetilerek sorumlulukları bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmelidir.Mahkemece ceza dosyasının kesin hükme bağlanması beklenmeden, ceza dosyası içindeki deliller incelenmeden ve valilik tarafından verilen idari para cezaları tartışılmadan eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir...."Bozma üzerine dosya, Mahkemenin E.2008/307 sırasına kaydedilmiş; bozma ilamına uyan Mahkeme 4/12/2012 tarihli ve K.2012/515 sayılı kararı ile davalı başvurucular açısından davanın kabulüne, bir kısım davalı açısından da reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...A.K. Derneği 1/6/2002 tarihinde Eşya Piyangosu Organizasyonu düzenlemiştir. Alınan izinde eşya piyangosununun davalılarFermani Kurtel, Turhan İçli, Eyüp Doğan, Yücel Yılkıran ve Mehmet Ali Bakici'nin gözetim ve denetiminde yapılması, öngörülmüştür.Eşya piyangosuna aitbiletlerin Türkiye genelinde satışının sağlanması içinde,önceden görevlendirilen davalılara ek olarakdiğer davalılar Süha Sağlam, Muharrem Kalıpçı, Abdülhamit Akarca, Ufuk Gürbüz, Celal Polat, RamazanOral, K., A.A., A.Ç., H.A., İ.T., Ü. ve Y.T. görevlendirilmiştir.İçişleri Bakanlığının 28/3/2002 tarihli ve 72069 sayılıyazıları ileiş bu davalılarayardım toplama yetki belgesi verilmiştir. Mahkememizce kabul edilen bilirkişi raporuna göre; A.K. Derneği tarafından düzenlenen eşya piyangosu organizasyonu için toplam; 154744 adet bilet satılmıştır. Toplanan bedel 860 TL'dir. Toplam satılan 154744 adet biletin,17973 adediİş Bankası tarafından satılmıştır. 41146 adedi Ziraat Bankası tarafından satılmıştır. 21881 adet biletteA.K. Derneği tarafından satılmıştır.Buna göre;organizasyonu düzenleyenler tarafındansatılanbilet sayısı 73744'dür.Buna rağmen, 154744 adet biletintamamıorganizasyonu düzenleyen 17 kişi tarafındansatıldığı gösterilerek satışta görevlendirilen bu kişilere emek ve masraf kaşılığı adı altında, 372,25 TLödeme yapılmıştır. Diğer taraftan, 154744 adet bilet A.K. Hizmet Vakfıtarafından satıldığı gösterilerek,A.K. Hizmet Vakfına 000 TL bedel aktarılmıştır. Diğer taraftan kaldıki; Ziraat Bankası ve İş Bankası aracılığıyla satılan toplam;59119 adet biletten dolayıA.K. Derneği tarafındaniş bu bankalarahiç bir masraf ödenmemiştir.Buna rağmen A.K. Derneği tarafından mükerrer ödemelerve fazla ödemeler yapılmıştır.Banka tarafından masrafsız olarak satılan biletler içinde hem organizasyonda görev yapanlara hemde vakfa ödemeler yapılmıştır.A.K. Derneği tarafından A.K. Hizmet Vakfına aktarılan 000 TLbedel2908 sayılı kanunun85/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir. 2860 sayılı Kanunun maddesi gereğince; iş bu bedel, kamu zararını oluşturmakdadır. İş bu kamu zararından iş bu davalılar sorumludur.Davacı idarenin davalılardan talep edebileceği bedel 000 TL'dir.İş bu bedele kamu zararının meydana geldiği 25/6/2002 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmalıdır. Her nekadarA.K. Hizmet Vakfı23/11/2011 tarihindeA.K. Derneğine 231,43 TL ödemişisede; iş bu bedel000 TL bedelden düşülmemiştir. Zira;A.K. Hizmet Vakfıiş bu bedeli A.K. Derneğinebağışlamıştır. Yapılan ödemegeri ödeme olmayıp bağış olduğundan mahkememizce dikkate alınmamıştır. Davalıların bu yöndeki itirazlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Bu olgular karşısında; davacınıniş bu davalılara yönelik davasında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. ..." Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 7/5/2013 tarihli ve E.2013/3020, K.2013/8229 sayılı ilamıyla yargılama gideri ile ilgili kısım düzeltilmek suretiyle hüküm onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 23/12/2013 tarihli ve E.2013/16231, K.2013/20342 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.Ret kararı 29/1/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, 27/2/2014 tarihinde başvurucular tarafından bireysel başvuruda bulunulmuştur. Bu arada başvurucular Zafer Dok, Deniz Oral ve Huriye Dok'un murisi K. Dok ile diğer başvurucular hakkında Derneği zarara uğratmak suçundan Ankara Asliye Ceza Mahkemesinin E.2005/176 sayılı dosyasında dava açılmış; Mahkeme 14/11/2006 tarihli ve K.2006/941 sayılı kararı ile sanıkların 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı mülga Dernekler Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası gereği cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizin kanaatine göre; Her iki olayda dernek zarara uğratılmıştır. Piyango Gelirinin Dağıtılması:Dernekler kanunu ve medeni kanunun ilgili hükümlerin birlikte değerlendirildiğinde açıkça görüleceği gibi, dernekler kazanç paylaşma dışında kanunlarla yasaklanmayan belirli ve ortak bir gayeyi gerçekleştirmek üzere bir araya gelen gerçek kişilerin oluşturdukları tüzel kişiliklerdir. Dernek organlarında görev alarak daha aktif çalışma konusunda istekli üyelerin bu organlarda görev alarak çalıştıkları, bu kişilerin çalışmalarında iktisadi bir amaçlarının da olamayacağı muhakkaktır, yani gerçek kişiler üyesi oldukları derneklerin amaçlarını gerçekleştirirlerken gönüllü olarak bu etkinliklere katılır ve karşılık veya kar amacı gütmezler, derneklerin organlarında görev yapan üyelerine ücret veya hakkı huzur adı altında ödeme yapılamaz, oysa satılan biletler kaşılığı olarak yapılan ödemelerin tamamı kişilerin kendi beyanları doğrultusunda keyfi olarak yapılmış, harcamalar karşılığında herhangi bir belge ibraz edilememiştir.Ayrıca sanki biletlerin tamamı görevli kişilerce satılmışçasına herkesin sattığı biletle orantılı olarak görevlilere (ki bunların çoğunluğu dernek yönetim kurulu üyesi yada şube görevlisidir.) Yüksek miktarda paralar ödenmiştir.Bununla kalınmamış sanki 81000 adet bilet vakıfça satılmış gibi gösterilerek Vakfa da 000 TL aktarılmıştır.Dernek genel yönetimi tarafından 20/4/2002 tarihinde alınan 406 sayılı karar gereği, yardım toplama faaliyetinin başarısızlığa uğramaması amacıyla vakıftan piyango biletlerinin satışı konusunda yardım istenmiştir, bu karar gereğince dernek yöneticileri Eyyüp Doğan, Mehmet Ali Bakıcı ile vakıf yöneticileri Mustafa Kemal Dok ve Necati Ünver arasında 22/4/2002 tarihinde imzalanan protokolde derneğin sattığı biletlerin toplam bedelinin % 40 ını satış organizasyonu karşılığında çekilişten sonraki bir tarihte bağış makbuzu mukabilinde vakfa aktaracağı belirlenmiş, sonra dernek tarafından vakfa tanesi 5 TL den 000 adet satılan bilet karşılığı 000TL ödenmiştir.1 Haziran 2002 tarihinde çekilişi yapılan eşya piyangosunun ardından Milli Piyango Genel Müdürlüğünce bastırılan 000 adet biletten 256 adet biletin satılmadığı, 744 adet biletin ise satıldığı belirlenmiştir.Resmi kayıtlara göre satılan biletlerden 054 tanesi şubeler tarafından, 8699 tanesi merkez tarafından, 000 tanesi de vakıf tarafından satıldığı belirlenmiş ancak bilet satışı karşılığı para ödenmesi ile ilgili dökümde para ödenen kişilerin toplam 195 adet bilet sattıkları belirtilmiştir.Oysa bankalardan gelen cevabi yazılarda Z. Bankası tarafından 41146 adet T.İ. Bankası tarafından 17973 adet bilet satılmış olduğu, böylece biletlerin 59119 tanesinin yani yüzde 38'inin bankalar tarafından satıldığı belirlenmiştir.2860 sayılı yardım toplama kanunun yardım toplama faaliyetinin giderleri ile ilgili maddesinde, …eşya piyangosu düzenleyerek, kültürel gösteriler tertipleyerek, sergiler açarak, spor gösterileri, gezi ve eğlenceler düzenleyerek yardım toplama hallerinde ise giderler brüt gelirin yüzde kırkını geçemeyeceğine dair düzenleme getirilmiştir.Burada amaçlanan özellikle eşya piyangosu düzenlenmesinde esas olarak dağıtılacak hediye yada paranın bedeli ve belgelendirilecek zorunlu giderlerdir. Bu maddeden çoğunluğu dernek yöneticilerinden oluşan eşya piyangosu kuruluna emek ve masraf karşılığı bir para ödenmesine imkan veren yorum çıkarılamaz.Yukarıda belirtildiği gibi 59119 adet banka şubelerince ve hiçbir masraf talep edilmeden satılmıştır. Oysa kayıtlarda bu durum görünmemektedir. Bazı savunmalarda bu rakam vakfın sattığı 81000 bilet içinde bazı savunmalarda da emek ve masraf karşılığı para ödenen kişilerce satılan bilet için değerlendirilmektedir.Bu durumda göstermektedir ki masraflar ciddiyetten uzak denetime olanak vermeyecek şekilde düzenlenmiş ve o şekilde 2860 sayılı kanunun maddesindeki düzenleme son damlasına kadar kullanılarak brüt gelirin yüzde kırkı bu şekilde dağıtılıp, Yardım toplama kanunun maddesi kötüye kullanılmıştır.Bu nedenle, bu konuda sorumlulukları bulunan sanıklar Fermani Kurtel, Turhan İçli, Eyüp Doğan, Yücel Yılkıran, Mehmet Ali Bakıcı, Muharrem Kalıpçı, Süha Sağlam, Celal Polat, Abdülhamit Akarca ve Ufuk Gürbüzün bu eyleme katılarak suç işledikleri kanaatine varılmıştır."Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 23/12/2010 tarihli ve E.2009/2085, K.2010/13183 sayılı ilamıyla sanıklar hakkında açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. İlamın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosya incelenerek gereği düşünüldü:Koşulları oluşmadığından bir kısım sanıklar ile bir kısım sanıklar müdafiinin duruşma isteminin CMUK'nın maddesi uyarınca reddine 1- AnkaraValiliği'nin olay nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, hükmü temyize yetki vermeyeceğinden katılan idare vekilinin temyiz talebinin CMUK'nın maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanıklar MuharremKalıpcı ve Eyyüp Doğan müdafii ile sanıklar Turhan İçli, Suha Sağlam, Fermani Kurtel, Mehmet Ali Bakici, Ramazan Oral, Ufuk Gürbüz, Yücel Yılkıran, Abdulhamit Akarca, Celal Polat'ın temyiz istemlerine ilişkin incelemede:Sanıklara atılı 2908 sayılı Kanuna muhalefet etme suçu için anılan Kanunun 85/ maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, suç tarihindeyürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/ maddelerinde belirlenen zamanaşımının, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın maddesine istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23/12/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi." Yine başvurucular ve bir kısım başvurucunun murisi hakkında 23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'na muhalefet suçundan Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin E.2003/33 sayılı dosyasında dava açılmış; Mahkeme 8/5/2003 tarihli ve K.2003/478 sayılı kararı ile sanıkların delil yetersizliğinden beraatlerine karar vermiştir. Temyiz nedeniyle dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında iken 24/4/2003 tarihli ve 4854 sayılı Bazı Kanunlardaki Cezaların İdari Para Cezasına Dönüştürülmesine Dair Kanun gereği Mahkemeye iade edilmiş; Mahkeme 25/9/2003 tarihli ve E.2003/1081, K.2003/935 sayılı kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçun müeyyidesinin idari para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle görevsizlik kararı vermiştir.B. İlgili Hukuk 2908 sayılı mülga Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:"Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlak veya rehneden veya satan, gizleyen, imha,inkar, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçi-ler ile derneğin sair hizmetlileri fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis ve onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır." 2860 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yardım toplama faaliyetinden elde edilen mal ve paraları zimmetine geçiren kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununun zimmet suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır." 2860 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Makbuzla, belirli yerlere kutu koymak veya bilgileri otomatik ya da elektronik olarak işleme tâbi tutmuş sistemler kullanmak suretiyle, bankalarda hesap açtırarak, yardım pulu çıkararak yardım toplama şekillerinde giderler, brüt gelirin yüzde onunu; eşya piyangosu düzenleyerek, kültürel gösteriler tertipleyerek, sergiler açarak, spor gösterileri, gezi ve eğlenceler düzenleyerek yardım toplama hallerinde ise giderler, brüt gelirin yüzde kırkını geçemez." 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılıDernekler Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi şöyledir:"Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara uygulanacak cezalar aşağıdaki şekildedir:f) Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir."