Başvuru, avukatı olduğu davanın dosyalarına sunduğu dilekçelerde mahkeme hâkimine yönelik sözleri dolayısıyla başvurucunun cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, avukatı olduğu davanın dosyalarına sunduğu dilekçelerde mahkeme hâkimine yönelik sözleri dolayısıyla başvurucunun cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Avukat olan başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Maden Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma nedeni ile muhdesat bedelinin tazmini talebiyle açılan on iki dava dosyasında iki davacı vekilinden biri olarak hareket etmektedir. Dava konusu edilen muhdesatın bulunduğu taşınmazlara ilişkin hukuki durum şöyledir: Taşınmazlar kadastro tespiti esnasında tespit harici kalmış, bunun üzerine davacılar tarafından 2003 yılında kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tescil davaları açılmıştır. Bu aşamada dava konusu taşınmazlar Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen Kralkızı Barajı suları altında kalmıştır. Muhdesatların sular altında kalması ve zarar görmesi nedeniyle başvurucu 2004 yılında davacılar lehine kamulaştırmasız el atma nedeniyle muhdesat bedelinin tazmini davaları açmışlardır. Mahkemede yargılama devam ederken başvurucu ve diğer davacı vekili dava dosyalarına başvuruya konu dava dilekçelerini sunmuşlardır. Söz konusu dilekçelerde Yargıtayın yürütülmekte olan davalar ile aynı konuya ilişkin içtihatları bulunduğu hatırlatılmış ve bu içtihatların kapsamı açıklanmıştır. Dilekçelerde Yargıtayın emsal davalarda verilen kararları yalnızca verim miktarlarının yüksek olması nedeniyle bozduğu, diğer konular yönünden herhangi bir bozma kararının bulunmadığı ifade edilmiştir. Dilekçelerde Yargıtayın bozma kararları açık olmasına rağmen Yargıtay bozma ilamlarında yer alan hususlarla sınırlı inceleme yapmak yerine mahkeme hâkimince Yargıtay tarafından değerlendirme konusu yapılmayan meselelerin incelenerek davaların uzamasına sebebiyet verildiği ileri sürülmüştür. Dilekçelerde yer verilen ifadelerden bazıları şöyledir:- Mahkemenin E.2004/79 ve E.2004/85 sayılı dosyalarına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçeler: "...Yargılamada konu mankeni haline gelmemiz ve mahkemenin yargılamanın seyrini istediği gibi yönlendirmesi ve taraf talepleri olmamasına rağmen her duruşma adeta yeni bir ara kararının kuzlaması neticesinde yargılama yılan hikayesine dönüşerek artık ne kadar adil bir karar da verilse gecikmiş olan bu dosyadan adil bir karar çıkmayacağına kanaat getirmiş durumdayız... Ancak bir sonraki duruşmada olmayan yeni bir ara kararı mahkemece resen bulunarak dava uzatılmaya veya red edilmek için öküz altında buzağı aranmaya çalışmaktadır..."- Mahkemenin E.2004/87 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçe:"...Yerel mahkeme 2005 tarihli duruşmada resmi verileri hiçe sayarak kendi kafasından ve hangi hukuki gerekçeye dayandırdığını açıklamadan resen ara kararı tesis etmiş, sorduğumuzda da kararda öğrenirsiniz diyerek yargılamanın hazırlık soruşturması gibi gizli olduğunu açıkça ortaya koymuştur... Bu veriler Yargıtay Hukuk dairesinin son zamanlardaki bir takım bozma kararlarında resmi veriler hiçe sayılarak kafadan ve ziraat ilim ve esasları ile istatistiklere aykırı veriler sunmasından kaynaklanmış ise de mahkeme Yargıtay'dan da ileri giderek değeri düşürmek gayesiyle daha düşük verim miktarları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar vermiştir.. Bu nedenle 2005 tarihli ara kararındaki verim miktarları Yargıtay bozmalarındakilerini dahi sollayarak adeta 20 yaşın üzerinde bile verimin düşük olacağı sonucuna götürmektedir ki bu kadarı da olmaz dedirtmektedir..."- Mahkemenin E.2004/88 sayılı dosyasına sunulan 17/4/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçe:"...Ancak mahkeme hakimi bu dilekçelerden tınmamış ve adeta davalı tarafmış gibi davranmaya devam etmiştir... Yapılan keşif sonucunda mahkeme hakimi 125 ada 1 parselin yanında bulunan taşınmaz için muradına erişmiştir..."- Mahkemenin E.2004/122 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçe:"...Adilane olmayan adeta ceza yargılamasına dönüşen davanın seyri hakkında beyan ve itirazlarımızın sunulması ve uyarılarımız hakkındadır... Mahkeme taraf talepleri olmadan resen verdiği DSİ'ye yazılan yazılardan 'davayı red' edebilmek için herhangi bir şey tutturamayınca bu kez orman müdürlüğünde şansını aramaktadır..."- Mahkemenin E.2004/189 ve E.2004/190 sayılı dosyalarına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçe:"...Yine mahkeme davayı red etmek gerekçesi arayışları içerisinde hızını alamayarak... Ancak başka dosyalarda yapılan bir takım hataların masum olan dosyalara sirayet ettirilip, yargılamanın geciktirilmesi, hukukun genel prensipleri olan bir takım ilkelerin bertaraf edilmesi, yargılamanın seyri zıvanadan çıkartarak hukuk davası olmaktan çıkartmıştır..."- Mahkemenin E.2004/191 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçe:"...Adilane olmayan adeta ceza yargılamasına dönüşen davanın seyri hakkında beyan ve itirazlarımızın sunulması ve uyarılarınız hakkındadır...Yine mahkeme davayı red etmek gerekçesi arayışları içerisinde hızını alamayarak...Mahkeme adeta hafiyelik oynarcasına taşınmazın susuz tarla değerine göre ve %7 kapitalizasyon faizi alınarak ek rapor alınmasına karar veriliyor..."