T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1350 - 2025/1488 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1350 KARAR NO : 2025/1488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : 2023/801 Esas 2025/493 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1350 - 2025/1488 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1350 KARAR NO : 2025/1488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2025 NUMARASI : 2023/801 Esas 2025/493 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.03.2018 tarihinde davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ...'a ait, ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın davacı idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, kaza sonrasında davacının ...Hastanesi ile ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Engelli Sağlık Kurulu 07.11.2018 tarihli raporuna göre, davacının sürekli beden gücü kaybı oranının %10 olduğunu, müvekkilinin kırtasiye personeli olduğunu, çalıştığı iş yerinde 2.300,00 TL maaş aldığını, ...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe ile davalı ... Şirketine trafik sigortalı olması nedeniyle poliçe limitleri dahilinde maddi tazminat talep edildiğini, davalı sigorta şirketine 22.11.2018 tarihinde yapılan başvurunun 26.11.2018'de tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan tahsilini, belirlenecek maddi tazminat ile zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ...plakalı aracın ZMSS kapsamında kaza tarihi itibariyle ... nolu poliçe ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, söz konusu ... nolu poliçede belirtilen maddi teminat miktarının müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken eksik evrakları tamamlamadığını, bu nedenle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesine aykırı başvurunun söz konusu olduğunu, bu yönüyle davanın reddini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin dava konusu talepten sorumlu tutulması halinde davacının kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin ve kusur oranının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili şirket nezdinde teminat kapsamında olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yerinde olmadığı belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev yönünden itirazda bulunduklarını, kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin değerlendirmeyi kabul etmediklerini, emniyet ekipleri tarafından mobese ve güvenlik kaydı araştırması yapılmasını istediklerini, kaza anında davacının alkol oranının yasal sınırın üzerinden olduğunu, başka bir madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmediğini, arabanın solundan indiğini, dengesiz tavırlarının olduğunu, görüş mesafesi açık olmasına rağmen davacının durmadığını, davacının aracının çok hızlı olduğunu, yolculuk esnasında araçta bulunan ...'in tanık olarak dinlenmesini, kazanın olmasında davacının tam kusurlu olduğunu, davacının sürekli malul kalmasının mümkün olamadığını, davacının son sağlık durumunun tespiti için ATK'ya sevkini, davacının almakta olduğu ücretin 2.300,00 TL olmadığını, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, davacının sürekli iş değişikliği yaptığını, işsiz olduğunu, aracın ... A.Ş. tarafından Kasko Sigortası, ... A.Ş. tarafından Trafik Sigortası yapıldığını, ayrıca kendisinden tazminat istenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, görev yönünden itirazda bulunduklarını, davanın ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan ... A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin değerlendirmeyi kabul etmediklerini, emniyet ekipleri tarafından mobese ve güvenlik kaydı araştırması yapılmadığını, kaza anında davacının alkol oranının yasal sınırın üzerinden olduğunu, kazanın olmasında davacının tam kusurlu olduğunu, davalı sürücünün ve müvekkilinin kazanın olmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının sürekli malul kalmasının mümkün olamadığını, davacının son sağlık durumunun tespiti için ATK'ya sevkini, davacının almakta olduğu ücretin 2.300,00 TL olmadığını, SGK kayıtları, ücret bordrosu ve işçi özlük dosyasının dosyaya sunulmasını, emsal ücret araştırılması yapılmasını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkiline ait aracın, ... A.Ş. tarafından Kasko Sigortası, ... A.Ş. tarafından Trafik Sigortası yapıldığını, sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu bu nedenle müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda maluliyetin tespiti hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci İhtisas Üst Kurulu'na tevdi edildiği, Üst Kurul tarafından tanzim edilen 01/02/2024 tarihli ilk(kök) raporun değinilen istinaf ilamının gereklerini karşılamadığı, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığı, çelişkileri giderir nitelikte bulunmadığı ve denetime elverişli olmadığı gözetilerek istinaf ilamı doğrultusunda yeniden rapor tanzimi istenildiği, neticeten ATK Başkanlığı Adli Tıp İkinci İhtisas Üst Kurulu tarafından tanzim edilen 24/10/2024 tarihli raporda; "...Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde;... kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" hususlarının belirtildiği, maluliyetin tespiti ardından tazminat hesabı yönünden aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden alınan raporda, BAM kararının usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığının hukuki takdirine bağlı olarak terditli hesaplama yapıldığı,15/03/2025 tarihli Aktüerya raporunda özetle; mahkemece usuli hak olduğunun kabulüne göre, 26.01.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 2022 yılı asgari ücret verilerine göre %7 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine 113.407,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, mahkemece usuli hak olmadığının kabulüne göre, 2025 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplamada, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 515.233,44-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Ankara BAM kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 547.237,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı vekili tarafından 30/05/2025 tarihli dilekçe ile; Sürekli İş Göremezlik Tazminatı talebinin 547.237,85 TL, Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebinin 2.752,82 TL olarak belirlendiği/artırıldığı, bu noktada tazminat hesabının bozma ilamı öncesi hükme esas alınan rapor uyarınca 2022 yılı verilerine(asgari ücretine) göre mi yoksa karar tarihine en yakın 2025 yılı verilerine (asgari ücretine) göre mi yapılması gerektiği hususunda usuli kazanılmış hak kavramına değinmek gerektiği, istinaf kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda güncel verilere göre yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiği anlaşıldığı ancak raporda güncel verilere göre yapılan hesaplamada ilk kararda hükmedilen tutardan daha yüksek tutarda tazminat hesaplanmış ise de; ilk kararın davacı tarafından yalnızca faiz başlangıç tarihi, vekalet ücreti ve manevi tazminat yönünden istinaf edildiği, maddi tazminat miktarı yönünden istinaf edilmediği nazara alındığında, ilk kararda hüküm altına alınan tazminat miktarının, istinaf etmeyen taraf açısından bağlayıcı, diğer taraf için ise usuli kazanılmış hak oluşturduğuna kanaat edildiği, bu itibarla usuli kazanılmış hakların ihlal edilmemesi amacıyla önceki tazminat tutarları gibi 194.558,37 TL sürekli iş göremezlik, 2.455,72 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 197.014,09 TL maddi tazminata hükmedildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE; -Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik zararı olarak 2.455,72 TL ve sürekli iş göremezlik zararı olarak 194.558,37 TL olmakla toplam 197.014,09 TL maddi tazminatın, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 07/12/2018 Tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 03/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 03/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; HMK 176 /2 maddesi gereğince ıslah yoluna yalnızca bir defa gidilebileceğini, davacı yanın yerel mahkemenin 2018/891 Esas sayılı dosyasında 08.04.2022 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ettiğini, ikinci defa ıslah yoluna başvurması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının değer artırım dilekçesi ile talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/2010 esas, 2023/1434 karar ve 08.11.2023 tarihli kararında davacının istinaf başvurusunun kabul edilmediğini, yalnız davalı tarafın istinaf başvurusunun kabul edildiğini, istinaf başvurusundaki sebeplerden ötürü yerel mahkeme kararının lehlerine olacak şekilde kaldırıldığını, bu şekilde yalnız müvekkil lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, kusur raporuna itiraz ettiklerini, yerel mahkemenin, olay yerinde keşif yapılması talebini reddettiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi, bakıcı giderinin eksik hesaplandığını, müvekkilin uğramış olduğu maddi ve manevi zararının tespit edilenin oldukça üzerinde olduğunu, yerel mahkemece usuli kazanılmış hak olduğunun kabulü ile 2022 asgari ücrete göre yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hak ilkesine dayanılarak eski asgari ücrete dayalı rakamlar üzerinden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, istinaf kanun yoluna yalnızca davalılar başvurmadığından usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, aksi düşünülse dahi bedel artırım ve istinaf dilekçesinde açıkça fazlaya dair her türlü hakları saklı tutulmuş olup, usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, denetime elverişli olmayan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda pasif dönem hesaplamasında yapılan vergi indiriminin hatalı olduğunu, zira aktüer bilirkişi tarafından yapılan incelemede, AGİ hesapladığı ve bu AGİ miktarı ile vergi muafiyetinin net asgari ücretinden düşülerek hesaplama yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında, “Sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracıyla ...Caddesini takiben ... Caddesi istikametine seyri esnasında olay yeri ... Caddesi fasılalı ışık kontrollü kavşak sistemine kendisine hitap eden kırmızı fasılalı trafik lambasında sola manevrayla giriş yaptığı esnada, sağından soluna, ... Caddesinden sarı fasılalı trafik lambasında düz seyirle giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı .... Çarpışıp duruşa geçtiği olayda; ... plaka sayılı araç sürücüsünün de 2918 sayılı Kanunun 57/1a madde ( ASLİ KUSURLU) kural ihlali, ... plaka sayılı araç sürücüsünün de 2918 sayılı kanunun 52/1a madde (TALİ KUSURLU) kural ihlali görüldüğü” belirtilmiştir. Söz konusu belgeden; 03.03.2018 tarihinde saat 03:40'da meydana gelen trafik kazasının, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde ... Caddesi ile ... Caddesi ışık kontrollü 4 yönlü kavşak noktasında meydana geldiği, kaza saati itibari ile trafik ışıklarının fasılalı olarak hizmet verdiği anlaşılmıştır. Dosya içinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte tetkiki ile de; kaza esnasında ...plakalı araç sürücüsüne hitap eden trafik lambasının “kırmızı fasılalı” olarak yandığı tartışmasız ortadadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 03.03.2018 tarihli yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; ...plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 47/b-c-d, 52/a-b, 57/a hükümleri yanı sıra Kanununun 84/8 maddesi gereğince; “araç sürücüleri trafik kazalarında, kavşaklarda geçiş önceliğine uyma mahalinde asli kusurlu sayılırlar.” hükmü gereğince, kazanın oluşumunda % 75 asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 47/b, 52/a-b ve 57/d hükümleri gereğince % 25 tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili ikinci ıslah dilekçesinin gözetilemeyeceğini ileri sürmüşse de, ikinci ıslah dilekçesinin gözetilmediği anlaşılmakla somut olaya uygun olmayan bu istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; asgari ücret oranındaki değişikliğin yeniden yapılan yargılama sürecinde gözetilmesi gerektiğini, bu hususun usuli kazanılmış hakkın istisnası olup asgari ücretin kamu düzeninden olduğunu ileri sürmüştür. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup, bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek, ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumların da gözetilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28/02/2022 tarih ve 2021/20414 Esas, 2022/3521 Karar sayılı ilamı) Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davacının ilk hükmü faiz başlangıcı ve manevi tazminat yönünden istinaf ettiği, ilk hükümdeki miktarın davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 14.824,23-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.750,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.074,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.