(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/15602 E. , 2010/1145 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşün…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/15602 E. , 2010/1145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine , Uyuşmazlık davacıda meslek hastalığı sonucu oluşan %. 26.2 iş göremezlik oranı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalıya ait işyerinde Maden ocağında işçi olarak çalışırken uğradığı meslek hastalığı nedeni ile % 26,2 oranında maluliyete uğradığını ve olayda işverenin yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 21.000.00TL manevi tazminatın rapor tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. 11.3.2009 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, meslek hastalığının meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalı işverenin tam kusuruna dayanmış, yargılama devam ederken olayın kaçınılmazlık sonucu meydana geldiği davacı vekili tarafından kabul edilmiştir.Mahkemece talep edilen miktardan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine; "1-Davanın kısmen kabulü ile 19.000.00TL manevi tazminatın 10.3.2009 rapor tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.280.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 575.00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 3-Alınması gereken 1.026.00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 283.50 TL harcın düşümüyle eksik bulunan 742.25TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan 283.50TL nispî harç, 15.60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 299.10 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,