18. Ceza Dairesi 2017/374 E. , 2017/1183 K. "" Hakaret suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2016 tarihli ve 2015/604 esas, 2016/440 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkeme…
**18. Ceza Dairesi 2017/374 E. , 2017/1183 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2016 tarihli ve 2015/604 esas, 2016/440 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2016 tarihli ve 2016/846 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/12/2016 gün ve 400594 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 esas, 2013/22065 sayılı ilamlarında, mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde dahi itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğinin belirtildiği, Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve 2015/17216 esas, 2015/24958 sayılı ilamında da, vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle yapılan itirazının merciin sınırlı denetim yapma yetkisi bulunduğundan bahisle reddedilmesi üzerine söz konusu bu hükmün bozulmasına karar verildiği, Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2013/6217 başvuru sayılı kararında "Kanuni düzenlemeler ve içtihat karşısında başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ilgili yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup, başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği, Yukarıdaki bahsi geçen kararlarla birlikte, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiği şeklindeki hükümleri gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, vekili bulunan katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: