1. Hukuk Dairesi 2021/5544 E. , 2023/219 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili 02.10.2013 havale tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın …
**1. Hukuk Dairesi 2021/5544 E. , 2023/219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili 02.10.2013 havale tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın 1959 yılında ... ... (Günalmış) tarafından alındığını ve nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda kaldığını, ... ...'ün taşınmazı tarla olarak kullanmakta iken sonrasında da bağ ve bahçe dikmek ve ev yapmak suretiyle kallandığını, müvekkili ...'ın 1993 tarihinde 495 ada 10 parsel ve dava konusu 34 parseli ... ...'den satın aldığını ve zilyetliğini de devraldığını, Hazine adına oluşturulacak idari tapunun hukuki geçerliliğinin olmayacağını öne sürerek dava konusu 495 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, kadastro tespitinden sonra on yıl geçmesi halinde kadastrodan önceki sebeplere dayanarak tapu iptali ve tescili davası açılamayacağını, mera ve orman niteliğinde ise bu gibi yerlerin zamanaşımı ile zilyetlikle kazanılamayacağını, tarıma elverişsiz yerler ile tepe, kayalık, dağlık gibi yerlerin tescile tabi olmayıp devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 02/06/2016 tarih 2013/536 E. 2016/365 K.sayılı kararıyla; Davanın zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescili talebine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın 1979 tarihinde tespit harici bırakıldığı, 2009 tarihinde ise idari yoldan davalı Hazine lehine tapuya kayıt ve tescil edildiği, 2009 tarihli tescilden geriye doğru mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacının eklemeli zilyetlik yoluyla en az 20 yıldır dava konusu yerin fen bilirkişi raporunda gösterilen kısmında ekim-dikim yapmak suretiyle tarımsal faaliyette bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 495 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 04.09.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 7.385,28 metrekarelik kısmının tapusunun iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı