4. Hukuk Dairesi 2012/16842 E. , 2013/1504 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 27/12/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen 03/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tar…
**4. Hukuk Dairesi 2012/16842 E. , 2013/1504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 27/12/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen 03/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Niğde Üniversitesi’nde profesör olduğunu, kendisi hakkında yapılan şikayet nedeni ile soruşturmacı olarak davalı ...’nun, raportör olarak davalı ...’ın görevlendirildiğini, davalı ... tarafından disiplin soruşturma raporunun gerçeğe aykırı düzenlenerek, yönetim görevinden ayırma cezasıyla cezalandırılmasının önerildiğini, diğer davalı ...’ın ise; soruşturma dosyasının incelenmesi sırasında, raporun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini öğrenmesine rağmen, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek önerilen disiplin cezasına uygun görüşle, raporu disiplin kuruluna sunduğunu, bu nedenle yönetim görevinden alındığını ve manen zarar gördüğünü belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddini savunmuşlardır. Mahkeme, istemin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda; ... ... olarak çalışan ve kamu görevlisi olan davalıların, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında soruşturmacı ve raportör olarak görevlendirildikleri, görevleri sırasında ve görevlerinden dolayı davacıyı zarara uğrattıkları ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. Maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalılara husumet tevcih edilmesi doğru değildir.