21. Hukuk Dairesi 2016/4210 E. , 2016/4353 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığının tesptine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünü…
**21. Hukuk Dairesi 2016/4210 E. , 2016/4353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığının tesptine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, dava dışı Şti.'nin 2005/5-2006/2. aylara ait prim borçları ve gecikme zammının tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Dairemizin K. sayılı bozma ilamı üzerine Mahkemece hükümde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda; Mahkemece K. sayılı Karar ile Mahkemece prim borçlarının oluştuğu 2005/5-2006/2. aylarında davacının borçlu şirketin ortağı olmadığı, temsil ve ilzama yetkili ortak olmadığı ve borçlu şirket ile birlikte dayanışmalı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edildiği, Dairemizin . sayılı kararı ile "6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereğince davacının şirket ortağı olarak şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Yasa hükümleri gereğince takibe tabi tutulabileceği gözetilerek sözkonusu borcun tahsili için şirket hakkında takip yapılıp yapılmadığı ve borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek hükmün bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmediği, Mahkemece davacının 2005/5-2006/2. aylarında borçlu şirketin ortağı olmadığı, temsil ve ilzama yetkili ortak olmadığı ve borçlu şirket ile birlikte dayanışmalı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.