13. Hukuk Dairesi 2014/19272 E. , 2015/22538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... ile onun Bayisi olan diğer davalı ... Pazarlamadan kampanya kapsamında dokuz adet ürün satınaldığını, ancak iş yerinin iflas etmekle
**13. Hukuk Dairesi 2014/19272 E. , 2015/22538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... ile onun Bayisi olan diğer davalı ... Pazarlamadan kampanya kapsamında dokuz adet ürün satınaldığını, ancak iş yerinin iflas etmekle kapandığını ve ürünlerin teslim edilemediğini ileri sürerek mümkünse ürünlerin teslimini değilse ödediği 6350 TL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., firmalarınca bir kampanya yapılmadığını bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, kampanya kapsamında satın aldığı ürünlerin teslim edilmemesi nedeni ile 4077 sayılı Tüketici Yasasının Kampanyalı satışlara özgü düzenlenen 7. maddesi kapsamında eldeki davayı açmıştır. Davalı ... kendi firmalarına ait bir kampanya olmadığını savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketici Yasasının 7. maddesinde ilan ve taahüt edilen mal veya hizmetin teslimatının veya ifasının hiç veya gereği gibi yapılmaması durumunda satıcı, sağlayıcı, bayi, acente, imalatçı üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece, ürünlerin bu madde kapsamında belirtilen kampanyalı satış statüsünde satıldığı kanaati ile dava kabul edilmiştir. Ne varki, Dosya kapsamında ... firmasının bir kampanyasının olmadığı ancak bayisi olan diğer davalı şirketin kampanya adı altında ürünleri sattığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer uyuşmazlığa ilişkin 2009/4-101 E ve 2009/139 K numaralı ilamında da, üreticinin de satıcı ile sorumlu olabilmesi hususunun sadece kampanyalı satışlara özgü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda ise davalı ... tarafından düzenlenen bir kampanya olmadığına göre davanın temyiz eden davalı yönünden reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı ... lehine BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 409,46 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 29/06/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Uyuşmazlık davacının 22.2.2012 tarihinde davalı şirketten satın alıp bedelini satıcıya ödediği beyaz eşyanın satıcı/bayii tarafından kararlaştırılan teslim tarihinde hiç teslim ve ifa edilmemesi nedeni ile diğer davalı sağlayıcı ... nin sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından kampanyanın sağlayıcı/tedarikçi tarafından düzenlenmediği, sağlayıcının satıcı gibi sorumlu olmayacağı gerekçesiyle hüküm tüketici aleyhine bozulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki borçlar hukuku ilkelerine göre sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince alıcıya teslim edilmeyen maldan sadece satıcının sorumlu olması, sözleşmede taraf olmayan sağlayıcının sorumlu olmaması gerekir. Ne varki davaya konu satış 4077 sayılı Yasa ile 6502 sayılı Tüketicinin korunmasıyla ilgili yasalarda düzenlendiği için bir tüketici işlemi olup tüketici mevzuatına göre sağlayıcı da sözleşmede yer almasa bile ayıptan sorumlu olduğu gibi teslim edilmeyen malların aynen iadesinden sorumlu olması gerekir. Taraflar arasındaki işlem hukuki yapısı itibariyle ön ödemeli kampanyalı satış olup bu sözleşme tipi dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Kanunun 7. maddesinde düzenlenmiştir. 