Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/961 E. , 2024/3732 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/961 Karar No : 2024/3732 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/961 E. , 2024/3732 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/961 Karar No : 2024/3732 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "suç tasnii ve iftira" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile anılan işlem nedeniyle uğradığı manevi zararların karşılığı olarak 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosya içeriğinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelendiğinde, gerek soruşturmayı yapan muhakkikin raporu gerekse Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik kararında "sahtecilik, suç tasnii ve iftira" suçlarının sübuta ermediğinin belirtildiği görüldüğünden, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davacının manevi tazminat istemi yönünden ise; manevi tazminata hükmedilebilmesi için saptanan hukuki sakatlığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerektiği, idarenin olayın hukuki değerlendirmesini hatalı yapmış olmasının tazmin sorumluluğu doğurmayacağı, idarenin ancak kötü niyetli olduğunun veya gerçeğe aykırı belgelerle işlem tesis ettiğinin somut bir şekilde ortaya konması halinde manevi tazminat ödeme yükümlülüğünden bahsedilebileceği, uyuşmazlıkta böyle bir durumun söz konusu olmadığı, gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Koruma Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru ... ve davacının 28/07/2011 tarihinde şubelerinden tayinlerinin çıkması akabinde, korumalığını yaptıkları emekli başkomiser ...'nin koruma aracına binerek özel aracı gibi mevzuata aykırı kullandığı hususunda Koruma Şube Müdürlüğüne sunulmak üzere 29/07/2011 günü Fatih Polis Merkezi Amirliği faksına gönderdikleri 06/05/2011 günlü raporun şube kayıtlarında olmadığı, soruşturma kapsamında ifadesi alınan üstlerinin de bu raporlardan haberdar olmadıklarını beyan ettikleri, 06/05/2011 günlü rapor ve aynı içerikteki 29/07/2011 günlü raporlarda belirtilen usulsüzlüklerin şube kayıtlarında bulunan ve yine davacı tarafından tutulan 03/05/2011, 01/06/2011 ve 09/07/2011 tarihli raporlarda belirtilmediği, 06/05/2011 tarihli raporun daha sonra amirlerini sıkıntıya düşürmek, baskı altına almak ve suç uydurmak kastı ile düzenlendiğinin sabit olduğu, mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; hakkında başlatılan soruşturma öncesi kendisine uygulanan mobbing ve meslekten çıkarma işlemi tesisi sonrasında içerisinde bırakıldığı haksız durum nedeniyle manevi açıdan oldukça yıprandığı, manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği, mahkemenin tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : Davacı tarafından; Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davalı idare tarafından; Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 22/12/2014 günlü, K:2014/17 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğünde görev yapan davacının, yakın koruma görevi yaptığı dönemde şubesiyle aralarında yaşanan olaylarla ilgili tanzim ettiği raporlardan 29/07/2011 günü Koruma Şube Müdürlüğüne faks çekilip 06/05/2011 günü düzenlendiği iddia edilen raporun şube kayıtlarında olmadığı, raporun amirlerini sıkıntıya düşürmek ve baskı altına almak amacıyla suç isnat etmek için sahte olarak düzenlendiği iddialarına istinaden davacı hakkında başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda; davacı ve polis memuru S.G.'nin 20/04/2011-06/05/2011-29/07/2011 tarihlerinde tutmuş oldukları raporlarda, korumalığını yaptıkları emekli başkomiser ...'nin koruma araçlarına binmesiyle ilgili Koruma Yönetmeliği'ne aykırı olarak hareket ettiği konusunda tespit yapıldığı, ancak şubeye aylık olarak verdikleri raporlarda bu durumdan bahsedilmediği, prosedür ve başvuru yollarını bildikleri halde belli tarihlerde tuttukları raporları şahsi tedbir düşüncesiyle sakladıkları, raporları koruma görevlerine son verilmesi endişesiyle resmi yollardan, hiyerarşik olarak üst ve amirlerine bildirmedikleri gerekçesiyle "amir ve üstlerine bildirilmesi gereken bilgi ve buyrukları zamanında iletmemek" fiilinden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5 maddesi uyarınca davacının "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının "suç tasnii ve iftira" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararların karşılığı olarak 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/6 maddesinde "suç tasnii" ve "iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı idarenin, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." ... "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında, "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır. Öte yandan, idare hukuku alanında kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Buna göre; mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suç tasnii ve iftira suçlarının, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği, yine anılan suçların fiilin Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında da olmadığı dikkate alındığında, suç teşkil eden bu fiilere istinaden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'ne göre lehe düzenleme olan 7068 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii" ve "iftira" fiilleri, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Davacının, Mahkeme kararının manevi tazminat talebinin reddine yönelik kısmının temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE; ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE; anılan kararın manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.