T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/424 Esas KARAR NO: 2026/347 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2024 NUMARASI: 2014/223 ESAS - 2024/636 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/424 Esas KARAR NO: 2026/347 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2024 NUMARASI: 2014/223 ESAS - 2024/636 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticari bir alışverişten dolayı davacının 2013 yılı ortalarında, davalılardan ... ... ... Ltd. Şti'ne dökümü gösterilen kendi çekini verdiğini, çekte lehdar gözüken ... bu şirketin hem ortağı hem de şirket müdürü olduğunu, ... Gebze Ş.b. ... ... 15.12.2013 4.500,00-TL, davacının yukarıdaki çekini alan davalı şirket, bu çek üzerinde tahrifat yaptığını, çekin orijinal keşide tarihi 15.12.2013 iken, davalı şirket bu tarihi 20.06.2014 olarak değiştirmiş ve bu değişikliği keşideci yerine sahte olarak paraf ettiğini, ticari bir alışverişten dolayı davacı müvekkili, 2013 yılı ortalarında, davalılardan ... ... Ltd. Şti'ne aşağıda dökümü gösterilen kendi çekini verdiğini, çekte lehdar gözüken ... bu şirketin hem ortağı hem de şirket müdürü olduğunu, ... Gebze Şb. ... ... 15.12.2013 4.500,00-TL, davacının çekini alan davalı şirketin çek üzerinde tahrifat yaptığını, çekin orijinal keşide tarihi 15.12.2013 iken, davalı şirket bu tarihi 20.06.2014 olarak değiştirdiğini ve bu değişikliği keşideci yerine sahte olarak paraf ettiğini ileri sürerek davaya konu edilen ve tahrifat sonucu 20.06.2014 tarihli, ... nolu ve 34.500,00-TL tutarlı çekin 30.000-TL'lik kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu çek sebebiyle yapılması muhtemel icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Çekin müvekkili bankaya ... ... firması tarafından, bankaları tarafından firmaya kullandırılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, bankanın iyiniyetli 3. kişi hamili olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hususların yetkili hamil banka tarafından bilinebilmesi ve bankaya karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, tahrifat iddiasının ancak bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılabileceğini, banka kambiyo senedi alacaklısı olduğunu, davacının iddiaları hukuken iyiniyetli 3. şahıs konumunda bulunan ve davacı ile dava dışı firma arasındaki hukuki ilişkiden haberi bulunmayan ve bulunması da gerekmeyen müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin banka huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve dayanaksız olarak açmış olduğu dava nedeniyle %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2014/223 Esas - 2024/636 Karar sayılı kararıyla; ''...Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü çek üzerinde tahrifat yapıldığı itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu ... Gebze Şubesi'ne ait keşidecisinin davacı ... olan 15.12.2013 tarihli, ... seri numaralı, 4.500,00 TL bedelli çekte keşide tarihi ve çekin bedeli üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla dosyamız davacısının Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1337 soruşturma sayılı dosyasında davalı ... ...-... ....A.Ş nin ortağı ve yetkilileri olan ... ... hakkında ve şirketin çalışanı olan...hakkında şikayetçi olduğu, savcılıkça çek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan kriminal raporda; çek üzerindeki 20/06/2014 şeklindeki (rakamlar hariç) çekin ön yüzündeki yazıların davalı şirket çalışanı ...'ın eli ürünü olduğu , çekin ön yüzünde değerinin yazı ve rakamla belirtildiği bölümlerde fiziksel ,kimyasal veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte bulgu bulunamadığının belirtildiği, mahkememizce aldırılan 11.