DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1643 E. , 2024/3086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1643 Karar No : 2024/3086 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmek
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1643 E. , 2024/3086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1643 Karar No : 2024/3086 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Erenköy Gümrük Müdürlüğünce tescilli 41 adet muhtelif tarih ve sayılı gümrük beyannamesine istinaden ödediği toplam 1.181.341,89 TL TRT bandol ücretinin yersiz ödendiğinden bahisle iadesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen 1.181.341,89 TL bandrol ücretinin iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, ithal edilen cihazların bandrol ücretine tabi cihazlar olmadığı ileri sürülmekte ise de; davacının söz konusu cihazlar için gümrük idarelerine verdiği beyannamelerde ... GTİP numarasını kullandığının ihtilafsız olduğu, Bakanlar Kurulu kararı eki listesine göre, GTİP numarası ... olan cihazların %16, 8521.90 olan cihazların ise %8 oranında bandrol ücretine tabi olduğu; Mahkemelerinin ara kararına cevaben dosyaya uyuşmazlığa konu miktarın hesabında, söz konusu cihazlar için %16 üzerinden bandrol ücreti tahakkuk ettirildiği ve şayet %8 oranından hesaplama yapılsa idi 590.670,945-TL ücret tahakkuk ettirileceğinin bildirildiği; uyuşmazlıkta her ne kadar 2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre söz konusu cihazların bandrole tabi olmadığı, bu sebeple tüm ücretin iade edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu beyannamelerin hepsinin tarihinin mezkur Bakanlar Kurulu Kararından önce olduğu, Bakanlar Kurulu Kararından önce alınmış ürünlerin bandrol ücretine tabi olduğu, ancak bandrol ücreti belirlenirken GTİP numarasına göre oranın belirlenmesi gerektiği, davacı şirketten numune istenilmeden idarece %16 üzerinden bandrol ücreti istenildiği, ancak beyan edilen GTİP numarasına göre %8 üzerinden bandrol ücretinin tahakkuk ettirilmesi gerektiği anlaşılmakla, toplamda 41 adet beyanname kapsamında ithal edilen ürünler için %16 üzerinden ödenmiş olan bandrol ücretinin %8 oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar düşüldükten sonra fazlaya dair kısmının davacıya iadesi yönünde işlem tesisi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu zımni ret işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacı şirketten fazladan tahsil edilen 590.670,945 TL'nin davalı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden alınarak davacı şirkete ödenmesine, kalan 590.670,945 TL'lik kısmının iadesi talebinin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/10/2023 tarih ve E:2023/10486, K:2023/5469 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, davalı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden istenilen toplam 1.181.341,89-TL bandrol ücretinin idareye ödemelerin tamamının yapıldığı en son 12/03/2018 tarihinde gerçekleştiği, böylelikle, ödemelerin yersiz veya haksız yapıldığı nedeniyle ihtirazi kayıtla ödendiği hususu da dikkate alındığında, son ödemenin yapıldığı 12/03/2018 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde davalı idareye başvurabileceği veya doğrudan idare mahkemesinde dava açabileceği halde, yersiz ödendiği iddia edilen ödemelerin geri verilmesinin, üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 27/12/2019 tarihli başvuru ile davalı idareden talep edildiği, idari dava açma süresi olan altmış gün geçtikten sonra davalı idareye yapılan başvuru üzerine 12/03/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bakılan davada, Danıştay Dördüncü Dairesince her ne kadar ödenen bandrol ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, söz konusu başvurunun dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı belirtilmiş ise de; davacının vergilerle birlikte TRT bandrol ücretini de ihtirazi kayıtla ödediği, yaptığı ödemenin yersiz olduğunu belirterek iadesi istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca idareye başvuru yapmasına herhangi hukuki bir engel bulunmadığından, anılan başvurunun reddi üzerine, açılan davanın dava açma süresi (altmış gün) içinde olduğu sonucuna varıldığı, Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta fazla ödenen bandrol ücretinin iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi üzerine mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesinin ... numaralı B.A.Ş. başvurusu ile ilgili olarak 01/10/2020 tarih ve 31261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/07/2020 tarihli kararında; "...Sonuç olarak; Mahkemenin dava açma süresini belirlerken tahakkuk tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanması ile başvurucunun hatasının farkında olmadığını iddia ettiği bir döneme hasretmesine ilişkin yorumunun başvurucunun dava açmasını imkânsız kılarak başvurucu üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu, katlanmak zorunda kalınan külfetin hedeflenen meşru amaçlarla orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, Bu itibarla, istinaf istemlerine ilişkin dilekçelerde ileri sürülen iddiaların, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden TRT Genel Müdürlüğü tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Üye ...'