Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17247 E. , 2024/2158 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/17247 Karar No : 2024/2158 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istem…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17247 E. , 2024/2158 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/17247 Karar No : 2024/2158 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/16 ve 8/14 maddeleri uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar, tarafların temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 09/05/2019 günlü, E:2016/28963, K:2019/3467 sayılı kararıyla; söz konusu meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına uyularak adı geçen Mahkemece verilen 25/09/2019 günlü, E:2019/1060, K:2019/871 sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 5. ve 15/1-(d) maddeleri uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde iki ayrı dava olarak yeniden açılmıştır. Dava Konusu İstem : Dava; .... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "çevresinde iffetsizlikle tanınan kadınla karı-koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan soruşturma raporu ve eklerinin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, davacının A. A. isimli kadın ile karı koca gibi yaşadığı iddiasının somut ve şüpheden uzak bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı görüldüğünden, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvursunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, İdare Mahkemesi l kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Üye ...'nın; "uyuşmazlıkta; .... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi hükmü gereğince verilen dilekçe ret kararı sonucunda, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan iki meslekten çıkarma cezasının her birine ayrı ayrı dava açıldığı, dilekçe ret kararının niteliği gereği bu davaların her birinin yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu, dolayısıyla dilekçe ret kararı üzerine açılan yeni davalarda kararın verildiği tarih itibarıyla davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunda yürürlükte bulunan 2577 sayılı Kanun'un 45'inci maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen esasa ilişkin ilk karar, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten (20/07/2016) önce olmasına rağmen, bozmaya uyularak 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne aykırılık nedeniyle verilen dilekçe ret kararı üzerine, iki kez meslekten çıkarma cezasının her birine karşı ayrı ayrı açılan davaların yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu ve bu davalarda verilen kararların da bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu olduğu ve anılan Kanun hükümleri uyarınca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğundan, .... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen.... günlü, E:..., K:... sayılı kararın temyiz incelemesine tabi olması gerektiği" yolundaki ayrışık oyuna karşılık, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan .... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:.... sayılı kararının,... tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda adı geçen Mahkemece verilen ... günlü, E:...., K: ... sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilmek suretiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, A. A. isimli kadının, S.Ö. isimli kişiyle yaşadığı cinsel ilişkiyi davacının kendisine verdiği kalem kameralar ile gizlice kaydederek görüntüleri davacıya verdiği ve davacının da söz konusu kayıtlarla S.Ö.'yü tehdit ederek 150.000 Euro isteyip şantaj yaptığı iddiaları ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucu davacının, uzun zamandır A.A.'yı tanıdığı, internetten veya yüz yüze görüştüğü, kendi asıl kimliğini ve görev yerini sakladığı, adının ..., görev yerinin .... olduğunu belirterek yalan beyanda bulunduğu, normal bir ilişkide buna gerek olmadığı, başkalarıyla cinsel birlikteliği bile anlatacak ve yardım isteyecek kadar samimi oldukları, evine gidip geldiği hususlarının davacı, A.A. ve soruşturma kapsamında yer alan F.U.'nun ifadeleriyle sabit olduğu, A.A. ile irtibatının hayatın olağan akışında normal bir ilişki olmadığı, bu davranışıyla çevresinde iffetsizlikle tanınan kadınla karı-koca gibi yaşamak, ilişki kurmak suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 16. bendinde; "Genelev ya da tek başına fuhuş yapılan yerlerde, bar, pavyon, gazino vb. yerlerde çalışan kadınlarla ya da çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı - koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak," fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla olayda soruşturma dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; A.A. isimli kadının çevresinde iffetsizlikle tanındığı, iffetsiz biri olduğu hususunun gerekli araştırma ve inceleme yapılarak açık ve net olarak ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının üzerine atılı fiilin Emniyet Teşkilat Tüzüğü'nün yukarıda yer verilen 8/16 maddesi kapsamında sübuta ermediği anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:...,K: ... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "çevresinde iffetsizlikle tanınan kadınla karı-koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı hakkında, A.A. isimli kadının S.Ö. isimli kişiyle yaşadığı cinsel ilişkiyi davacının kendisine verdiği kalem kameralar ile gizlice kaydederek görüntüleri davacıya verdiği ve davacının da söz konusu kayıtlarla S.Ö.'yü tehdit ederek 150.000 Euro isteyip şantaj yaptığı iddiaları ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucu davacının, uzun zamandır A.A.'yı tanıdığı, internetten veya yüz yüze görüştüğü, kendi asıl kimliğini ve görev yerini sakladığı, adının ..., görev yerinin ... olduğunu belirterek yalan beyanda bulunduğu, normal bir ilişkide buna gerek olmadığı, başkalarıyla cinsel birlikteliği bile anlatacak ve yardım isteyecek kadar samimi oldukları, evine gidip geldiği hususlarının davacı, A.A. ve soruşturma kapsamında yer alan F.U.'nun ifadeleriyle sabit olduğu, A.A. ile irtibatının hayatın olağan akışında normal bir ilişki olmadığı, bu davranışıyla çevresinde iffetsizlikle tanınan kadınla karı-koca gibi yaşamak, ilişki kurmak suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği; adli yönden ise davacının ve A.A. isimli kadının da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinde, disiplin soruşturmasına konu fiil nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; davacının, özel hayatın gizliliğini ihlal etmekten 1 yıl 8 ay hapis, şantaj suçundan 10 ay hapis ve 10 gün karşılığı adli para cezası, hakaret suçundan 2.500 TL adli para cezası, tehdit suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş olup, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, olayla ilgili ceza yargılaması sonucu verilen karar dikkate alındığında, davacının üzerine atılı "çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı - koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak," fiilini işlediğinin sabit olduğu, eylemine uyan ceza ile cezalandırıldığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.