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda ; çek üzerindeki keşideci ve tarihin yanında bulunan paraf imzasının davacı ... ... eli ürünü olduğu, çek tarihi üzerinde tahrifat olduğu ,çekte başkaca herhangi bir tahrifatın bulunmadığı, çek üzerindeki yazıların davalı şirket çalışanı...olduğunun belirtildiği, mahkememizce davalı ... ...-... ....A.Ş'ın ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ve defterlerin incelenmesi ile ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı, 2013 yılında davala konu çekle ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, 2014 yılında ise çek kaydının yapıldığı tarihte davacı ...'ın davalı ... ...-... ....A.Ş ye çekte belirtili miktar kadar borcunun bulunmadığı, daha sonra şirketin bu hususu dengelemek için ...'a 66.321,44 TL lik satış faturası düzenlediği, bu faturanın çek kayıt tarihinden sonraki bir tarihte tanzim edildiğinin belirtildiği, Orhangazi 3.Asliye Ceza mahkemesinin 2021/164 E. 2022/422 K sayılı 22.09.2022 tarihli kararı ile ; ...... taraflar arasında ... alımı satımı konusunda uzun süreden beri süregelen ticari ilişki bulunduğu, katılanın sanıklara ait firmadan ... alımı yaptığı, karşılığında ... Gebze Şubesine ait 05/12/2013 ve 15/12/2013 keşide tarihli 4.500 TL meblağı içeren ... ve ... nolu çekleri verdiği, katılanın rızasıyla çeklerin ve çek koçanının sanık ... tarafından doldurulduğu, katılan tarafından imzalandığı, çek koçanının katılanda kaldığı, çeklerin keşide tarihlerinin tarafların anlaşmalarına binaen sonradan 15/06/2014 ve 20/06/2014 olarak değiştirildiği ve katılan tarafından paraflandığı,...... Ulusal Kriminal Büro Kuruluşunun 05/08/2022 tarihli raporunda 34.500 TL bedelli çeklerde otuz yazımlarının katılan dışında başka bir şahıs tarafından yazıldığı, keşideci imzalarının ise katılan ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği.. sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş,......'ın bu çeklerde belirtilmiş olan miktarda borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan Sanık ... ve ... hakkında TCK'nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan gereğinin takdir ve ifası için Orhangazi C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir... " şeklinde karar verildiği , Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ... E. 2024/891 K 17.04.2024 tarihli kararı ile esasa ilişkin olarak istinaf istemlerinin reddi ile ceza hesaplaması yönünden dosyanın bozulduğunun görüldüğü ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı bir bütün olarak düşünüldüğünde ; taraflar arasında ... alımı satımı konusunda uzun süreden beri süregelen ticari ilişki bulunduğu, davaya konu ... Gebze Şubesi'ne ait keşidecisinin davacı ... olan 15.12.2013 tarihli, ... seri numaralı, 4.500,00 TL bedelli çekin ticari ilişki kapsamında davalı şirkete verildiği, çek üzerindeki yazıların ...'a ait olduğu, çekte yer alan imzaların davacı ...'a ait olduğu, çek üzerinde rakam hanesine 3 rakamı eklenmek suretiyle 34,500 TL olarak değiştirildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ... E. 2024/891 K 17.04.2024 tarihli kararı ile kesinlik kazandığı ve ayrıca ticari defter incelemesi ile de davacının davalı şirkete çek tarihi itibariyle çeke konu 34.500 TL kadar borcunun bulunmadığının tespit edildiğinden mahkememizce davacının tahrifat yapılan çekler arasındaki fark olan 30.000 TL bedel kadar davalı ... ...-... ....A.Ş ye ve alacağı temlik alan ...'a borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. , HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın Kabulü ile ... Kocaeli Gebze Şubesine ait ... seri numaralı 20.06.2014 tarihli 34.500-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalılara 30.000 TL borçlu olmadığının tespitine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu çekin müvekkili bankaya diğer davalı ... ...