4077 sayılı Kanunun 7/3. maddesine göre '... ilan ve taahhüt edilen mal ve hizmetin teslimatının ve ifasının hiç yapılmamasından satıcı sağlayıcı bayi acente imalatçı üretici ithalatçı ve hatta 10. maddenin 5. fıkrasına göre kredi veren banka bile müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.' Aynı Kanunun 4. maddesinde sözleşmeye konu mallar davacıya teslim edilmiş olsaydı malın gereği gibi teslim edilmemesinden yani ayıbından satıcı ile birlikte sağlayıcının sorumlu olacağı düzenlenmişken aynı malın ayıbından sorumlu olan sağlayıcının malın hiç teslim edilmemesinden sorumlu tutulmaması tüketicileri koruyan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ruhuna aykırı olduğu gibi yasanın amacını anlatan 1. maddesi ile kampanyalı satışı düzenleyen 7. maddesi ve hatta 4. maddesine de aykırıdır. Esasen tüketici hukukunda bedeli ödenen malın hiç teslim edilmemesi olgusu hukuki bir ayıptır, rehinli malın teslimi de (kısmi teslim) gereği gibi bir ifa sayılmadığı için ayıp kavramına dahildir. Hal böyle olunca ayıba karşı tekeffülden sorumlu olan sağlayıcı teslim edilmeyen maldan da sorumlu tutulmalıdır. Nitekim 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 8. maddesi malın sözleşmede belirtilen süre içinde teslim edilmemesini ayıp kavramı içinde mütalaa etmiştir. Öyleyse gerek eski yasanın 4. maddesi ve gerekse 6502 sayılı yasanın geçici 1. maddenin 2a bendi delaletiyle 8. ve 11.maddesi uyarınca sağlayıcı bedelden olmasa bile aynen iadeyle yükümlü olmalıdır. Somut olayda davalı sağlayıcı, bahsi geçen mallara ilişkin kampanya düzenlemediğini bildirmiş ise de dosya içinde mevcut '...' adını ve logosunu taşıyan kitapçıkta davaya konu malların nasıl satılacağını, uygulama esaslarını, malların ilan ve reklamını, ödemenin şeklini, kredi kullanılacak bankaları, malın teslimine kadar bir kampanyada olması gereken tüm hususları gösteren 'ocak şubat 2012' kampanya broşürünü yayınlayıp satıcıya göndermiştir. Bu haliyle satıcı tarafından tüketiciye sunulan bu broşür kampanyaya davet niteliğinde olup tüketicinin de bu broşürde yazan bilgiler dahilinde yaptığı alışverişin kampanyalı satış veya kampanya niteliğindeki diğer satış (Kampanyalı satışlara ilişkin yönetmelik m.16) niteliğinde olduğunun kabulünde zorunluluk vardır. Öyleyse sağlayıcının kampanya düzenlenmediğine ilişkin savunmasına itibar edilemez. Nitekim sözleşmenin kurulduğu, bedelin ödendiği ve malların teslim edilmediği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık ta yoktur. Tüketici hukukunda kabul edilen ilkelere göre tüketici eğer edimini yerine getirmiş ve satıcı sağlayıcının edimini yerine getirmekten kaçınmak için yazılı sözleşmenin bulunmadığı ya da sözleşmenin unsurlarının eksik olduğu bu yüzden sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesine yönelik savunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup dinlenemez. Öte yandan yukarıda belirtilen kanuna aykırılığı saptanmayan yönetmelikte kampanya için yazılı izin şartının varlığı bu sözleşmenin oluşması için kurucu bir unsur olmayıp bildirici mahiyettedir. Esasen bayii ile sağlayıcı arasındaki kampanya gibi düzenlemeler bir iç ilişki olup iç ilişkinin içeriğini tüketiciden bilmesini beklemek yararsızdır. Kaldı ki, kampanyalı satışların geçerliliği satıcının bayisi olduğunu inkar etmeyen ...'nin bundan haberdar olmamasına bağlanamaz. Bir imalatçı sağlayıcının bayisi olan diğer taciri sürekli denetlemesi beklenemez ise de davaya konu satışı yapılan malları sağlayıcının bayisi olan davalı tarafından satılması bu satıştan ürünü pazarlanan sağlayıcının menfaatinin olması, tüketicinin taraf olduğu işlemin tüketici işlemi olması, sağlayıcıya ait malın markasının tüketici üzerinde bıraktığı güven ilişkisi nedeniyle tüketicilerin mala ait güvenini boşa çıkartmamak için sağlayıcının bayisi üzerinde gözetim ilişkisinin varlığı tüketici hukuku açısından aranmalı ve sağlayıcının teslimi yapılmayan maldan sorumlu olduğunu kabulde zorunluk bulunmaktadır. (Dairemizin konut satışına ilişkin 7. madde uygulamasıyla ilgili 2013/12961-23343 sayılı Kararı, yine dava konusu aracın satışının yapılmasına rağmen araç üzerinde rehin olması, bayinin işi terk etmesi nedeniyle teslim yapılmamasını hukuki ayıplı olarak görüp ithalatçı ve bayiyi müteselsilen sorumlu tutup bedel iadesine hükmeden mahkeme kararını onayan 2014/18935 E. 2015/10576 K. sayılı kararları) Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.