6. Hukuk Dairesi 2025/915 E. , 2025/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1326 E., 2025/18 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2021/256 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinle
**6. Hukuk Dairesi 2025/915 E. , 2025/2044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1326 E., 2025/18 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2021/256 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; babası ...'a ait arsada, tüm masraflarını müvekkilinin karşılayarak vekaleten inşaat faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, yapı denetim firması olarak bakanlıkça davalı firmanın atandığını, davalı firma ile yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, 19.02.2020 tarihinde inşaatın zemin kat kolon donatılarının hazırlanmasından sonra davalı firmaya denetim yapması konusunda bilgilendirmede bulunduğunu, firma yetkililerinin inşaatın kendilerine uzak olması nedeniyle gerekli incelemelerde bulunmayacağını belirttiğini, bunun üzerine tutanak tutup davalı firmaya noterden fesih ihbarnamesi gönderdiğini, davalı firmanın hizmetteki kusurunu reddederek fesih onay sürecini uzattığını, ilgili mevzuat gereğince on beş gün içerisinde hazırlayıp ilgili idareye teslim etmekle yükümlü oldukları seviye tespit tutanağını da hazırlamadıklarını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yapılan başvuru sonrası yeni yapı denetim firmasına atama sağladığını, ancak geçen sürede inşaatının yarım kaldığını, davalı firmanın hizmet kusuru nedeniyle çeşitli maddi zararlara uğradığını ileri sürerek, toplam zararının tespitinin yapılarak 12.06.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaat faaliyetlerinin devam ettiği arsanın davacıya değil, davacının babası olan dava dışı şahıs ...'a ait olduğunu, davacının davayı ikame etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'ya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde kalem kalem giderlerini ve zararlarını belirttiğini, müvekkilinin yapı denetim görevinde gecikme göstermediğini, davacı tarafın fesih tarihi olarak bildirdiği 20.02.2020 tarihinde müvekkil şirket yetkilileri tarafından inşaatın zemin kat kolon kontrolünün gerçekleştirildiğini ve görülen eksiklikler ile ilgili bilgilendirmede bulunulduğunu, açılan davanın ve öne sürülen iddiaların hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... firmasından yapı denetim sözleşmesinin fesih edilmesinden dolayı uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan tahsilini talep ettiği, dava konusu taşınmazın davacının babası ...'a ait olduğu, yapı denetim sözleşmesinin dava dışı ... ile yapıldığı, davacının taraf sıfatı olmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; mahkemece yapılan 29.04.2021 tarihli duruşmaya sağlık sorunlarım nedeniyle katılamayacağını belirtip mazeret dilekçesi vermiş olmasına rağmen, dilekçenin belgelendirilmediği için kabul edilmeyerek yokluğunda karar verildiğini, usule aykırı bu kararın iptali gerektiğini, mal sahibi dava dışı ... olsa da, davalı tarafın kusur ve kötü niyetle yaptığı işlemlerden zarar gören tarafın şahsı olduğunu, davaya konu inşaatın tüm masrafları mal sahibi ile yapılan anlaşma ile kendince karşılanmakta olup, hizmet kusur ve ihmal sonucu yaşanan gecikmelerden sadece ve sadece şahsının zarar gördüğünü, aktif husumetten söz edilmesi için zararla kusur arasında illiyet bağı olmasının yeterli olduğunu, sözleşmeye taraf olmak gerekli bir şart olmadığını, TBK'nın 49. ve 50. maddeleri tarafları zarar gören ve zarar veren olarak tanımlamış olup, sözleşme şartı aranmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asilce temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.