8. Hukuk Dairesi 2016/12542 E. , 2020/2306 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, dava konusu 173 ada, 4 parsel sayılı taşınmazı ..…
**8. Hukuk Dairesi 2016/12542 E. , 2020/2306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, dava konusu 173 ada, 4 parsel sayılı taşınmazı .....in 1979 yılında ... isimli şahıstan aldığını ve o günden bu yana müvekkili ve ailesi tarafından kullandığını, taşınmazın kayıt maliki ...'nın kim olduğunun tapu kaydından anlaşılamadığını ve taşınmazın 20 yıldan fazla süredir zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek payların iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine, tapuda ismi geçen ve kadastro işlemi sırasında ölü olduğu bilinen şahsın kim olduğunun araştırılmasını ve mirasçı bırakmaksızın ölen kişilerden ise son mirasçının Hazine olması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesini ve davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., Davalı ..., Davalı ... Doğrul davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... Belediyesi, davada yasal hasım olmadıkları gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ... ....'in ... isimli şahıstan 30 yıl önce satın aldığı ve o günden dava tarihine kadar aralıksız ve nizasız malik sıfatıyla kullandığının mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarından ve dosyaya sunulan diğer delillerden anlaşıldığı, taşınmazda kayıt maliki görünen ...'nın veraset ilamından 1930 tarihinde vefat ettiği, tapuda intikal yapılmadığı, kadastro tutanağının ise 07.01.1940 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, bir kısım davalılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; TMK'nin 713/2. fıkrasında düzenlenen “...Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan...” hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, ev ve bahçe nitelikli, tamamı ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın kadastro tespitinin Temmuz 337 tarih 41 eski tapu kayıtlarına istinaden tamamı ölü ......,.... adına yapılarak 02.11.1940 tarihinde kesinleştiği sabittir. Dava, 6100 sayılı HMK'nin yürürlükte olduğu dönemde 03.05.2012 havale tarihli dava dilekçesinde ve 06.09.2012 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı, TMK'nin 713/2 fıkrasında yer alan maliki tapu kaydından anlaşılmayan hukuksal nedenine dayanmıştır. Öncelikle, eldeki dava gibi tapu iptal ve tescil davalarının kayyım aracılığıyla görülemeyeceği kuşkusuzdur. Davacı, dava dilekçesi ile TMK'nin 713/2 maddesindeki maliki tapu kaydından anlaşılamama hukuki sebebine de dayanmış ve Hazine de davalı sıfatı ile davaya katılmış olmasına göre kayyım aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.