ın "Farklı dönemlerde ithal edilen elektronik eşyalara ilişkin düzenlenen muhtelif tarih ve sayılı gümrük beyannamesine konu eşya üzerinden tespit edilen bandrol ücretine karşı açılacak davada, her bir beyanname dönemine ilişkin incelemenin ayrı ayrı yapılması gerektiği, bu nedenle farklı dönemlere ait beyannamelere karşı aynı dilekçeyle dava açılamayacağı anlaşıldığından dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu" yönündeki usule ilişkin oyuna karşın, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olduğuna karar verilerek işin esası incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket, 20/09/2017-12/03/2018 tarihleri arasında Erenköy Gümrük Müdürlüğüne muhtelif tarihlerde verdiği 41 adet ithalat giriş beyannamesi ile ... ve ... markalı video kaydedici cihazları ithal etmiştir. Şirketin ithal ettiği cihazlar için Gümrük Müdürlüğünce, beyanname tarihlerinde aynı zamanda TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmiştir. Tahakkuk tarihleri itibarıyla bandrol ücretleri davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenmiştir. Davacı şirket, 27/12/2019 tarihinde davalı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne başvurarak, cihazların bandrol ücretine tabi olmadığını, haksız ödenen tutarların iadesini talep etmiştir. Davacının başvurusuna cevap verilmemiştir. Bunun üzerine, davacı şirket tarafından, başvurusunun zımnen reddedildiğinden bahisle, zımnen ret işleminin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen toplam 1.181.341,89-TL bandrol ücretinin yersiz ve haksız ödeme nedeniyle iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan işbu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."; 10. maddesinin 1. fıkrasında, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler."; 11. maddesinin 1. fıkrasında, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur."; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 2. fıkrasında, "Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır."; 3. fıkrasında, "İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin süre aşımı yönünden inceleneceği; son fıkrasında, ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davanın süresinde açılmadığının belirlenmesi durumunda davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Israra konu olan husus, TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesi üzerine ihtirazi kayıtla bandrol bedelini ödeyen davacının, ödeme tarihinden sonra süresi içerisinde dava açmamasına rağmen dava açma süresi geçtikten sonra yaptığı iade başvurusunun dava açma süresini canlandırıp canlandırmayacağına ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından 41 adet muhtelif tarih ve sayılı gümrük beyannamesine konu eşyalar için ödenen bandrol ücretine ilişkin en son ödemenin 12/03/2018 tarihinde yapıldığı, yersiz ödendiği iddia olunan toplam 1.181.341,89-TL bandrol ücretinin iadesi istemiyle 27/12/2019 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine 12/03/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında kişilerin, haklarında daha önce idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem olmaksızın, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için başvuru yapmaları mümkündür. Bu durumda, dava açma süresi, bu başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden itibaren başlamaktadır. Bunun yanında, kişilerin haklarında daha önce tesis edilmiş bir işlem bulunmakla birlikte, idari dava açılmadan önce bu işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması istemiyle yaptıkları başvurunun ise, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu açıktır. Bu durumda ise, dava açma süresinin dolması halinde söz konusu başvurunun dava açma süresini canlandırması mümkün değildir. Olayda, 2017-2018 yılları arasında muhtelif dönemlerde ithal edilen elektronik eşyalara ilişkin düzenlenen 41 adet muhtelif tarih ve sayılı gümrük beyannamesine konu eşyaların satış faturasındaki bedel ile referans alınan bedel arasındaki matrah farkı üzerinden TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesi üzerine ihtirazi kayıtla en son ödemenin 12/03/2018 tarihinde yapıldığı görülmekte olup davacı şirket tarafından ödenen tutarın iadesi istemiyle her bir ödeme tarihinden veya en son ödemenin yapıldığı 12/03/2018 tarihinden itibaren altmış gün içinde, idareye başvuru yapılması ya da dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 27/12/2019 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 12/03/2020 tarihinde davanın açıldığı görülmektedir. Aktarılan maddi olay dikkate alındığında, yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle ödenen bandrol ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiğinden, söz konusu başvurunun dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan, ısrar kararında belirtilen Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve Başvuru No:... sayılı kararına konu olan olayda, başvurucunun kendi beyanı üzerine tahakkuk ettirilen bandrol bedelinin başvurucu tarafından sehven fazla hesaplandığı ve idarenin tahakkuk işlemini başvurucunun beyanı üzerine tesis ettiği, sonradan hesaplamanın yanlış yapıldığının anlaşılması üzerine açılan davanın süresinde kabul edilmesi gerektiği yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Bakılan davada ise, davacının, ihtirazı kayıt sunmakla birlikte gerek tahakkuk işleminin tesis edildiği, gerekse ödemenin yapıldığı tarihlerde iddia ettiği hususların bilincinde olduğu görülmektedir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının bakılan dava açısından emsal niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Aksine bir kabul, süresinde dava açmayan kişilerin her zaman yapacakları bir başvuru ile dava açma imkanına kavuşması anlamına gelecek olup, bu durum 2577 sayılı Kanun'da düzenlenen dava açma sürelerinin amacına aykırılık teşkil edecektir. Bu itibarla, davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesinde hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerden TRT Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Kullanılmayan ....-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idarelerden TRT Genel Müdürlüğüne iadesine, 4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.