Başvuru, hukuka aykırı gözaltına alınma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında avukata erişime izin verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, yakalama sırasında darp nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; hukuka aykırı gözaltına alınma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında avukata erişime izin verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, yakalama sırasında darp nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular olay tarihinde İzmir'de serbest avukatlık yapmaktadır. 13/2/2015 tarihinde İzmir'in Konak ilçesi Basmane Meydanı'nda bir protesto eylemi gerçekleştirilmiş, eylemci grupla gruba müdahale eden güvenlik görevlileri arasında birtakım olaylar yaşanmıştır. Gösteriye katılan kişilerden bazıları kolluk görevlilerince gözaltına alınmıştır. Başvurucuların da aralarında yer aldığı toplam yirmi bir avukat tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) verilen 13/2/2015 ve 6/3/2015 tarihli dilekçelerle ilgili kolluk görevlileri hakkında görevi ihmal gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Bunun üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca İzmir Valiliğinden (Valilik) ilgili kolluk görevlileri hakkında ön inceleme yapılması ve soruşturma iznine dair karar verilmesi talep edilmiştir. Başvuruya konu edilen olay hakkında tarafların farklı anlatımları mevcuttur:i. Başvurucular gösteriyi gerçekleştiren eylemciler arasında gözlemci sıfatıyla yer aldıklarını belirtmiştir. Başvuruculara göre başvurucu Emel Diril gözaltına alınan müvekkilleri ile görüşmek için İzmir Emniyet Müdürlüğüne (Emniyet Müdürlüğü) giderken haksız şekilde gözaltına alınmıştır. Diğer iki başvurucu ise gözaltına alınan Emel Diril'in avukatlığını yapmak üzere Emniyet Müdürlüğüne gittiklerinde hukuka aykırı şekilde gözaltına alınmıştır. Ayrıca yakalama esnasında başvurucu Serdar Gültekin darbedilmiştir.ii. Olay hakkında Valilik tarafından yapılan idari tahkikat kapsamında düzenlenen ön soruşturma evrakında olay sırasında Valilik binasına doğru kanuna aykırı şekilde yürüyüşe geçen gruba müdahale edildiği ve on dört kişinin gözaltına alındığı belirtilmiştir. Daha sonra Emniyet Müdürlüğü önüne gelen ve avukat olduklarını söyleyen bir grubun kimlik göstermeden ve güvenlik prosedürüne uymadan binaya zorla giriş yapmak istemesi nedeniyle bu kişilerle kolluk görevlileri arasında anlaşmazlık çıktığı, bu sırada avukat oldukları anlaşılan -başvurucular- Mehmet Baran Selanik ile Emel Diril'in de gözaltına alınanlar arasında olduğunun anlaşıldığı raporda yer verilen bilgiler arasındadır. Nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatıyla başvurucular sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüğü sırada Emniyet Müdürlüğü dışında bekleyen bir grubun kolluk görevlilerinin üzerine yürüdüğü ve görevlerini yapmalarına mani olmaya çalıştığı, grubun önünde bulunan ve grubu yönlendiren kişinin -başvurucu- Serdar Gültekin olması nedeniyle gözaltına alındığı ifade edilmiştir. Rapora göre yaşanan bu olay nedeniyle Cumhuriyet savcısından yeniden talimat alınmış, buna göre başvurucular herhangi bir yaralanmaları bulunmadığı, sağlık muayenesi istemedikleri ve bir şikâyetlerinin olmadığına dair beyanları bulunan tutanağı imzalamalarının akabinde -haklarında adli rapor tanzim edilmeksizin- serbest bırakılmıştır. Başvurucu Serdar Gültekin'in yakalama işlemi sırasında kolluk görevlilerince darbedildiği iddiasına dayanak olarak başvuru formu ekinde herhangi bir sağlık raporu ya da buna dair başkaca bir delil sunulmadığı gibi UYAP üzerinden soruşturma dosyasına erişimle yapılan incelemede de bu yönde bir belge temin edilememiştir. Ayrıca başvurucuların gözaltına alınmalarına ilişkin adli soruşturma süreci ve sonucuna dair herhangi bir bilgi ya da belgeye de başvuru formu ve/veya eklerinde yer vermedikleri görülmüştür. Yapılan idari tahkikat sonucunda Valilik 20/4/2015 tarihinde ilgili kolluk görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Bu karara Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmezken başvurucuların da içinde bulunduğu bazı müştekiler İzmir Bölge İdare Mahkemesi (Bölge İdare Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 31/5/2016 tarihli kararında, itiraz dilekçesi ve ön inceleme raporunda yer alan bilgilere göre ilgili kolluk görevlileri hakkında soruşturma açılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlilikte bilgi ve/veya belgenin bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Anılan ret kararı başvuruculara 26/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 22/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.