7. Ceza Dairesi 2008/17620 E. , 2011/17500 K. Bakaya kalmak suçundan sanık ...'nun, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2.maddeleri gereğince 1.500 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ARHAVİ Sulh Ceza Mahkemesinin 26.11.2007 tarihli ve 2007/6-24 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.10.2008 gün ve 51204 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavc…
**7. Ceza Dairesi 2008/17620 E. , 2011/17500 K.** **"İçtihat Metni"** Bakaya kalmak suçundan sanık ...'nun, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2.maddeleri gereğince 1.500 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ARHAVİ Sulh Ceza Mahkemesinin 26.11.2007 tarihli ve 2007/6-24 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.10.2008 gün ve 51204 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2008 gün ve KYB. 2008-225103 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, bakaya kalmak suçunun işlendiği kabul edilen tarih itibarıyla sanığın Avrupa Konseyi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde stajyer olarak görev yaptığı, bu durumun ise 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/1, 35/E-2 maddeleri delaletiyle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1.maddesi uyarınca yasal mazeret sayılabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası 647 sayılı yasa hükümleri uyarınca paraya çevrilmiş olması sebebiyle temyiz yolu açık olduğu halde yasa yolu gösterilirken kararın kesin olarak verildiği belirtilerek sanık yasa yolunda yanıltıldığından; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer veremyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların belirtilmediği bu suretle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.