- Mahkemenin E.2004/192 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçede yukarıdaki ifadelere ek olarak:"...Mahkeme yine de hızını alamamış ve 2005 tarihli ara kararında adeta muhtıra niteliğinde resen ara kararı tesis etmiştir..."- Mahkemenin E.2004/193 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçede yukarıdaki ifadelere ek olarak:"...Artık davayı red edemeyeceğini anlayan mahkeme taraf talebi olmamasına rağmen bu defa başka bir yazının DSI'ye yazılmasını istiyor ve hepsinden önemlisi Yargıtay bozma ilamına uyularak usuli kazanılmış hakları, mahkeme tespitlerini, yazı cevaplarını ve dosyada şimdiye kadar toplanan tüm verileri hiçe sayarak ve de hızını alamayarak...Bu durum mahkemeye büyük keyif vermektedir...yargılamanın seyrini zıvanadan çıkartarak hukuk davası olmaktan çıkartmıştır..."- Mahkemenin E.2004/197 sayılı dosyasına sunulan 16/1/2006 tarihli, müşterek imzalı dilekçede yukarıdaki ifadelere ek olarak:"...Şayet mahkemenin özel merakı varsa gidip tapudan öğrenebilir... Mahkeme hızını alamadığından bu safhaya kadar yapılanlar yetmiyormuş gibi gelmiş geçmiş tüm hukuk kuralları ihlal edilerek, sebebini açıklamadan adeta hafiye mantığıyla son duruşmada taşınmazın susuz tarla değerine göre ve %7 kapitalizasyon faizi alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasını taraf talebi olmadan resen talep etmiş yine masrafın da tarafımızdan karşılanmasını istemiştir..." Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/2/2009 tarihinde başvurucu ve diğer davacı vekili hakkında dilekçelerde yer alan hâkime yönelik ifadeler nedeniyle kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla hakaret suçundan iddianame düzenlenmiştir. Elazığ Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada başvurucunun kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla hakaret suçundan 840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 3/8/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Mahkeme kararının gerekçesi şöyledir:"Maden Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/79-85,87-88-122 124-189-190-191-192-193, 197 esas sayılı dava dosyalarında sanıkların vekil sıfatıyla hareket ettikleri ve mahkemeye sundukları dilekçelerinde '... taraf talepleri olmamasına rağmen her duruşma adeta yeni bir kararın kuzlaması...yargılama yılan hikayesine dönüşerek...yeni bir ara kararı Mahkemece resen bulunarak dava uzatılmaya veya red edilmek için öküz altında buzağı aranmaya çalışılmaktadır.', '...bir takım bozma kararında resmi veriler hiçe sayılarak kafadan... karar verilmiştir', '...ancak mahkeme hakimi bu dilekçelerden tınmamış, adeta davalı tarafmış gibi davranmaya devam etmiştir','...Mahkeme hakimi... taşınmaz için muradına ermiştir...', '...Mahkeme taraf talepleri olmadan resen verdiği DSİ ye yazılan yazılardan davayı red edebilmek için herhangi bir şey tutturamayınca bu kez Orman Müdürlüğünde şansını aramaktadır...', '...yargılamanın seyrinin zıvanadan çıkartarak...', '... Mahkeme adeta hafiyelik oynarcasına...','...Mahkeme yine de hızını alamamış... muhtıra niteliğinde resen ara kararı tesis etmiştir','...tüm verileri hiçe sayarak ve de hızını alamayarak...bu durum mahkemeye büyük keyif vermektedir...' şeklindeki beyanlarla açık bir şekilde katılanı küçük düşürücü, itham edici, iddia ve savunma sınırlarını aşar nitelikteki beyanlarla Mahkeme Hakimine hakaret ettikleri anlaşılmış, bu nedenle aksi yöndeki savunmalar doğru görülmemiş, böylece sanıkların iddia ve savunma sınırlarını aşıp, mahkeme hakimine yönelik yukarıda sözü edilen beyanlarla hakaret ettikleri sabit görülmüştür.Birden çok dilekçelerle sözü edilen beyanlarla eylemin gerçekleştirilmesi karşısında aynı kasıt altında teselsül edecek biçimde suçun işlendiği ve keza Mahkeme dosyalarına sunulmakla, eylemin aleniyet kazandığı anlaşılmış, sanıklar hakkında buna göre uygulama yapılmış, ortaya çıkan sonuç ceza miktarı, sanıkların kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmayışı ve somut bir zararın görülmeyişi karşısında haklarında CMK 231 maddesi tatbik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Daha sonra başvurucu 2/11/2009 tarihinde Elazığ Asliye Ceza Mahkemesince yapılan bir yargılamada 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan mahkûm olmuştur. Bu gelişme üzerine Elazığ Ağır Ceza Mahkemesince 12/12/2012 tarihinde hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. Mahkeme, başvurucunun dosya kapsamından anlaşılan suç işlemekteki ısrar ve kararlığını gözeterek adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesince 23/6/2015 tarihinde temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay ilamı başvurucuya 17/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı kararlar için Keleş Öztürk (B. No: 2014/15001, 27/12/2017, §§ 20-30) ve Bekir Coşkun ([GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 18, 19) kararlarına bakılabilir.