Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaaya karşı görüş alınmadan tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi ve haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaaya karşı görüş alınmadan tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi ve haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, isnat edilen suçlara ilişkin olarak 25/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve aynı tarihte tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK mülga madde ile görevli) 1/4/2011 tarihli iddianame ile başvurucunun PKK terör örgütü adına suç işleme, terör örgütünün propagandasını yapma, mala zarar verme, patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurma, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi (CMK mülga madde ile görevli) 28/12/2012 tarihli ve E.2011/87, K.2012/326 sayılı kararıyla başvurucunun mala zarar verme, memura görevini yaptırmamak için direnme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, silahlı terör örgütü üyeliği ve patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Anılan kararın başvurucu tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 15/4/2014 tarihli ve E.2013/18110, K.2014/4538 sayılı kararıyla genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu yönünden hükmü bozmuş; diğer mahkûmiyet hükümlerini ise onamıştır. Bu arada 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) mülga maddesiyle görevlendirilen özel yetkili mahkemeler kapatılmıştır. Bunun üzerine bozulan hükme ilişkin yapılan yargılama dosyası Adana Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilmiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtayın kısmi bozma kararını ceza infaz kurumu aracılığıyla başvurucuya 4/8/2014 tarihinde tebliğ etmiştir. Daha sonra dosya, yargılamanın suçun işlendiği yer mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararıyla Mersin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Mersin Ağır Ceza Mahkemesi 26/12/2014 tarihli ve E.2014/468, K.2014/454 sayılı kararıyla başvurucunun müsnet suçtan beraatine karar vermiştir. Başvurucu 5/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.