- .... Ltd. Şti.'ye kullandırılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, Müvekkili bankanın iyi niyetli ve yetkili hamil konumunda olduğunu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk yahut sahtecilik bulunmadığını, davacı tarafından iddia edilen hususların iyi niyetli 3. Kişi ve yetkili hamil olan müvekkil banka tarafından bilinebilmesi mümkün olmadığını, keşideci ile lehtar arasındaki defiler iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, alınan bilirkişi raporlarında çek üzerindeki keşideci ve paraf imzalarının davacı ...'ın eli ürünü olduğu ortaya çıktığını, göz ile görülebilir ve anlaşılabilir herhangi bir tahrifat bulunmadığını, bu hususların yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, çekin keşide tarihinde tahrifat bulunmakta ise de yanında bulunan parafın davacıya ait olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacının çek üzerindeki değişikliği diğer davalı şirket ile anlaşarak gerçekleştirdiğinin ortaya çıktığını, taraflar arasında birden fazla alışveriş gerçekleşmiş olup; cari tutulması usulü ile çalıştıkları açık olduğundan taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin yalnızca dava konusu çek üzerinden değerlendirilmesinin ve çekin kayıt tarihinde davacının diğer davalı şirkete çek bedeli kadar borcunun bulunmadığına dayanarak çek üzerinde tahrifat yapıldığının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemem kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı ... şirketi arasında, ... alımı satımı konusunda ticari ilişki bulunduğu, davaya konu 15.12.2013 tarihli ... seri numaralı 4.500,00 TL bedelli çekin ticari ilişki kapsamında davalı şirkete verildiği, çek üzerindeki yazıların ...'a ait olduğu, çekte yer alan imzaların davacı ...'a ait olduğu, çek üzerinde rakam hanesine 3 rakamı eklenmek suretiyle 34,500 TL olarak değiştirildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ... E. 2024/891 K 17.04.2024 tarihli kararı ile kesinlik kazandığı ve ayrıca ticari defter incelemesi ile de davacının davalı şirkete çek tarihi itibariyle çeke konu 34.500 TL kadar borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının tahrifat yapılan çekler arasındaki fark olan 30.000 TL bedel kadar davalı ... ...-... ....A.Ş ye ve alacağı temlik alan ...'a borçlu olmadığının tespitine karar verildiği görülmüştür. Ceza dosyasından alınan 19/01/2015 tarihli kriminal raporunun davaya konu çeke yönelik incelemenin yer aldığı kısımda;3)...ile bahse konu çek koçanı içerisinde işaretli bulunan “..." ve "...-..." seri numaralı sayfalarındaki rakamlar arasında benzerlikler bulunduğu müşahede edilmiş ise de; ... ve ...'ın mukayese yazılarının, tetkik konusu çek koçanı içerisinde işaretli bulunan "..." ve “...-..." seri numaralı sayfalarında bulunan “... ...” yazıları ile aynı içerikli olmamaları, büyük-küçük harf uyumuna uyumlu yeterli ortak harf içermemeleri nedeniyle bu belirtilen sayfalardaki yazılar ile bir karşılağtırma yapılması mümkün olamamıştır..." şeklinde belirtilmiştir. Yapılan kovuşturmada Orhangazi 3. Asliye Ceza Mahkemesi2021/164 Esas 2022/422 Karar 22/09/2022 Tarihli kararında; Katılanın çek keşidecisi davacı olduğu, sanıkların davalı ... şirketinin ortak ve yetkilisi olan ... ve ... ile şirket çalışanı ... olduğu, yargılamada birden fazla çeke ilişkin inceleme yapıldığı görülmekle birlikte huzurdaki davaya konu ... seri numaralı çeke yönelik ceza mahkemesince vakıa tespitinin; Katılanın sanıklara ait firmadan ... alımı yaptığı, karşılığında ... Gebze Şubesine ait 05/12/2013 ve 15/12/2013 keşide tarihli 4.500 TL meblağı içeren ... ve ... nolu çekleri verdiği, katılanın rızasıyla çeklerin ve çek koçanının sanık ... tarafından doldurulduğu, çeklerin katılan tarafından imzalandığı, çek koçanının katılanda kaldığı, çeklerin keşide tarihlerinin tarafların anlaşmalarına binaen sonradan 15/06/2014 ve 20/06/2014 olarak değiştirildiği ve katılan tarafından paraflandığı,... Katılanın banka tarafından arandığında ... ve ... nolu çeklerdeki 4.500 TL meblağların 34,500 TL olarak yazı ve rakam ile değiştirildiği...