10. Hukuk Dairesi 2023/4027 E. , 2023/5858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3787 E., 2022/3815 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/77 E., 2022/529 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemes
**10. Hukuk Dairesi 2023/4027 E. , 2023/5858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3787 E., 2022/3815 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/77 E., 2022/529 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2001019772004 sigorta sicil mumarası ile 05.11.2012 ile 07404/2014 tarihleri arasında Pamukkale Otomotiv Petrol San. Tic. Ltd. Şti.de ve 08.04.2014 ile 10.11.2014 tarihleri arasında davalı Has Kimyasal San. ve Tic. Ltd. Şti.de “ön muhasebe sorumlusu” sıfatı ile çalışmış bulunduğunu, müvekkilinin çalışma süresi boyunca maaşının elden ... tarafından ödenmiş olduğunu, müvekkilinin işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak müvekkilinin davalı şirkete ait SGK kaydının 07.04.2014 tarihinde Pamukkale Otomotiv'den çıkışı yapılarak hemen ertesi günü 08.04.2014 tarihinde Has Kimyasal işletmesinde başladığı için Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından bu iki işletmenin akraba/tanıdık ortakları bulunduğu da göz önüne alınarak farazi bir işçi aktarımı yapıldığı ve müvekkilinin fiilen Has Kimyasal'da çalışmadığı düşüncesi ile baskı oluşturacak şekilde alınan müvekkili adına ancak başka biri tarafından imzalanmış ifade tutanakları ile de delillendirilerek müvekkilinin sigorta kaydının (213 günün tamamının) silindiğini, söz konusu kayıtların silindiğini müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra öğrendiğini, bu ihtilaf konusu tarihlerde müvekkilinin fiilen, düzenli ve sürekli olarak çalıştığı tek işyerinin Has Kimyasal Ltd. Şti. olduğunu, şirkete ait çalışanın maaş bordrolarının ve çalışma belgesinin mevcut olduğunu, ayrıca bu hususların tanıklar, kamu tanıkları ve işyeri tanıkları ile de ispatlanacağını, işletmenin işçi alımı için gerekli tüm adımları ve istenen tüm belgeleri müvekkilinden istediğini, belirtilen tarihlerde müvekkilinin fiilen işyerinde çalıştığının işverem vekili tarafından da ikrar edilmiş ve belgelendirilmiş olduğunu, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğunu, aynı işyerinde aynı zaman aralığında çalışmış olan ...'un (Doğan'ın) da benzer sebeplerden hak kaybının oluştuğunu ve hizmet tespiti istemli davasının Mahkememizin 2016/372 Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğunu beyanla; müvekkilinin davalı Has Kimyasal San. Tic. Ltd. Şti.de yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 08.04.2014 tarihi olduğunun tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına ve söz konusu hizmetlerin diğer hizmetler ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, bu davanın niteliği itibariyle bir hizmet tespit davası olup davada işverenin de davalı gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle öncelikle bu eksiklik giderilmediği için dava şartlarının yerine gelmediği kanaatinde olduklarını ve bu eksikliğin giderilmesini talep ettiklerini, davacıya ait 08.04.2014 tarihli işe giriş bildirgesi kurum kayıtları intikal etmiş ise de buna ilişkin dönem bordrosu olmaması sebebiyle çalışma kaydına rastlanmadığını, Kurumun kayıtları esas olup davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda o kişinin fiilen çalışması gerektiğini, bu araştırma yapılmadan ve eylemli çalışma açıkça ispatlanmadan davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu tür hizmet davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek tanıkların tespiti istenen sürede işyerinde çalışan kişilerden olması veya işyerini yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi, tanık beyanları ile yazılı belgelerin birbirini teyit etmesi gerektiğini, davacının dava dışı işverene ait işyerinde şahsi dosyası var ise bu dosyanın, ayrıca varsa puantaj cetvellerinin ve ücret tediye bordrolarının da getirtilmesi, bordrolarda davacının imzasının bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini, davacının tespiti istenen dönemde başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışmasının bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini, bu tür davaların açılmasına bildirge ve bordroları süresinde veya hiç vermeyen işverenler neden olduğundan davanın kabulü cihetine gidilmesi halinde Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu sebeplerle müvekkili Kurumun işlemleri hukuka ve mevzuata uygun olup bu işlemlerin iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile davacının, davalı Has Kimyasal Sanayi Ticaret Limited Şirketinin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1120203.20 sıra numarasıyla işlem gören işyerinden sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı 08.04.2014-10.11.2014 tarihleri arasında çalıştığının ve söz konusu işyerindeki sigortalılık başlangıç tarihinin 08.04.2014 tarihi olduğunun tespitine, davacının belirtilen sigortalılık sürelerine ilişkin primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmasına, davacının tespitine karar verilen sigortalılık hizmetlerinin diğer sigortalılık hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının kuruma başvuru şartını yerine getirmeden dava yoluna gidilmiş olduğunu, açılan davanın husumet yönünden de reddinin gerektiğini, hizmet tespiti davalarında kurum kayıtlarının esas olduğunu aksinin yine benzer delillerle ispatlanması gerektiğini, mahkemenin yalnızca davacı tanık beyanlarıyla hüküm kurulmuş olduğunu bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Somut uyuşmazlıkta; davacı SGK denetmen raporu doğrultusunda kurumca iptal edilen 08.04.2014 - 10.11.2014 tarihleri arasındaki davalı Has Kimyasal Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi'nde geçen çalışmasının fiili ve gerçek olduğu iddiasıyla eldeki davacı açmıştır. Yargılama sırasında dinlenen bordro tanıkları ..., ..., ... ... ve davacı tanığı ... kurumca iptal edilen uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı şirkette değil dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nde çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı tanığı ... tarafından dava dışı Pamakkale Otomobil Petrol San. ve Tic. Ltd. Şirketi'ne karşı aynı nedenlerle açtığı davada Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçerek kesinleşmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 30.06.2022 gün ve 2021/11552 esas, 2022/10120 karar) Kaldı ki davacı dahi denetim sırasında SGK denetmenine verdiği 06.06.2016 tarihli ifadesinde iptal edilen uyuşmazlık konusu dönemde kendisinin davalı Has Kimyasal Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi'nde değil dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi'nde çalıştığını söylemiştir. Kapatılan Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2017 gün ve 2017/1672 esas, 2017/8847 karar sayılı kararında belirtildiği üzere davacının SGK müfettişine verdiği 06.06.2016 tarihli ifadesi mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlar. O halde yargılama sırasında dinlenen bordro tanıklarını ve davacı tanığı ...'ın beyanları ve davacının 06.06.2016 tarihli SGK müfettiş ifadesi karşısında iptal edilen uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı Has Kimyasal ... Şirketi işyerinde çalışmadığı, dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi işyerinde çalıştığı açık olup davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Davalı kurumun istinafı yerinde olmakla, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde; bordro tanıkları ..., ..., Salim ... ve tanığımız ...'ın müvekkilin davalı şirkette değil dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol San. ve Tic. Ltd. çalıştığını beyan ettikleri, bunun yanında SGK denetimi esnasında verdiği 06.06.2016 tarihli ifadesinde uyuşmazlık konusu dönemde kendisinin davalı şirkette değil dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.de çalıştığını söylediği, yargıtay kararları ışığı altında bu ifadenin ikrar niteliği taşıdığı, davacı müvekkilin davalı Has Kimyasal Sanayi ve Tic. Ltd Şti. de değil Pamukkale Otomobil Petrol sanayi ve Tic Ltd. Şti. işyerinde çalıştığının açık olduğu, Bölge Mahkemesi kararına dayanak gösterdiği tanıkların kesin, net bir bilgisi bulunmamakta olduğu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Bu tür kurum işleminin iptali ve hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3. Değerlendirme Eldeki incelemeye konu davada, davacının SGK denetmen raporu doğrultusunda kurumca iptal edilen 08.04.2014 - 10.11.2014 tarihleri arasındaki davalı Has Kimyasal Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi'nde geçen çalışmasının fiili ve gerçek olduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarına göre kurumca iptal edilen uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı şirkette değil dava dışı Pamukkale Otomobil Petrol San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nde çalıştığı, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ... tarafından dava dışı Pamakkale Otomobil Petrol San. ve Tic. Ltd. Şirketi'ne karşı aynı nedenlerle açtığı davada Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 30.06.2022 gün ve 2021/11552 esas, 2022/10120 karar denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında mahkemce, elde edilecek hükmün, sigortalıyı çalıştıran işverenin hak alanını da ilgilendirdiği ve onun yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, işverenin davalı Kurumla birlikte zorunlu dava arkadaşı konumunda yer aldığı ve husumette hata nedeniyle gerçek işverene de husumet yöneltilmesi gerektiği gözetilerek, dava dışı işverenin tespit edilip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi de nazara alınarak yasal yöntemine uygun biçimde davaya katılımı sağlanmalı, işverenin de göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme üzerine elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.