4. Hukuk Dairesi 2010/11317 E. , 2011/13953 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/10/2001 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçe…
**4. Hukuk Dairesi 2010/11317 E. , 2011/13953 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/10/2001 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan tedavi gideri zararının da tazmini istemine ilişkin olup ilk kararda bu kalem istem reddedilmiş, davacı yararına yapılan bozmada davacının tedavi gideri nedeniyle ... Kurumunun açtığı davayı kazanması ve icra yoluyla tedavi giderlerini davacıdan istemesi hususunun gözetilerek bu kalem istemin kabulü gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Yerel mahkeme bozmayı uyarak, bu kalem istemi tümden kabul etmiş ise de, davacıdan ... Kurumunun icraen istediği miktarın içinde tedavi gideri olan ve davacının ödemesi gereken asıl alacak 1.773,84 TL. yanında bu bedeli davacının ödememesi nedeniyle açılan davadaki giderler, faizler ve bu davada alınan kararın icraya konulması sonucu oluşan icra giderleri de vardır. Davalının eylemi ile illiyet bağı içerisindeki zarar, ödenmeyen asıl alacak miktarı kadar olan tedavi gideridir. Bunu ödemeyerek hakkında dava açılmasına ve icraya konulmasına neden olan davacı olup tedavi giderleri dışındaki bu miktarlar davacı kusuru ile meydana geldiğinden ve hiç kimse kendi kusurundan yararlanarak başkasından tazminat isteyemeyeceğinden, asıl alacak (tedavi gideri) dışındaki giderlerden davalı sorumlu tutulamaz. Şu durumda tedavi gideri olarak asıl alacak olan 1.773.84 TL'ye hükmolunmak gerekirken, olayla illiyet bağı içerisinde bulunmayan giderlerden de davalının sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. b)Tedavi giderine ilişkin zarar belirlenirken davacının kusur durumunun gözetilerek kusur oranında indirim yapılmamış olması da, kabul biçimi bakımından doğru değildir. Bu nedenle tedavi gideri zararı belirlenirken davacının kusur durumunun da gözetilerek bu kalem istemin hüküm altına alınması gerekirken kusur indirimi yapılmaması da uygun görülmediğinden bozma nedeni yapılmıştır. c)İlk kararda manevi tazminatlar onanmış ve yeni kararda bu konuda hüküm kurulmamış olduğu halde, manevi tazminat nedeniyle vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 (a-b-c) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.