10. Hukuk Dairesi 2011/4744 E. , 2012/8913 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :606-12 Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduk
**10. Hukuk Dairesi 2011/4744 E. , 2012/8913 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :606-12 Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 29.08.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı ...’ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca davalı işverenden rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sigortalıya %40 kusur izafe eden rapor esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca sorumluluk, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, kusur oran ve aidiyetlerinin maddi olayla uygunluk içinde olması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77’nci maddesi uyarınca, işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumluluktan konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Anılan madde ile, işverenlere, işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramından kapsamlı olarak, her türlü önlemi almak yanında, bir anlamda objektif özen yükümlülüğü de öngörülmektedir. Bu itibarla işverenin, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçinin dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi bir düşünce ile almaktan sarfınazar etmesi kabul edilemez. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) ortak Komisyonunda işçi sağlığının esasları: Bütün işkollarında işçinin fiziksel, ruhsal ve sosyo-ekonomik bakımdan sağlığını en üst düzeye çıkarmak ve bunun devamını sağlamak; çalışma şartları ve kullanılan zararlı maddeler nedeni ile işçi sağlığının bozulmasını engellemek; her işçiyi kendi fiziksel ve ruhsal yapısına uygun işte çalıştırmak; özet olarak işin işçiye ve işçinin ise uyumunu sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Belirlenen amaçlara ulaşmak, dolayısıyla iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek temel sorumluluktur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2006 gün ve E: 2006/10-696, K: 2006/704 sayılı kararı). Somut olayda; davalı işveren şirkete ait ... Madeni Ocağındaki açık maden sahasında paletli kazıcı ve yükleyici iş makinesi ile maden cevheri yüklemesi yapılmakta olup, sigortalının paletli iş makinesi ile malzeme almakta iken yuvarlanan 15 tonluk bir kaya parçasının altında kalarak öldüğü anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda; “...sigortalının yetkililere haber vermeden iş makinesiyle çalıştığı...” gerekçesiyle sigortalıya %40 kusur izafe edilmiştir. Ancak; özellikle kazanın meydana geldiği sahada İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü uyarınca alınmış ve alınması gereken tedbirler ile kusura etkisi gereğince tartışılmadığı gibi, sigortalı 17 yaşında olmasına rağmen ağır ve tehlikeli nitelikteki işte çalıştırıldığı ve iş makinesi operatör belgesi bulunmadığı, üstelik ocak aynasının mağara ağzı gibi oyuklu şekilde açılmış olmasının kazanın esas nedeni olduğu nazara alınmadan kusur takdir edildiğinden; kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Bu nedenle; kazanın meydana geldiği iş kolunda, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan, 506 sayılı Kanunun 26, 4857 sayılı Kanunun 77, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, sigortalı ve işverenin kusur oran ve aidiyetlerinin gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma, inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.