1. Ceza Dairesi 2022/10179 E. , 2023/1455 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR Nitelikli kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebili…
**1. Ceza Dairesi 2022/10179 E. , 2023/1455 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR Nitelikli kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2008/176 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2008/176 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararının katılan ve vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.06.2015 tarihli ve 2014/4546 Esas, 2015/3830 Karar sayılı kararı ile, "1) Maktül ... ile sanık ...'nin olay tarihleri itibariyle üzerlerine kayıtlı veya fiilen kullandıkları cep telefonu olup olmadığının araştırılmasından, varsa bu numaraların 10.03.2005-10.04.2005 tarihleri arasındaki görüşme ve mesajlaşma bilgilerine ait dökümler ile sinyal aldıkları baz istasyonlarını gösterir belgelerin T.İ.B'den temin edilmesinden, 2) Katılan tarafın olaya ilişkin bilgisi bulunduğunu belirttiği ...'nun sıkı bir şekilde araştırılarak duruşmada hazır edilip tanık sıfatıyla beyanın alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2015/241 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Maktul olaydan önce 31.01.2005 tarihinde tanık ...... ile birlikte tanık....'nin okul müdürlüğünü yaptığı okuldan bir adet bilgisayar çaldıkları, bu bilgisayarı hurdacılık yapan tanık .....'ye götürüp sattıkları, bu hırsızlıktan bir süre 02.03.2005 tarihinde okuldan iki adet daha bilgisayar çalındığı ve okulun duvarına “Kimse beni yakalayamaz piç müdür, Kütür ...” şeklinde yazı yazıldığı, okul müdürü....'nin her iki hırsızlığı da polise bildirdiği, polisin duvara yazılan yazıdaki Kütür ...’nin kim olduğunun sorduğu, .'nin de önceki okulunda öğrenci olduğunu söylerek sanığın adını verdiği, ardından sanığın beyanın alındığı, ayrıca....'nin sanığın babasını çağırarak durumu anlattığı, 15-20 gün sonra sanığın, .'nin yanına giderek "Beni polise vermişsin, babama söylemişsin, babamda beni haksız yere dövdü, hırsızlık olayını ben yapmadım, ...ve .... yaptı, internet kafede duydum, bizzat dan duydum" şeklinde söylediği, bunun üzerine beyanına başvurulan ....'nin ilk hırsızlık olayını maktul ile birlikte yaptıklarını kabul ettiği ve bilgisayarı hurdacılık yapan tanık .....'ye sattıklarını söylediği, bilgisayarlar ve parçalarının .....'nin iş yerinde bulunduğu, tanık .....' nin beyanında bilgisayarı ... ve Serkan'ın getirdiğini, ikinci hırsızlık olayı sonrası da aynı kişilerin bilgisayarı getirdiklerini ancak parası olmadığı için almadığını beyan ettiği, ardından okul müdürü ......'nin sanığa, maktulün adresini bilip bilmediğini sorduğu, sanığın kendisinin bilmediğini ancak tanık ......'nin bildiğini söylemesi üzerine 24.03.2005 günü tanığın işyerine gittikleri, .......'nin aracı ile birlikte maktulün evine saat 12.00-13.00 sıralarında gittikleri, ......'nin, .....'ye maktulü kendi isimini vermeden çağırmasını söylediği, .'nin maktulün evine çıktığı, maktulü sorması üzerine kapıya gelen maktule müdürün kendisini çağırdığını söylediği, maktulün "...evde yok" şeklinde söylemesini istediği, ......'nin maktulün isteğini yerine getirdiği, maktulün ailesinden ... ve ...’ın beyanlarına göre aynı gün 15.00-16.00 sıralarında kapının tekrar çaldığı, 7-8 yaşlarındaki kardeşlerinin açtığı, tanık....'nin maktulü sorduğu, maktulün aynı gün saat 17.00-18.00 sıralarında evden çıktığı ve bir daha cesedi bulunana kadar kendisinden haber alınmadığı, maktulün cesedinin arazide elleri arkadan bağlanıp boğazına ip atılmış vaziyette bulunduğu, maktulün cesedi üzerinde yapılan otopside kesin ölüm nedeninin tespit edilemediği, yine Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen raporda da kesin ölüm nedeninin tespit edilmediği ancak zorlamalı (doğal olmayan) ölüm niteliğinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Sanığın oturduğu mahallede küçük çocukları hırsızlık yapmaları konusunda zorladığı, erkek çocuklara oğlancılık tabir edilen şekilde tecavüzde ve sarkıntılıklarda bulunduğu konusunda söylentiler bulunduğu, tanık K.D.' nin de beyanında, maktulün, sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, maktulün, sanık ile aralarında geçen ilişki ile ilgili olarak "Ya Kütür ... beni öldürecek ya da ben Kütür ...'yi öldüreceğim, ya bu çiftlikten ya ben gideceğim ya da Kütür ... gidecek" şeklinde yakınmalarda bulunduğunu beyan etmiştir. 2. Sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, katılan ve tanık beyanları, maktulün cesedi üzerinde yapılan otopsiye ilişkin Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 21.11.2015 tarihli otopsi raporu, maktulün kesin ölüm nedeninin tespitine ilişkin 1. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen rapor, Biyoloji İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 21.04.2005 ve 16.05.2005 tarihli raporlar, ölü muayene tutanağı, İstanbul Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 27.05.2005 tarihli DNA incelemesine ilişkin uzmanlık raporu, olay yeri inceleme raporları, iletişimin tespitine ilişkin yapılan yazışmalar, tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(765 sayılı Kanun) 179 uncu maddesini birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5765 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.09.2008 tarihli sanığın esas hakkındaki savunmasının olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme ve Çocukların Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında maktulü öldürme ve cinsel istismarda bulunma iddiası ile kamu davası açılmış ise de maktulün sanık tarafından öldürdüğüne ilişkin dosya kapsamındaki delillerden kesin kanıya varılmadığı, maktulün kesin ölüm nedeninin tespit edilemediği ve maktulden ele geçirilen delillerde maktulün kanı dışında bulguya rastlanmadığı, Hukuki Süreç başlığının (3) numaralı paragrafında yer alan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada maktul ve sanığın kullandığı telefon numaralarının tespit edilemediği, sanığın savcılık aşamasında alınan 10.12.2007 tarihli savunmasında bildirdiği cep telefonu numarası, maktulün kullanımında olma ihtimali bulunan yakınlarının telefon numaralarına ilişkin iletişimin tespiti kayıtlarında da somut delile rastlanamadığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 21.04.2005 tarihli raporda maktulün anal bölgesinden alınan örnekte sperm hücresine rastlanmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup sanığın üzerine atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile kurulan beraat hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2015/241 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilince temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme ve Çocukların Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2015/241 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.