öğrendiği ve şikayetçi olduğu,...Çek koçanı için alınan 28/05/2015 tarihli raporunda çek koçanı içerisinde işaretli bulunan ... ve ...-... seri numaralı sayfalarında bulunan yazıların sanık ...'ın elinden çıktığı,... Yargılama sırasında alınan Ulusal Kriminal Büro Kuruluşunun 05/08/2022 tarihli raporunda 34.500 TL bedelli çeklerde otuz yazımlarının katılan dışında başka bir şahıs tarafından yazıldığı, keşideci imzalarının ise katılan ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Yargılama sırasında alınan 08/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ... ... Ltd. Şti.nin defter ve belgeleri üzerindeki kayıtların usulüne uygun olarak yapılmamış olduğu, 2013 yılı kayıtlarında dava konusu çeklerfe ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı,2014 yılı kayıtlarında ise dava konusu çeklerle ilgili kaydının bulunduğu, ancak çek kayıtlarının yapıldığı tarihte ...'ın bu çeklerde belirtilmiş olan miktarda borcunun bulunmadığı, daha sonra bu hususu dengelemek için borçlunun olmadığını söylediği...'a 66.321,44 TL lık bir satış faturasının çek kayıt tarihinden sonraki bir tarihte tanzim edilmiş olduğu, bu hususun da çeklerdeki oynamalar nedeniyle araya çıkan farkın dengelenmesi için yapılmış olacağı, kanaatine varıldığı, Mahkemece çekler üzerinde yapılan inceleme sonucu çeklerin aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... ve ... 'ın iştirak iradesi ile resmi belge hükmünde olan çeklerde oynama yaparak üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri sonuç ve kanaatine ulaşılarak.." şeklinde belirtildiği görülmüştür. Yargıtay 11. HD. 2024/6590 Esas- 2025/5813 Kararı;"...Ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Anılan Kanun'un "Ceza hukuku ile ilişkisinde" başlıklı 74. maddesinde, "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü yer almaktadır. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesinin, zarar tutarının, temyiz gücünün ve yükletilme yeterliğinin, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacak, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması söz konusu olmayacaktır..." şeklinde içtihad edilmiştir.Davacı tarafından; uyuşmazlığa konu çek keşide tarihi 15.12.2013 iken 20.06.2014 olarak ve bedelinin ise 4.500,00 TL iken bedel hanesine "3" rakamı eklenmek suretiyle 34.500,00-TL olarak çekin tahrifata uğradığı ileri sürülerek huzurdaki dava açılmıştır.Yerleşik hale gelen yüksek mahkeme içtihatlarında da yer verildiği üzere, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin tespit ve kabulü hukuk hakimi için bağlayıcıdır.İlk derece mahkemesince ceza mahkemesi kararına dayanarak "çek üzerinde rakam hanesine 3 rakamı eklenmek suretiyle 34,500 TL olarak değiştirildiği" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği görülmüş ise de; Yukarıda yer verilen ceza mahkemesi karar gerekçesinde çek keşide tarihinin tarafların anlaşmalarına binaen sonradan 20/06/2014 olarak değiştirildiği ve değişikliğin katılan tarafından paraflandığı, çek koçanının ve çek üzerindeki yazıların davalı şirket çalışanına ait olduğu, çek koçanında bedelin 4.500,00 TL olarak yazılı olmasına karşın, çek üzerinde bedel hanesinin 34.500,00 TL olarak yazılı bulunduğu ve ... şirketine ait ticari defterlerinden bahsi geçen miktar ile alacağın bulunmadığı ve dolaysıyla çekin bedelsizliğine yönelik gerekçe ile ceza kararının tesis edildiği, maddi vakıaya yönelik tespit ve kabulün çekte tahrifata dayanmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yargılamada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında da ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere paralel olarak, çek keşide tarihi bölümünde evvelce mevcut mükerrer yazılı “15.12.2013, 15.12.2013” rakamlarının üzeri çizilerek üst kısımlarına “20.06.2014” tarihinin yazıldığı, belirtilen husus dışında çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlarda fiziksel, kimyasal ve ilave yolla başkaca herhangi bir tahrifatın yapılmadığı, İnceleme konusu “...” nolu çek yaprağına ait dip koçanda yazılı “15.12.2013” tarih, “4.500” bedel ve “... ..." imza, yazı ve rakam örnekleri olan "..." eli ürünü olduğu, Çekin Ön Yüzündeki Şüpheli Keşideci ve Paraf İmzalarının dosyadaki tüm mukayeselerine kıyasla davacı "...'"