17. Ceza Dairesi 2016/14036 E. , 2017/1305 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Kovuşturma aşamasında alınan fen bilirkişisi ve iki kişilik teknik bilirkişi heyet raporlarında ağaçların kesildiği yerin katılanın 493 numaralı parselinin dışında bulunan dere yatağı içinde olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın beraa…
**17. Ceza Dairesi 2016/14036 E. , 2017/1305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Kovuşturma aşamasında alınan fen bilirkişisi ve iki kişilik teknik bilirkişi heyet raporlarında ağaçların kesildiği yerin katılanın 493 numaralı parselinin dışında bulunan dere yatağı içinde olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının yasal olarak ertelenmesinin mümkün olmaması karşısında, kısa kararda "Sanığın maddi zararı karşılamamış olması nedeniyle sanık hakkında 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına ve TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kararı verilmesine" denildiği halde gerekçeli kararda sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin belirtilerek hükümde çelişkiye ve karışıklığa sebebiyet verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.