8. Hukuk Dairesi 2022/5739 E. , 2025/586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2021/277 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen ka
**8. Hukuk Dairesi 2022/5739 E. , 2025/586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2021/277 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Bartın ili Ulus ilçesi Hoca köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde, dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı 4.082.706,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve 23.06.2009-22.07.2009 tarihleri arasında askı ilana çıkarılmış, dava açılmaması neticesinde kesinleşmiştir. Davacı Sadettin ... dava dilekçesinde; davaya konu Bartın ili Ulus ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan üç parça taşınmazın kendisine ait olduğunu, 23.08.1975 tarihinde Soğuksu Mevkiinde Buzburnu namıyla anılan taşınmazı ... ve ... 'dan senetle satın aldığını, o tarihten bu yana taşınmazın kendi zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, içerisinde 500 adete yakın çeşitli meyve ağaçları bulunduğunu, yine Yolaltı Soğuksu tarlasının da babasından intikal etmekle, yaklaşık 150 yıldan beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, Bakacak Tarlasını ise 04.08.1971 tarihinde ...'den satın aldığını, o tarihten beri de bu taşınmaza zilyet olduğunu, bu nedenle taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 17.07.2014 havale tarihli fen bilirkişileri rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen "Bakacak" adıyla bilinen 2.978,37 m²'lik kısmın davacı adına; (D) harfi ile gösterilen "Bakacak" namı ile anılan 5.323,95 m² yüzölçümüne sahip yer ile (B) harfi ile gösterilen "Evaltı" adıyla bilinen 3.135,06 m² yüzölçümüne sahip yer ve (A) harfi ile gösterilen "Yolaltı" adıyla bilinen 1.610,36 m² yüzölçümüne sahip yerlere ilişkin kısımların ise içinde bulundukları 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak tespit gibi orman olarak Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/2782 Esas, 2018/6476 Karar sayılı ilamında: "...taşınmazın kadastro tespitlerinin 23.06.2009- 22.07.2009 tarihlerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesine göre askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 18.11.2009 tarihinde dava açıldığına göre davada görevli mahkeme kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkemeler olduğu, Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olup mahkemelerce re'sen (kendiliğinden) nazara alınması gerektiği, mahkemece HUMK'nın 27. maddesi uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kadastro tutanaklarının onaylı birer örneği ile dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine, kadastro tutanak asıl ve ekleri ile kararın bir örneğinin gerekli tescil işleminin yapılması için tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 19/04/2021 hakim havale tarihli raporda (C) harfi ile gösterilen 2978,37 m²' lik kısmın davacı ...'a ait olduğu, bu yerin öncesinde davacı tarafından dava dışı ... isimli kişiden satın alındığı, hava fotoğrafları ve memleket haritaları uygulaması neticesinde orman bilirkişisinden alınan rapordan bu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacının eklemeli zilyetlikle tespitten geriye doğru 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunup taşınmazın da ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı, raporda (D) harfi ile gösterilen 5323,95 m² yüzölçümüne sahip yine bakacak namı ile anılan taşınmaz ile (B) harfi ile gösterilen evaltı denilen 3135,06 m² yüzölçümüne sahip taşınmaz ve aynı raporda (A) harfi ile gösterilen yolaltı namlı 1610,36 m² yüzölçümlü taşınmazların ise orman bilirkişisinden alınan rapordan eğim, toprak, bakı ve bitki örtüsü bakımından üzerlerindeki bir kısım orman bitki örtüsünün zaman içinde tedricen kaldırılıp ormandan açma yapmak suretiyle kazanılmış oldukları, evveliyatı itibariyle orman vasfı nitelikleri taşıdıkları, her ne kadar orman bilirkişi raporunda Bakacak mevkiinde bulunan yerler (A) ve (B) harfleri ile gösterilerek nitelendirilmiş ise de, 19/04/2021 hakim havale tarihli fen bilirkişi raporunda bu yerlerin (C) ve (D) harfleri ile gösterildiği, bu hususta yeniden ek rapor alınmasına gerek bulunmadığı, hükümde fen bilirkişi raporunda belirtilen şekildeki harflendirmeler dikkate alınarak karar verildiği, ayrıca kısa kararda hüküm fıkrasının 2. bendinde" A", "B", "C" olarak gösterilen yerlerin içinde bulunduğu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi orman olarak Hazine adına tapuya tesciline, " şeklinde yazılmış ise de, "C" olarak belirtilen bu yerin "D" olarak yazılması gerektiği, bu kısmın sehven yazıldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 19.04.2021 hakim havale tarihli fen bilirkişileri rapor krokisinde (C) harfi ile gösterilen kısmın davacı ... oğlu ... adına adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 19.04.2021 hakim havale tarihli rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen yer ile (B) harfi ile gösterilen yer ve (A) harfi ile gösterilen yerlere ilişkin davanın ise ispatlanamadığından reddi ile, (A), (B), (D) harfleri olarak gösterilen yerlerin tespit gibi orman olarak Hazine adına tapuya tesciline, fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 19.04.2021 hakim havale tarihli raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; yapılan inceleme neticesinde orman bilirkişi raporunda her ne kadar hava fotoğrafları yönünden değerlendirme yapılmış ise de kadastro paftasının hava fotoğrafı üzerine Netcad programı vasıtasıyla çakıştırma yapılarak konumu gösterilmemiş, fotoğrafların değerlendirmesinde ormanlık olduğu ifade edilen alanların ağaç, yaş, cins kapalılık durumuna ilişkin bilgiye yer verilmeyip "ormanlık" denilmekle yetinilmiş, yine taşınmazlara yönelik fen bilirkişi raporundaki harflendirme ile orman bilirkişi raporundaki harflendirme ve yüz ölçümlerinde fark olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de (C) bölümü yönünden davanın niteliğinin tapu iptali ve tescil olduğu gözetilerek öncelikle mevcut tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil kararı verilmesi hatalı olmuştur. O halde Mahkemece; yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.