7. Ceza Dairesi 2021/24732 E. , 2024/672 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1098 E., 2019/3180 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin…
**7. Ceza Dairesi 2021/24732 E. , 2024/672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1098 E., 2019/3180 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak yalnızca şüpheye dayalı mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ... ile müşteki ...' ün suç tarihinde aynı birlik komutanlığında ... oldukları, müştekinin 30.03.2016 tarihinde 359 41 00 60 116 77 İMEİ nolu Casper Via9 marka cep telefonunun kışla içinde çalındığına dair şikâyet dilekçesi verdiği, sanık ...' nun ... adına kayıtlı *** *** **** nolu GSM hattını kullandığı, müştekinin cep telefonunun çalındığı tarihten sonra sanığın GSM hattının 31.03.2016 ve 01.04.2016 tarihlerinde söz konusu cep telefonuna takıldığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında arkadaşının bir şeyini çalmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 132 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın savunmalarında; atılı suçlamayı kabul etmeyerek suçunu inkar ettiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın suça konu eyleminin sabit olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil olmaması sebebiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın müştekiye ait cep telefonunu, aynı birlikte görev yaptığı müştekinin parkasının cebinden rızası hilafına alarak kendi hakimiyet sahasına geçirdiği, ardından kendi GSM hattını söz konusu telefona takarak görüşmeler yaptığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin beraate yönelik hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Kırkağaç 6. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığının 16.02.2018 tarihli yazı içeriğinde sanığın ve müştekinin aynı Birlikte ve eşit rütbede görev yaptıklarına dair yazı içeriği ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 22.07.2019 tarihli iletişimin tespitine ilişkin yazı ve eklerinde sanığın GSM hattını müştekiye ait cep telefonuna takarak görüşmeler yapmış olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.