ın elinin ürünü olduğuna dair tespitlerde bulunulduğu görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinafa gelen taraf dikkate alınarak Dairemizce yapılan inceleme ile; Mutlak def'i niteliğindeki sahtelik iddiası iyi niyetli olsun ya da olmasın herkese karşı ileri sürülebilecek olmakla birlikte, somut uyuşmazlıkta keşide tarihlerine yönelik tahrifat iddiasına ilişkin ceza mahkemesince değişikliğin tarafların anlaşması ile yapıldığı tespit edildiği gibi değişiklik yanında atılı imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşıldığı, bedel yönündeki tahrifat iddiasında ise; her ne kadar çek dip koçanı ile çek üzerindeki bedeller yönünden farklılık bulunmakta ise de çek dip koçanı resmi belge niteliği taşımadığı, çekin bedel kısmına ilişkin yazı ve rakamlarda tahrifat bulunduğuna dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, davacının hukuki ilişki içinde bulunduğu davalı ... şirketine karşı ileri sürülebileceği bedelsizlik iddiasına ilişkin şahsi def'inin, "bile bile borçlu zararına iktisap" edildiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı da görülmekle, iyiniyetli 3. Kişi olduğu değerlendirilen davalı ...'a karşı ileri sürmesinin mümkün bulunmaması karşısında, davalı ... şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, maddi vakıaya ilişkin ceza mahkemesi kabulüne aykırı ve ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlerle de örtüşmeyen hatalı gerekçeye dayalı hüküm tesisi yerinde değildir. Bu nedenle, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının davalı ... yararına kaldırılmasına, eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce hüküm kurulmasına, davalı ... şirketine karşı açılan davanın reddine, istinaf kanun yoluna başvurulmayan davalı ... şirketi yönünden ilk derece mahkeme kararının mevcut haliyle aynen korunmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.10.2024 Tarih 2014/223 Esas 2024/636 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın Kısmen Kabulü ile ... Kocaeli Gebze Şubesine ait ... seri numaralı 20.06.2014 tarihli 34.500-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalı ...'ne 30.000 TL borçlu olmadığının tespitine, -Davalı ...A.Ş.'ne karşı açılan davanın reddine, 4- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri; -Alınması gereken 2.049,30TL harçtan, peşin alınan 512,35TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,95TL harcın davalı ... Şti'nden alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan, 25,20-TL başvurma harcı, 500,00-TL bilirkişi masraf ve 498-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.023,20-TL yargılama giderinin davalı ... . Ltd.Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, -Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin, davalı ... ... Ltd.Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ...A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ye verilmesine, 5-İstinaf aşamasında harç ve yargılama giderleri; -İstinaf talebi kabul edildiğinden istinaf peşin harcının talebi halinde davalı ... ... Şti'ne iadesine, -İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan, 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 340,00 TL teb.-müz.-posta masrafı olmak üzere toplam 1.509,40TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şti'ne verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026