Başvuru, sınır dışı kararı nedeniyle kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, sınır dışı kararı nedeniyle kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, sınır dışı etme kararının durdurulmasına dair tedbir talebi yönünden dosyanın Bölüme gönderilmesine yer olmadığına, ancak kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Suriye ve Lübnan uyruklu başvurucu, kara yoluyla ilk olarak Lübnan’dan Suriye’ye gelmiştir. 10/4/2017 tarihinde ise Suriye’den Türkiye’ye giriş yapan bir grupla birlikte yakalanmış, üzerlerinde el bombası bulundurduğu gerekçesiyle bir süre tutuklu kalmıştır. Başvurucu eşi ve çocuklarıyla birlikte uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. İzmir Valiliği 22/11/2017 tarihinde bu talebi reddetmiştir. Başvurucu ve ailesi bu karara karşı İzmir İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi, Lübnan’da davacıların mensup olduğu Hristiyanlık inancına sahip kişilerin bulunduğu yerleşim yerlerinin olduğu, zulme uğrama konusunda gerçek bir risk içinde olmadıkları gerekçesiyle 24/5/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. İstinaf incelemesinden geçen karar 2/10/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Kırklareli Valiliğinin 25/1/2019 tarihli kararıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun reddedildiği gerekçesiyle başvurucunun sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan kararın iptali istemiyle 5/2/2019 tarihinde Edirne İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. 19/2/2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “…Dava dosyasının incelenmesinden; 2017 günü saat 50 sıralarında Hudut Bölüğü İnanlı Karakolu sorumluluk sahasında 66-67 No.lu hudut taşları arasındaki bölgeden 22 kişilik grupla birlikte ülkemize geçmeye çalışırken yakalanan davacı ve diğer şahıslara ait 6 adet çantadan kıyafetlerin altına saklanmış 8 adet el bombasının tespiti üzerine, aralarında davacının da bulunduğu şahısların Kilis Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2017/146 Sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı, daha sonra Kilis Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tahliyesine karar verilen davacı (eşi ve çocukları) hakkında Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nce yapılan değerlendirmeler sonucunda 6458 sayılı Kanun'un maddesinin fıkrasının (d) bendi uyarınca sınır dışı edilmelerine (2017 tarih ve 1, 1 ve 3832877,1 sayılı kararlar) karar verildiği, davacı İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme merkezinde İdari Gözetim altında iken Uluslararası koruma başvurusunda bulunduğu, yapılan inceleme neticesinde davacının uluslararası koruma talebinin gerekli şartları taşımadığından bahisle talebinin reddine karar verildiği, bu işlemin iptali için açtığı davada İzmir İdare Mahkemesi'nin 2018 tarih ve E:2018/17,K:2018/880 sayılı kararıyla 'davacı ve ailesinin uluslararası koruma başvurusunu destekleyecek mahiyette herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, mülakat değerlendirmesine esas belgelerde, başvuru sahibi babanın menşe ülkesi olan Lübnan'da davacıların mensup olduğu dinin yoğunlukta olduğu güvenli bölgelerin de mevcut olduğunun görüldüğü, davacıların geri gönderilmeleri durumunda, haklı nedenlere dayanan zulme uğrama korkusu içinde bulunduklarına ilişkin gerçek bir riskin ortaya konulamadığı' dolayısıyla mültecilik koşullarına yönelik iddialarının inandırıcılık ve tutarlılıktan uzak olduğu, uluslararası koruma başvurusunu bir ikamet veya ülkede yaşayabilme seçeneği olarak değerlendirdiği, uluslararası koruma gerekçelerinin ve şahsi durumunun 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme kapsamında olmadığı görüldüğünden' davanın reddine karar verildiği, verilen karar İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi'nin 2018 tarih ve E.2018/1867,K.2018/1526 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinden, davacının ülkede kalması için başkaca bir hakkı veya yasal statüsü de bulunmadığından 6458 sayılı Kanunun 54/1-(i) bendi uyarınca sınır dışı kararı alındığı, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesine dair işlemin iptali talebiyle açılan davanın İzmir İdare Mahkemesi'nin 2018 tarih ve E:2018/17,K:2018/880 sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın kesinleştiği; davacının bunun haricinde kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni veya insani ikamet izni gibi ülkede kalma hakkı verebilecek bir hakkının veya yasal statüsünün de bulunmadığı anlaşıldığından; davacının 6458 Sayılı Yasanın 54/1-(i) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır...." Başvurucu 25/2/2019 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-