1. Hukuk Dairesi 2010/10456 E. , 2010/13598 K. "" MAHKEMESİ: KEŞAP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ile birlikte kayden paydaşı oldukları 12, 43, 44 ve 122 ada 18 parsel sayılı taşınmazlarda fiili taksim sonucu kendisine özgülenen bölüme davalının ağaçları kesmek, beton kazıkları sökmek suretiyle müdahale ettiğini ve zarar verildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı M.., da…
**1. Hukuk Dairesi 2010/10456 E. , 2010/13598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: KEŞAP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ile birlikte kayden paydaşı oldukları 12, 43, 44 ve 122 ada 18 parsel sayılı taşınmazlarda fiili taksim sonucu kendisine özgülenen bölüme davalının ağaçları kesmek, beton kazıkları sökmek suretiyle müdahale ettiğini ve zarar verildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı M.., davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise davacı A. ile babası A..'nin fiili paylaşım sonucu kendisine bırakılan bölüme tel çekmek, kazık dikmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, 122 ada 18, 19, 20, 111 ada 43, 44; 119 ada 11, 12 parsel sayılı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, tarafların dava konusu taşınmazlarda paydaş oldukları, çekişmesiz kullandıkları yerlerin bulunduğu, tüm paydaşları bağlayan eylemli kullanma biçiminin oluştuğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraflar vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava ve birleştirilen dava, paylı mülkiyet üzere olan çekişme konusu taşınmazlara elatamınn önlenmesi, tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, mahkemece, dava ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, çekişme konusu, 119 ada 11 ve 12; 122 ada 18, 19 ve 20; 111 ada 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlarda davacı A.. ile davalı karşı davacı M..'ın dava dışı kişilerle birlikte kayden paydaş oldukları, birleştirilen davanın davalısı A..'nin ise çekişmeli taşınmazlarda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.