8. Hukuk Dairesi 2021/8076 E. , 2024/1007 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının Kaldırılmasına, 610
**8. Hukuk Dairesi 2021/8076 E. , 2024/1007 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının Kaldırılmasına, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 29.02.2012 tarihinde kesinleşen arazi kadastro çalışmaları, 16.10.2015 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmaları bulunmakta olup, yapılan arazi kadastro sırasında dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel numaralı taşınmaz orman olarak tespit edilmiş ve tespit kesinleşmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Kulp ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları esnasında 248/1, 248/2, 248/3, 248/4, 248/7, 248/18, 249/1, 249/2 ve 101/2 ada ve parsellerden tam ortasında kalan arazinin 101 ada 1 numaralı orman parseli olarak tescil edildiğini, aynı köyde müvekkillerine ait olan 246 ada 1, 2 ve 5 nolu parseller ile Kulp nehri arasında kalan ve çoğunluğu ceviz ağacı olan arazilerin de orman olarak tescil edildiğini, nehir ile bu parseller arasında kalan arazinin tamamında 30-40 yıllık ceviz ağaçlarının olduğunu, 246 ada 1 nolu parseldeki taşınmaz ile 217 ada 2, 3 ve 6 nolu parseldeki taşınmazların arasında kalan ve orman olarak tescil edilen taşınmazın da müvekkillere ait olmasına rağmen orman olarak tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların yaklaşık 30 yıl boyuca müvekkiller tarafından müştereken ekilip biçildiğini, müvekkillerden önce babaları, dedeleri tarafından kullanıldığını, müvekkillerin taşınmazların üzerindeki zilyetliklerinin yaklaşık 150 yılı bulduğunu, taşınmazların bazen müvekkiller tarafından icare yolu ile kiraya verildiğini, dava konusu her üç parselin de etrafının tapulu arazilerden oluştuğunu, dava konusu taşınmazların müvekkillerin adına tescili gerektiğini ileri sürerek taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olup, uyuşmazlık dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi ile müvekkil adına tescile karar verilmesini, dava konusu tescil dışı taşınmazın yasa gereği belediye adına tescil ya da terkini gereken yerlerden ise belediye adına tescil ve tespite karar verilmesi gerektiğini, müvekkil idarece davaya sebebiyet verilmediğinden müvekkil idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın müvekkil idare yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: dava konusu 101 ada 1 nolu parselde bulunan dava konusu olan ve fen bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar- ihyasının kadastro tespit tarihi olan 2011 yılından önceki bir tarihte başladığı, taşınmazların özel mülkiyete elverişli, tarla tarımına elverişli tarım arazisi niteliğinde, bitki örtüsü ve toprak yapısının buna uygun, ekonomik kültür tarımına elverişli tarım arazisi niteliğinde olduğu ve uzun yıllardan beri de tarım arazisi olarak kullanıldığı, 1948, 1984 ve 2002 yıllarında zirai faaliyetlerinin yapılmış olduğu, davacılar tarafından ekonomik amaca dayalı olarak kullanıldığı ve taşınmazın mülkiyetini kazanmaya yarar zilyetlik koşullarının mevcut olduğu, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın ise 1949, 1984 ve 2002 tarihli hava hava fotoğraflarının incelenmesinde çay yatağında kaldığı, (D) harfi ile gösterilen taşınmazın ise ormanlık olmadığı; fakat imar-ihyasının olmadığı, (A) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 17 ve 14 üncü maddeleri uyarınca zilyetlikle kazanma şartlarının sağlandığı, B harfi ile belirtilen taşınmazın çay yatağında olması nedeniyle kazanıma konu edilemeyeceği, (D) harfi ile belirtilen taşınmazın ise imar- ihyanın olmaması nedeniyle kanunun aradığı kazanma şartlarının sağlanamadığı, kanunda öngörülen susuz arazide 100 dönüm, sulu arazide 40 dönümlük sınırlamanın aşılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Diyarbakır ili Kulp ilçesi ... Mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 101 ada 1 nolu parselin, 10.09.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki koordinatlı krokisinde (A) harfi ile belirtilen ve toplamı 10808,30 (Sulunabalir Tarım Arazi) m2 alan ve (C) harfi ile belirtilen 1.375,46 m2 (Kuru Tarım Arazi) alanının 101 ada üzerinden ve son parsel numarası verilerek davacılar ... (T.C. No: ***********) ve ... (T.C. No: ***********) adına eşit hisselerle tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Belediyesi Başkanlığı ve Kulp Belediye Başkanlığının davalı sıfatı (pasif husumet) bulunmaması nedeniyle Husumetten Reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün eğiminin %20-25, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün eğiminin ise %10-15 arasında olduğu, 1949 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazın (C) bölümünün çalı bitkileri ile kaplı olduğu; taşınmaz üzerinde ve komşularında tarımsal faaliyet bulunmadığı, (A) bölümü üzerinde alıç çalıları ve yer yer ... ağaçları bulunduğu; her iki taşınmaz bölümününde 1957 tarihli memleket haritasında yapraklı ağaçlar ve çalılık olarak gösterildiği, (C) harfi ile gösterilen taşınmazın bir hududun orman parseli içindeki aktif dere, bir hududunun kayalık diğer iki hududunun ise orman parseli ile çevrili olduğu, her iki taşınmaz bölümü üzerinde orman ağacı dip kütüğüne ve artıklarına rastlandığı, çekişmeli taşınmaz bölümleri hakkında saptanan kesin ve maddi deliller karşısında çekişmeli (A) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin öncesi orman olduğu gibi orman bütünlüğü içinde yer alan orman parselinin devamı niteliğinde oldukları, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olmadıkları, kesin deliller karşısında takdiri delil olan tanık ve bilirkişi beyanlarına değer verilemeyeceği, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olmasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 ... Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, dava konusu taşınmazların yaklaşık 30 yıl boyuca müvekkilleri tarafından müştereken ekilip biçildiğini, müvekkillerinden önce babaları, dedeleri tarafından kullanıldığını, müvekkillerinin taşınmazların üzerindeki zilyetliklerinin yaklaşık 150 yıldan fazladır, taşınmazların bazen müvekkilleri tarafından icare yolu ile kiraya verildiğini, dava konusu her üç parselin de etrafının tapulu arazilerden oluştuğunu, dava konusu taşınmazların da bu sebeple müvekkillerine ait olduğunu, mahalli bilirkişiler ve tanıkların bu iddialarını doğruladıklarını, ziraat mühendisi tarafından da iddialarını doğrular nitelikte raporun dosyaya sunulduğunu, raporlar ve deliller doğrultusunda ilk derece mahkemesince davanın kabul edildiğini, ancak bam dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı bulup kaldırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu arazinin müvekkillerinin arazisinin tam ortasında kaldığını, bu haliyle üç tarafı müvekkillerinin arazisi olan bir yerin orman vasfına sahip olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkillerinin devam eden zilyetliği bulunduğunu, orman vasfındaki arazinin bu kadar küçük bir metraja sahip olmasının da mümkün olmadığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.029,10 TL'nin temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.