5. Hukuk Dairesi 2024/4465 E. , 2025/2190 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/185 Esas, 2024/311 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/416 Esas, 2023/713 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekiller…
**5. Hukuk Dairesi 2024/4465 E. , 2025/2190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/185 Esas, 2024/311 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/416 Esas, 2023/713 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Hükmedilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin ve davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... mahallesi 3114 ada 140 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiili el atma bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında imar yolu içinde kaldığını, bu haliyle taşınmazın hukuki el atma kapsamında bulunmadığını, ... İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının 10.05.2019 tarihli ve 21673 sayılı ve Fen İşleri Daire Başkanlığının 20.05.2019 tarihli ve 23288 sayılı yazısı ile dava konusu parselde ölçüm yapıldığını, arazide elde edilen bilgiler ile mevcut kadastral koordinatlarla çakıştırılarak kamulaştırma miktarının tespit edildiğini, davacılar vekili tarafından yapılan başvuru sonucunda, ... Emlak İstimlak Daire Başkanlığının 19.09.2019 tarihli ve 22675 sayılı yazısı ile uzlaşma yapılmak üzere idarelerine başvurulması gerektiğini ve kamulaştırma işlemlerine devam edilebilmesi için ilgili Tapu Müdürlüğünde taşınmaz ile intikal işlemlerini gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin kanuna aykırı olduğunu, dava sonucunda hükmedilecek karar kesinleşinceye kadar dava konusu taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulması için ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararının Anayasa'ya aykırı olduğunu ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın açıldığı tarihteki mevcut hale göre karar verilmesi gerektiğini, imar uygulamasının geriye yürütülemeyeceğini, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin ihlali olduğunu, bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını ve çelişkiler içerdiğini, imar uygulaması sonucu oluşan iki parselin de tel örgüyle çevrili ve ancak güvenlikli bir kapıdan girilebilen müstakil erişimi olmayan binalar olduğunu, taşınmaza hukuki el atma bulunduğunu, yeni oluşan parselde dava hakkını kullanmak için ortaklığın giderilmesi davası açması gerektiğini, lehlerine nispi vekâlet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar uygulaması sonucu oluşan parsellerde el atma olmadığını, ecrimisilin kabul edilemeyeceğini, ecrimisil talebinin neden kabul edildiğine ilişkin gerekçe de gösterilmediğini, talebin reddi gerektiğini, ecrimisilin yasal koşullarının oluşmadığını, sorumlu idarenin ... olduğunu, husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, ecrimisil bedelinin fahiş belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre ecrimisil bedelinin uygun olduğu, takdir edilen vekâlet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için ecrimisil talep edilebileceği ve talebin zamanaşımına uğramadığı, yargılama sırasında kamulaştırmasız el atılan dava konusu taşınmaza yapılan fiili imar uygulaması sonucu oluşan ve davacı tarafa tahsis edilen taşınmazlarda el atma bulunmadığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasının yerinde olduğu, Mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı, böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucu oluşan ve davacı tarafa tahsis edilen taşınmazlarda el atma bulunmadığını ve kamu hizmetine tahsis edilmedikleri anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacılar Vekili ile Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan aşağıda yazılı kalan harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.