(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/5587 E. , 2012/8367 K. "" Davacı, ... vek.Av.... ile davalılar 1-... Tur Tic San Ltd Şti vek.Av.... 2-Saruhan Motorlu Araçlar Taş Truva Sey Org Tic San Aş vek.Av.... aralarındaki tazminat davası hakkında Ankara 2.İş Mahkemesince verilen 09/12/2010 gün ve 234/950 sayılı kararın Bozulmasına, ilişkin Dairemizin 18/10/2011 gün ve 4641/8275 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/5587 E. , 2012/8367 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı, ... vek.Av.... ile davalılar 1-... Tur Tic San Ltd Şti vek.Av.... 2-Saruhan Motorlu Araçlar Taş Truva Sey Org Tic San Aş vek.Av.... aralarındaki tazminat davası hakkında Ankara 2.İş Mahkemesince verilen 09/12/2010 gün ve 234/950 sayılı kararın Bozulmasına, ilişkin Dairemizin 18/10/2011 gün ve 4641/8275 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.Gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı vekili 21.02.2012 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde manevi tazminat isteminde bulunmasına ve 13.10.2010 tarihli ıslahın yalnızca maddi tazminata ilişkin bulunmasına rağmen, Dairemizin 18.10.2011 gün 2011/4641E, 2011/8275K sayılı kararında diğer nedenlerin yanı sıra ıslah yoluyla manevi tazminat istenemeyeceğinden bahisle bozulduğunu, manevi tazminatın dava dilekçesi ile istenilmiş bulunması karşısında, maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan bu bozma ile diğer bozma nedenlerinin kaldırılmasına karar verilmesine istemiştir. İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama yada bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır. Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.