Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/4050 E. , 2024/4127 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4050 Karar No : 2024/4127 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ …
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/4050 E. , 2024/4127 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4050 Karar No : 2024/4127 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile anılan karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; re'sen emekli edilebilmesi için aranan, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe şartını, bulunduğu rütbeye atanma tarihi 29/06/2012 olan davacının taşımamasına rağmen re'sen emekli edilmesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 09/06/2021 tarih ve E:2021/1275, K:2021/3710 sayılı bozma kararına uyularak; 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine dair kısmının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptaline hükmedildiği ve 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında boş kadro olmadığı gerekçesiyle verilen "terfi etmez" kararının dayanağının ortadan kalktığı, ancak davalı idarece, davacının 2014 yılı için rütbe terfi değerlendirmesine alınmadığı, 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca davacı hakkında verilen "terfi etmez" kararının iptali üzerine 2015 yılı rütbe terfi değerlendirmesinin ise, davacının re'sen emekli edildiği ve aktif olarak görevde bulunmaması sebebiyle hukuki ve fiili imkansızlık sebebiyle bir işlem tesis edilmeyerek rütbe terfi değerlendirmesine alınmadığı, dolayısıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe şartının davacı bakımından gerçekleşmediği dolayısıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı; diğer taraftan, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle verilen kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçe değiştirerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, yargı kararıyla yükseköğretimi bitirdiği 06/09/2004 tarihinden itibaren (A) grubu polis amiri sayılarak rütbe-terfiisinin yeniden düzenlendiği ve 30/06/2010 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, 2014 ve 2015 yıllarında hakkında terfi etmez kararları verildiği, 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine dair kısmının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptaline hükmedilmesi üzerine davacının, davalı idarece 2014 yılı için değerlendirilmesi gerekirken, değerlendirmeye alınmadığı görülmüştür. Diğer yandan, 2015 yılı için sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada verilen iptal kararının kesinleştiği, davalı idarenin davacıyı yeniden sözlü sınava ve 2015 yılı için terfi değerlendirmesine alması gerekirken davacının, re'sen emekli edildiği için değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yasa'nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar kurala bağlanmış ve devamı fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmü öngörülmüş, yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince yapılan ara karara davalı idare tarafından verilen cevapta; davacının 2014 yılında kadrosuzluk sebebiyle terfi ettirilmemesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı hakkında iptal kararı verilmesi üzerine, terfi değerlendirmesine alınması için idareye başvurmadığı için değerlendirmeye alınmadığı; 2015 yılı sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararı neticesinde ise davacı re'sen emekli edildiğinden, 2015 yılı rütbe-terfisi için yeniden değerlendirmeye alınmadığının beyan edildiği görülmüştür. Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının açtığı davalar ve meydana gelen yeni hukuki durumlar neticesinde, 2014 ve 2015 yılları için rütbe terfi durumu görüşülmek üzere davalı idarece değerlendirmeye alınması, re'sen emeklilik şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunda bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Kararın, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda kararda belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı hakkındaki istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararın, parasal haklara ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinine gönderilmesine, kesin olarak, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.