2. Ceza Dairesi 2023/24659 E. , 2024/6636 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93784 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2022 tarihli ve 2019/13-97 esas, 2022/437 karar sayılı ilamı…
**2. Ceza Dairesi 2023/24659 E. , 2024/6636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93784 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2022 tarihli ve 2019/13-97 esas, 2022/437 karar sayılı ilamında yer alan, "... Sanık ...’in, 07.03.2012 tarihinde katılan ...’un kasiyer olarak çalıştığı markete geldiği, saat 09.17 sıralarında kasaya yöneldiği, 5,75 TL değerindeki zeytinyağını kasaya bırakarak nakit 200 TL’yi katılana uzattığı, katılanın 194 TL’yi küsuratı ile birlikte sanığa verdiği, bu esnada sanığın “Ben sana ayrı ayrı para vereceğim. Bu 200 TL’yi iki tane 100 TL yap.” dediği, bunun üzerine katılanın, sanığın ilk vermiş olduğu 200 TL’yi geri verdiği, sanığın ise 194 TL para üstünü elinde tutmaya devam ettiği, dikkati dağılan katılanın sanık tarafından kendisine ayrıca 200 TL verilmediği hâlde fazladan 100 TL’yi sanığa verdiği, devamında sanığın, katılandan aldığı 100 TL, alışveriş nedeniyle para üzeri olarak verilen 194 TL ve zeytinyağı ile birlikte iş yerinden ayrıldığı olayda; Sanığın, basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği hileli davranışları sonucunda, katılanın rızasıyla kendisine 294 TL vermesini sağlayarak haksız menfaat sağlaması şeklindeki eyleminin, hırsızlık suçunu değil 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık ve sanıkla eylem ve işbirliği içerisinde hareket eden inceleme dışı diğer sanık ...'nin, katılanın kasiyer olarak çalıştığı akaryakıt istasyonunun marketine beraber girmelerini müteakip, sanık ...'nin satın almak istediği bir paket sigaranın karşılığında katılana 200,00 Türk lirası verdiği ve akabinde bozuk para vereceğini söyleyerek 200,00 Türk lirasını geri istemesini takiben, tekrar aldığı parayı saklamak suretiyle dikkati dağılan katılandan, kendisine ayrıca 200,00 Türk lirası verilmediği halde parayı bozdurma bahanesi ile fazladan 2 adet 100,00 Türk lirası banknot olarak 200,00 Türk lirası aldığı, bu esnada sanığın katılana marketteki ürünlerin fiyatını ısrarla sorarak kafasını karıştırmaya ve dikkatini dağıtmaya çalıştığı, böylece sanıkların katılandan 186,50 Türk lirası ve bir adet sigara alarak beraber akaryakıt istasyonundan ayrılmak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergiledikleri hileli davranışları sonucunda, katılanın rızasıyla kendisine para vermesini sağlayarak haksız menfaat sağlaması şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, Diğer yandan 02/12/2016 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, uzlaştırma işlemi yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde sanık ... ve inceleme dışı sanık...'ın katılanın kasiyer olarak çalıştığı petrol istasyonuna geldikleri, sanık ...'nin 1 paket sigara alacağını söyleyerek katılana 200,00 TL para verdiği, sanık ...'nin bozuk para vereceğini söyleyerek verdiği parayı geri istediği ve katılanın sanık ...'ye 200,00 TL parayı geri verdiği, sanık ...'nin parayı cep telefonunun altına sakladığı, sanık ...'ın ise katılana bazı ürünlerin fiyatını sorarak katılanı oyalayıp kafasını karıştırdığı, bu esnada sanık ...'nin katılandan 2 adet 100,00 TL istediği, daha önce 200,00 TL'yi verdiğini unutan katılanın sanık ...'ye 2 adet 100,00 TL verdiği, bu 100,00 TL'lerden birisini katılana sigara almak amacıyla veren sanık ...'nin sigara ile birlikte 90,00 TL para üstünü alıp her iki sanığın da olay yerinden uzaklaştıkları olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın inceleme dışı diğer sanık ile birlikte basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği süregelen davranışların basit hile boyutunu aştığı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında bulunan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 08.10.2021 tarihli ve 2019/372 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.