2. Hukuk Dairesi 2007/20972 E. , 2009/1325 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 10. Aile Mahkemesi TARİHİ : 03.10.2007 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \* davalının başka erkekle ilişkisi olduğu ve güven sarsıcı davranışları kanıtlanamamış ise de; t…
**2. Hukuk Dairesi 2007/20972 E. , 2009/1325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 10. Aile Mahkemesi TARİHİ : 03.10.2007 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \* davalının başka erkekle ilişkisi olduğu ve güven sarsıcı davranışları kanıtlanamamış ise de; toplanan delillerle, eşini istemediğini söylediği ve tehdit ettiğinin gerçekleşmesine, boşanmaya sebep olan olaylarda, eşine hakaret eden, fiziki şiddet uygulayan ve başka bir kadınla ilişkisi sabit olan davacının daha ziyade kusurlu olmasına davalının davaya itirazının da, hakkın suistimali niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış bulunmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak \* davalı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.