2. Hukuk Dairesi 2025/6712 E. , 2026/1437 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1305 E., 2025/611 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, reddedilen tazminatlar ve reddedilen yoksulluk nafakası, erkek lehine kabul edilen tazminatlar yönünden temyiz e…
2. Hukuk Dairesi 2025/6712 E. , 2026/1437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1305 E., 2025/611 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, reddedilen tazminatlar ve reddedilen yoksulluk nafakası, erkek lehine kabul edilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflarca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince davacı- karşı davalı erkeğin ''erkeğin evine ve eşine karşı ilgisiz olduğu, evi terk edip bir süre sonra geri döndüğü, ortak konuta kayıt cihazı koyduğu'', davalı- davacı kadının ise ''aşırı kıskançlık yaptığı, iş gezilerine eşinin yanında katıldığı, eşinden habersiz kendi ailesine para gönderdiği, yemek ve temizliğe özen göstermediği'' böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile yatılı şahsi ilişki tesisine, çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sunulan deliller ile kanıtlanan kadının, ''erkeğin haberi olmaksızın ...'ya ailesine para gönderdiği, aşırı kıskançlığı nedeniyle çalışanları önünde eşini küçük düşürdüğü, ev hanımı olarak üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği, çocuğa karşı ilgisinin eksik olduğu, evde yemek yapmadığı, pek çok zaman ...'ya gidip ailesiyle vakit geçirdiği, şeker hastası olan eşinin beslenmesine dikkat etmeyerek dışarıdan yemek söyleyerek öğünleri geçiştirdiği'' hususlarının ispatlandığı, bunların kadına kusur olarak yüklenilmemesinin yerinde bulunmadığı, kusur tespiti ve nitelendirmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin hafif kusurlu kabul edilerek kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, erkek lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, bu karara karşı kadın vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kadının ağır, erkeğin hafif kusurlu olduğuna karar verilmiş ise de; kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi uyarınca boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Bölge Adliye Mahkemesince davalı- davacı kadının, davalı- davacı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına şartları oluşmadığı halde maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kabul edilen tazminatlar yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı- davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.