8. Hukuk Dairesi 2023/2813 E. , 2025/351 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmişti…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2813 E. , 2025/351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2582 parsel sayılı 15.948,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 112 parsel numarasıyla ve 9.388,41 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1953 ve 1964 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin dava konusu taşınmazın 1999 yılında yapılan kamulaştırma ve ayırma işlemi sırasında yüzölçümü hesabının planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı; kadastro paftası ve teknik belgelere göre yapılan yüzölçümü hesabının 10.435,75 metrekare olarak hesaplandığı, taşınmazın yüzölçümünün kamulaştırma sırasında hatalı hesapla 15.948,00 metrekare olarak belirlenip tapuya tescil edildiği; güncelleme kadastrosu sırasında bu hatanın giderilerek, taşınmazın paftası ve sayısallaştırılan sınırlarının esas alındığı, kamulaştırma haritasındaki kanal genişliği ve zemindeki kanalın kullanım durumu nazara alınarak geçerli sınır tipinde belirleme yapıldığı, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporda; çekişmeli taşınmazın yenileme yüzölçümünün tapu yüzölçümüne göre önemli derecede azalmasının nedeninin, eski 2582 nolu parselin 1999 yılında yapılan kamulaştırma çalışmaları sırasında yüzölçüm hesabının planimetre yöntemiyle hatalı hesaplanıp tescil edilmesinden kaynaklandığı, yenileme çalışmaları sırasında güncelleme ekibince davacı eski 2582 nolu parselin ilk kadastro paftası ve teknik belgelerinden sayısallaştırılan sınırlar esas alınarak, kamulaştırma haritalarındaki kanal genişlikleri ile zemindeki kanal kullanım durumları dikkat edilerek “geçerli sınır” tipinde sınırlarının doğru değerlendirme ve uygulamalarla mevzuata uygun olarak belirlendiğinin bildirildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.