Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; genel müdür statüsünde müvekkili işletmesi ... Alış veriş merkezinde çalışmakta olan davalı ... 'nin, muhasebe birimine ... Taah. Aş yönetimiyle AVM de kiraya verilen her bir dükkanın kiralanmasında komisyon bedeli olarak bir aylık kira bedeli tutarında komisyon alacağı hususunda anlaştığını ifade ederek, 2016-2021 haziran ayı tarih aralığında komisyon bedeli adı altında lakin, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın müvekkili şirket lehine nama keşide edilmiş veya müvekkili Şirket lehine ciro edilmiş dava konusu çek ve senetleri genel müdür sıfatıyla muhasebe biriminden alıp müvekkili şirket adına imza / ciro yetkisi olmadığı halde ve ayrıca müvekkili adına alacak tahsil yetkisi olmadığı halde davalı ...'nin şirket kaşesi üzerine şahsen imzasıyla imzalayarak bankalara tahsil için gönderildiğini, tahsil edilen çek/senet bedellerini kurucu ortağı olduğu şirket hesabına yatırılmasını sağlamak suretiyle güveni kötüye kullandığını, davalı ...'nin müvekkili adına hiçbir kimseden ve hiç bir şekilde nakit para veya müvekkili lehine/namına düzenlenmiş çek ve senet bedellerini tahsil etmek veya çek ve senetleri ciro etmek gibi bir görev ve yetkisinin olmadığını, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen toplam çek bedelinin 975.327,61-TL, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen toplam senet bedelinin ise 62.450,00-TL olduğunu, yine toplam 48.000.TL.tutarında müvekkili adına faturalar düzenlendiğini ve bedelinin müvekkilinden haksız yere tahsil edildiğini, faturaların açıklama kısmında ‘"araç kiralama bedeli" yazılı olduğunu, bu firmaların müvekkiline ait alışveriş merkezinde müvekkilinin kiracısı olduğunu, davalı ...'nin de bu firmaların resmi veya gayrı resmi ortağı olduğunu belirterek, kiralama komisyon bedeli adı altında tahsil edilen çek toplam bedeli 975.375,61-TL ve senet toplam bedeli 62.450,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen fatura tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari avans faiziyle birlikte davalılardan alınmasına, araç kiralama bedeli adı altında 38.000-TL haksız tahsili sağlayan ...'den fatura ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/09/2021 tarih ve 2021/780 Esas - 2021/779 Karar sayılı kararı ile; " ....davacı vekili,alacak istemiyle huzurdaki davayı açmış ise de; dava konusunun, bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olup davacı vekilinin dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı ,arabuluculuğa görevsizlik kararı verildikten sonra başvurmuştur.Yukarıda anılan maddenin son fıkrasında açıkça "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde.." denilmekte olup somut olayda da davacı vekili Mahkemece karar verildikten sonra arabulucuya başvurduğunu beyan ederek ilgili tutanağı sunmuş olup arabuluculuğa ilişkin dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp davanın ilk açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Bu nedenlerle davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. " gerekçeleri ile; " Davacının görevsiz mahkeme tarafından görevsizlik kararı verildikten sonra arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirdiği, söz konusu dava şartının sonradan tamamlanabilen dava şartlarından olmadığı, davanın açıldığı sırada arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilmesi gerektiğinden davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettikleri 28/06/2021 tarihli beyan dilekçelerinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmekle birlikte beyan dilekçeleri ekinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/3105 dosya nolu 10/08/2021 tarihli Ticaret Hukuku uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağının Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına ibraz edildiğini, bu şekilde arabuluculuğa başvuru dava şartının, dosya Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi edilmeden önce gerçekleştirildiğini, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, görevsizlik kararıyla kendisine gelen dosyada taraflara tebligat yapılmadan ve davanın esasına girilmeden 23/09/2021 tarihli tensip kararı ile istinafa konu kararın verildiğini, kararın adil yargılanma hakkına, arabuluculuk müessesinin getiriliş amacına ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden ve dosya görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmeden önce arabuluculuk son tutanağının asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilmesi nedeniyle arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğini (T.C Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E :2020/3187 K:2021/762 T: 04/02/2021 - T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E. 2021/321 K. 2021/797 T. 17.6.2021 - T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E. 2021/124 K. 2021/860 T. 24.6.2021 ), Mahkemenin gerekçeli kararının iddia başlığı altında ‘’Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen 27/10/2020 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle‘’ ifadesi yer almış ise de, bunun sehven yazıldığı kanaatinde olduklarını, dava dilekçelerinin 22/06/2021 tarihli olup Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine verildiğini, görevsizlik kararı ile dosyanın mahkemeye gönderildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.