4. Hukuk Dairesi 2022/2802 E. , 2024/1859 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/630 E., 2021/307 K. DAVA TARİHİ : 22.04.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın yargı yolu bakımından usulden reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın onanmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesince davanın çözümünde adli yargının görevli old…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2802 E. , 2024/1859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/630 E., 2021/307 K. DAVA TARİHİ : 22.04.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın yargı yolu bakımından usulden reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın onanmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesince davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı...Gümüş Takı San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait aracı 23.06.2012-23.06.2013 dönemi için kasko sigortası ile sigortaladığını, 08.11.2012 tarihinde Erbaa-Niksar arasındaki yolda seyir halinde iken yolun kenarındaki kayalıklardan düşen kaya parçasına sigortalı aracın çarpması sebebi ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumuna hizmet kusuru işleyerek sebebiyet vermiş olan davalı ... Müdürlüğüne hasar tazminatının rücu için başvurduklarını, ancak davalı kurumun bunu reddettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava dışı sigortalılarına ödenen toplam 32.591,00 TL'nin ödeme tarihi olan 03.12.2012 tarihinden başlayan ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın yapmış olduğu kazaya ilişkin tutanaklarda idarelerine herhangi bir kusur atfedilmediğini, müvekkili idarenin kusurlu olduğuna dair dava dosyasına davacı tarafça herhangi bir somut delil sunulmadığını, açıklanan nedenler ile davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.02.2016 tarihli, 2014/158 Esas ve 2016/133 karar nolu kararı ile; gerçek zararının tespiti maksadıyla alınan raporda gerçek zararın toplamda 32.591,00 TL olduğu, davalının %40 kusurlu olduğunun Adli Tıp Kurumunca tespit edildiği ve kusuruna isabet eden oranda davanın 13.036,04 TL'lik kısmının kabul edilerek 13.036,04 TL'nin ödeme tarihi olan 03.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/10117 Esas, 2017/4258 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı, davalı ... Müdürlüğünü hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2 nci maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 nci maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.02.2018 tarihli ve 2017/486 Esas, 2018/30 Karar sayılı kararıyla, dava, idari yargının görev alanına girdiğinden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. C. Onama Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2018/1742 Esas, 2019/4026 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. D. Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı Uyuşmazlık Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli ve 2020/461 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararıyla davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110 uncu maddesi uyarınca adli yargıda görülmesi gerektiğinden Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı Sonrası Verilen Karar Mahkemenin 2020/630 Esas, 2021/307 Karar sayılı 01.04.2021 tarihli kararı ile; gerçek zararın tespiti maksadıyla alınan raporda gerçek zararın toplamda 32.591,00 TL olduğu, davalının kusuruna isabet eden oranda davanın 13.036,04 TL'lik kısmının kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 13.036,04 TL'nin ödeme tarihi olan 03.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, kusuru kabul etmediklerini, idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zarar ile idarenin eylem ve işlemlerinin illiyet bağının bulunmadığını, bilirkişi raporundaki parça bedellerinin gerçek değerinin üzerinde belirlendiğini, yıpranma payının hasar bedelinden düşülmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketi tarafından kasko poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada yol kusuru nedeniyle ödenen hasar bedelinin davalı kurumdan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Kanun'un 1472 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.